Saklı pay kimlere aittir ve oranları nedir?
Saklı paylı mirasçılar altsoy (çocuklar, onlar ölmüşse torunlar), ana ve baba ile sağ kalan eştir. Bu mirasçılardan hiçbiri yoksa mirasbırakan malvarlığının tamamında serbestçe tasarruf edebilir. Oranlar yasal miras payı üzerinden belirlenir (TMK m.505 ve m.506):
- Altsoy için yasal miras payının yarısı.
- Ana ve babadan her biri için yasal miras payının dörtte biri.
- Sağ kalan eş için, altsoy ya da ana ve baba zümresiyle (ana, baba ve onların altsoyu olan kardeşler ve yeğenler) birlikte mirasçıysa yasal miras payının tamamı, diğer hallerde dörtte üçü.
Örneğin eşi sağ ve iki çocuğu olan mirasbırakanda eşin yasal payı dörtte birdir ve bu payın tamamı saklıdır. Her çocuğun yasal payı sekizde üç, saklı payı on altıda üçtür. Mirasbırakan terekesinin sekizde üçünde serbestçe tasarruf edebilir.
Kardeşlerin saklı payı, Türk Medeni Kanununda değişiklik yapan 5650 sayılı Kanunla kaldırılmıştır; 10 Mayıs 2007 ve sonrasındaki ölümlerde kardeşler tenkis davası açamaz. Saklı pay, mirasbırakanın ölüm tarihinde yürürlükte olan kanuna göre belirlenir (4722 sayılı Türk Medeni Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun m.17).
Saklı pay nasıl hesaplanır?
Hesap, terekenin mirasbırakanın ölüm günündeki durumuna göre yapılır. Mirasbırakanın borçları, cenaze giderleri, terekenin mühürlenmesi ve yazımı giderleri ile mirasbırakanla birlikte yaşayan ve onun bakımındaki kişilerin üç aylık geçim giderleri terekeden indirilir (TMK m.507).
Mirasbırakanın sağlığında yaptığı karşılıksız kazandırmalar, tenkise tabi oldukları ölçüde bu hesapta terekeye eklenir. Böylece bağışlanan ev, hesap bakımından terekede kalmış gibi değerlendirilir (TMK m.508).
Yargı uygulamasında bağışlanan ya da vasiyet edilen mallarla birlikte terekede kalan bütün malların ölüm tarihindeki değeri keşif ve bilirkişi incelemesiyle belirlenir. Davacının bağış dışında kalan malvarlığından miras payı oranında alacağı kısım saklı payından düşülür; aradaki fark saklı paya el atılan miktardır. Para bağışlarında verilen paranın ölüm tarihindeki değere güncellenmesi gerektiği kabul edilir.
Örnek: eşi daha önce ölmüş, iki çocuğu olan babadan ölüm tarihinde 2 milyon TL değerinde malvarlığı kalmış, tenkise tabi bir bağışla oğluna verdiği ev ise ölüm tarihinde 6 milyon TL etmektedir. Hesaba esas tereke 8 milyon TL, her çocuğun yasal payı 4 milyon TL, saklı payı 2 milyon TL'dir. Kalan 2 milyon TL'den diğer çocuğa 1 milyon TL düşerse saklı payının 1 milyon TL'lik kısmı zedelenmiştir ve tenkis bu miktarla sınırlıdır. Gerçek dosyada hesabı bilirkişi yapar; denkleştirme ve borçlar sonucu değiştirebilir.
Hangi bağış ve kazandırmalar tenkise tabidir?
Vasiyetname ve miras sözleşmesi gibi ölüme bağlı tasarruflar, tasarruf edilebilir kısmı aşıyorsa tenkise tabidir. Sağlığında yapılan karşılıksız kazandırmalar ise ancak kanunda sayılan hallerde, ölüme bağlı tasarruflar gibi tenkis edilir (TMK m.565).
- Mirasçılık sıfatını kaybeden yasal mirasçıya miras payına mahsuben yapılan kazandırmalar; altsoya geri verilmemek kaydıyla, yani denkleştirmeden muaf tutularak yapılan malvarlığı devri ya da borçtan kurtarma; alışılmışın dışında verilen çeyiz ve kuruluş sermayesi.
- Miras haklarının ölümden önce tasfiyesi amacıyla yapılan kazandırmalar.
