İçeriğe geç
Av. Halis Gökhan Giray Avukat · Kadıköy, İstanbul

Aile hukuku

Nafaka Ne Kadar Olur? Miktar Nasıl Belirlenir?

Kısa cevap: Kanunda nafaka için sabit bir tutar, gelirin belli bir yüzdesi ya da hesap formülü yoktur. Kanun yalnız ölçüleri sayar; miktarı hakim, nafaka isteyenin ihtiyacına, ödeyecek tarafın mali gücüne ve çocuk varsa onun ihtiyaçlarına ve yararına bakarak her dosyada ayrı belirler. Bu yüzden başka bir dosyada verilen nafaka sizin dosyanızın sonucunu göstermez. Taraflar miktarda anlaşabilir; anlaşma hakim onaylarsa geçerli olur.

Bu sayfa nafakanın miktarının nasıl belirlendiğini, sonradan nasıl değiştiğini ve süresiz nafakaya ilişkin Anayasa Mahkemesi kararının bugünkü etkisini anlatır. Nafaka türlerinin genel çerçevesi, velayet ve mal paylaşımı nafaka, velayet ve mal rejimi sayfasında; davanın işleyişi boşanma davası sayfasında yer alıyor.

Av. Arb. Uzl. Halis Gökhan Giray Son güncelleme: Ekim 2026 9 dakikalık okuma
Nafaka artışını hesaplayınKarardaki artış kaydına göre bugünkü nafaka tutarını, yıl yıl artışları ve birikmiş farkı görün. Hesaplayıcıyı açın Maaş haczini hesaplayınMaaşınızdan her ay ne kadar kesileceğini, sıradaki hacizleri ve borcun tahminen kaç ayda biteceğini görün. Hesaplayıcıyı açın

Kısaca

  • Kanunda nafaka için sabit bir tutar ya da gelirin belli bir yüzdesi yoktur; miktarı hakim, nafaka isteyenin ihtiyacına ve ödeyecek tarafın mali gücüne göre her dosyada ayrı belirler.
  • İştirak nafakasının miktarı çocuğun ihtiyaçları, ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri ile çocuğun gelirleri dikkate alınarak belirlenir (TMK m.330).
  • Kararda gelecek yıllar için artış yazmıyorsa nafaka kendiliğinden artmaz; yargı uygulamasında artırma davasında olağanüstü bir değişiklik yoksa ÜFE oranı esas alınır.
  • Anayasa Mahkemesi TMK m.175'teki "süresiz olarak" ibaresini iptal etmiştir; iptal 30 Haziran 2027'de yürürlüğe girecektir ve o tarihe kadar hüküm yürürlüktedir.

Kanun hangi ölçüleri sayıyor?

Her nafaka türünde kanun farklı bir ölçü koyar:

  • Tedbir nafakası: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 169. maddesine göre boşanma davası açılınca hakim, dava süresince eşlerin geçimi ve çocukların bakımı için gerekli geçici önlemleri kendiliğinden alır.
  • Yoksulluk nafakası: TMK m.175'e göre boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan onun mali gücü oranında nafaka isteyebilir.
  • İştirak nafakası: TMK m.182 ve m.330'a göre velayet kendisine verilmeyen ana ya da baba, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılır; miktar çocuğun ihtiyaçları, ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri ile çocuğun gelirleri dikkate alınarak belirlenir.
  • Yardım nafakası: TMK m.364 ve m.365'e göre altsoy, üstsoy ve kardeşler arasında istenir; davacının geçinmesi için gerekli