- Serbestçe dönme hakkı saklı tutularak yapılan bağışlamalar ve ölümden önceki bir yıl içinde, adet üzere verilen hediyeler dışında yapılan bağışlamalar.
- Saklı pay kurallarını etkisiz kılmak amacıyla yapıldığı açık olan kazandırmalar.
Çocuğa ya da toruna yapılan bağışı mirasbırakan denkleştirmeden açıkça muaf tuttuysa, bağış ilk bent kapsamında ayrıca bir amaç aranmadan tenkise tabidir. Bunun dışında ölümden bir yıldan daha önce yapılmış bir bağış, çoğu zaman son bent kapsamında, yani saklı payı etkisiz kılma amacı ispatlanarak tenkis ettirilir. Yargı uygulamasında bu amaç, devrin mirasbırakanın malvarlığı içindeki büyüklüğü ve yapıldığı koşullarla birlikte değerlendirilir. Mirasbırakana uzun süre bakan kişiye minnet duygusuyla yapılan devirde bu amaç kabul edilmeyebilir.
Mirasbırakan aksini açıkça belirtmedikçe, altsoyuna karşılıksız yaptığı malvarlığı devri ve benzeri kazandırmalar paylaşmada ayrıca denkleştirmeye tabidir (TMK m.669).
Gerçek bir bedelle yapılan satış tenkise tabi değildir. Yargı uygulamasında bedelini mirasbırakanın ödediği taşınmazın başkası adına tescil ettirilmesi ile taşınır ve para bağışlarında muris muvazaası yolu uygulanmaz; bu kazandırmalara karşı koşulları varsa tenkis istenir.
Davayı kim, kime karşı ve ne zaman açar?
Davayı saklı payının karşılığını alamayan mirasçı açar. Birden çok saklı paylı mirasçı birlikte ya da ayrı ayrı dava açabilir; karar yalnız davanın taraflarını bağlar. Mirasçı, iflası halinde iflas dairesinin ya da mirasın geçtiği tarihte elinde aciz belgesi bulunan alacaklılarının ihtarına rağmen dava açmazsa, iflas idaresi veya bu alacaklılar da alacakları oranında dava açabilir (TMK m.562).
Davalı, tenkise tabi kazandırmayı alan kişidir; bu kişi mirasçı da olabilir üçüncü kişi de, ölmüşse mirasçıları davalı olur. Birden çok kişiye kazandırma yapılmışsa hepsinin davalı gösterilmesi yerinde olur; yalnız bazılarına karşı açılan davada tenkis, tenkis sırasına göre onlara düşen miktarla sınırlı kalır. Yargı uygulamasında, malı tenkisten kaçırmak için durumu bilen üçüncü kişiye devredilmişse dava bu kişiye karşı da açılabilir.
Mirasbırakan sağken tenkis davası açılamaz; saklı pay hakkı ölümle doğar. Dava açma hakkı, saklı payın zedelendiğinin öğrenilmesinden itibaren bir yıl ve her halde vasiyetnamelerde vasiyetnamenin açılmasından, diğer tasarruflarda mirasbırakanın ölümünden itibaren on yıl geçmekle düşer. Bir tasarrufun iptali daha önceki bir tasarrufu yeniden yürürlüğe sokarsa süreler iptal kararının kesinleşmesiyle başlar (TMK m.571).
Bu süreler hak düşürücüdür ve mahkemece kendiliğinden gözetilir; bir yıllık süre her mirasçı için ayrı hesaplanır. Kazandırma henüz yerine getirilmemişse, örneğin vasiyet alacaklısı vasiyetin yerine getirilmesini istiyorsa, saklı paylı mirasçı tenkisi savunma (def'i) olarak her zaman ileri sürebilir.
Tenkiste sıra ve sonuç: taşınmaz mı, bedel mi?
Tenkis, saklı pay tamamlanıncaya kadar önce ölüme bağlı tasarruflardan, bu yetmezse en yeni tarihliden en eskiye doğru sağlararası kazandırmalardan yapılır. Kamu tüzel kişileri ile kamuya yararlı dernek ve vakıflara yapılan kazandırmalar en son sırada tenkis edilir (TMK m.570).
Kazandırma yapılan kişi de saklı paylı mirasçıysa, örneğin evi alan diğer çocuksa, yargı uygulamasında onun saklı payı da gözetilir ve tenkis kazandırmanın onun saklı payını aşan kısmından yapılır.
Değerinde azalma olmadan bölünemeyen bir malın tenkisinde kazandırmayı alan kişi seçim yapar: tenkis edilecek kısmın değerini ödeyip malı elinde tutar ya da malı verip tasarruf edilebilir kısmın değerini ister. Ödenecek miktar karar günündeki değere göre belirlenir ve bu kurallar sağlararası kazandırmalarda da uygulanır (TMK m.564).
Yargı uygulamasında seçim hakkı mahkemece kullandırılır; davalı kullanmazsa hak davacıya geçer. Seçim tarihindeki değerin belirlenmesi için yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yapılır. Kendisine tenkise tabi kazandırma yapılan kişi iyiniyetliyse yalnız mirasın geçtiği anda elinde kalanı geri vermekle yükümlüdür (TMK m.566).
Muris muvazaasından farkı ve terditli dava
Muris muvazaasında mirasbırakan gerçekte bağışladığı taşınmazı tapuda satış gibi gösterir. Bu iddia, saklı paylı olsun olmasın her mirasçının kendi miras payı oranında açabildiği ve kural olarak süreye bağlı olmayan tapu iptali ve tescil davasıyla, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde ileri sürülür. Tenkis ise geçerli bir kazandırmaya karşı yalnız saklı paylı mirasçıya, yalnız saklı payı ölçüsünde ve hak düşürücü süreler içinde tanınır. Ayrıntılar tapu iptali ve tescil davası sayfasındadır.
Tapuda açıkça bağış olarak yapılan devirde muvazaa yoktur; saklı paylı mirasçının bu devre karşı başvuracağı yol tenkistir. Devir satış gibi gösterilmişse iki istem aynı davada kademeli (terditli) olarak ileri sürülebilir: önce muvazaa nedeniyle tapu iptali ve tescil, bu kabul edilmezse tenkis. Yargı uygulamasında mahkeme önce muvazaa istemini inceler; devrin gerçek bir satış olduğu anlaşılırsa tenkis istemi de reddedilir.
Taşınmazın bulunduğu yer ile mirasbırakanın son yerleşim yeri farklıysa, yargı uygulaması terditli davada yetkiyi daha kapsamlı olan muvazaa istemine göre belirler; dava taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılır. Yargı uygulamasına göre tenkis istemi muvazaa davasına sonradan ıslahla eklenemez, ayrı dava ise bir yıllık süreye takılabilir; bu yüzden iki istem baştan dilekçede yer almalıdır. Vasiyetnamenin geçersizliğine dayanan iptal davası için vasiyetname ve iptali sayfasına bakabilirsiniz.
Görevli ve yetkili mahkeme, değer, harç ve faiz
Tenkis davası asliye hukuk mahkemesinde görülür. Yetkili mahkeme mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesidir ve bu yetki kesindir (TMK m.576; HMK m.11/1-a).
İstanbul'da mahkeme adı ilçeden değil adliyeden gelir: son yerleşim yeri Kadıköy ya da Üsküdar olan mirasbırakan için dava İstanbul Anadolu Adliyesi'ndeki asliye hukuk mahkemesinde açılır. Tenkis davası için arabulucuya başvurmak dava şartı değildir (6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/B).
Harç ve vekalet ücreti dava değeri üzerinden nispi olarak hesaplanır. Dava açılırken saklı paya el atma miktarı bilinemediğinden tahmini bir değer gösterilir; gerçek miktar keşif ve bilirkişi incelemesiyle ortaya çıkar. Belirsiz alacak davası 31 Temmuz 2026'da yürürlükten kaldırıldı; bu tarihten önce açılmış davalarda eski hüküm uygulanmaya devam eder. 31 Temmuz 2026 ve sonrasında açılan davalarda alacağın bir kısmı dava edilebilir ve talep, tahkikat sona erinceye kadar bir defaya mahsus artırılabilir (HMK m.109/4).
Bu hüküm artırılan kısım için yalnız zamanaşımını dava tarihinde kesilmiş sayar; tenkisteki süreler ise hak düşürücüdür ve artırılan kısmın bu süreler karşısında korunup korunmadığı konusunda henüz yerleşik yargı uygulaması yoktur. Dilekçede kısmi dava niteliği ve fazlaya ilişkin haklar açıkça belirtilir; artırım bilirkişi raporundan sonra, tek seferde yapılır.
Faiz de dava dilekçesinde istenmelidir; yargı uygulamasına göre sonradan istenen faiz bir yıllık hak düşürücü süreye takılabilir. Faizin dava, seçim ya da karar tarihinden hangisinden başlayacağı konusunda kararlar ayrışmaktadır. Kanuni faiz 31 Temmuz 2026'dan bu yana Merkez Bankası reeskont oranının yüzde sekseni üzerinden hesaplanır (3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun m.1).
Size karşı tenkis davası açıldıysa
Bağış ya da vasiyetle mal edinen kişinin de önemli savunmaları vardır. Süreler geçmişse dava reddedilir. Kazandırmanın kanunda sayılan hallerden birine girip girmediği incelenir; ölümden bir yıldan önceki bağışta, başka bir kanuni hal yoksa, saklı payı etkisiz kılma amacını davacı ispat eder. Ölünceye kadar bakma gibi karşılıklı sözleşmelerde de tenkis ancak bu amaç ispatlanırsa gündeme gelir.
Bağış dışında kalan malların ve borçların eksiksiz belirlenmesi hesabı doğrudan etkiler. Mirasçıysanız kendi saklı payınız da gözetilir. Bölünemeyen taşınmazda seçim hakkı sizindir; malı elde tutmanın ve bırakmanın sonucu seçimden önce hesaplanmalıdır.
Sık sorulan sorular
Babam evi sağlığında kardeşime bağışladı; şimdi dava açabilir miyim?
Hayır. Tenkis davası ancak mirasbırakanın ölümünden sonra açılabilir. Bağışı önceden öğrenmiş olmanız süreyi başlatmaz; bir yıllık süre en erken ölümle işlemeye başlar.
Bağış ölümden on yıl önce yapıldı; yine de tenkis istenebilir mi?
Ölümden bir yıldan daha önce yapılan bağış, saklı payı etkisiz kılmak amacıyla yapıldığı açıksa ya da çocuğa veya toruna denkleştirmeden açıkça muaf tutularak yapılmışsa tenkis edilebilir. Dava ise bağış tarihinden değil, saklı payın zedelendiğinin öğrenilmesinden itibaren bir yıl ve her halde ölümden itibaren on yıl içinde açılmalıdır.
Tenkis davasını kazanırsam evden pay mı alırım, para mı?
Taşınmaz değer kaybı olmadan bölünebiliyorsa tenkis aynen yapılabilir. Bir daire gibi bölünemeyen mallarda kazandırmayı alan kişi, tenkis edilecek kısmın değerini size ödeyip malı elinde tutmayı ya da malı verip tasarruf edilebilir kısmın değerini almayı seçer; seçmezse bu hak size geçer.
Kardeşim öldü; mirasında saklı payım var mı?
10 Mayıs 2007 ve sonrasındaki ölümlerde mirasbırakanın kardeşlerinin saklı payı yoktur ve kardeşler tenkis davası açamaz. Yasal mirasçıysanız ve mirasbırakan bir devri satış gibi göstermişse, muris muvazaasına dayanan dava size de açıktır.
Dosyanızı birlikte değerlendirelim
İstanbul'daki tenkis dosyalarında davacı ve davalı vekilliği yapıyoruz: saklı pay hesabı, bağış ve vasiyetnameye karşı tenkis davası, muris muvazaasıyla terditli davalar ve tenkis savunması. Ön değerlendirme için mirasçılık belgesi, tapu kayıtları ve devir tarihleri, varsa vasiyetname, bağışlamaları gösteren belgeler ve banka hareketleri yeterlidir.
Ön değerlendirme için gereken belgeler
- Mirasçılık belgesimirasçıları ve miras paylarını göstermek için
- Tapu kayıtlarıdevredilen ve terekede kalan taşınmazlar ile devir tarihleri için
- Vasiyetname (varsa)açılmış vasiyetname ve açılma tarihi
- Bağışlamaları gösteren belgeler (varsa)bağışın konusunu ve tarihini göstermek için
- Banka hareketleri (varsa)para bağışlarını ve bedelin gerçekten ödenip ödenmediğini göstermek için
“Varsa” diye belirtilenler yalnız dosyanızda bulunuyorsa gerekir.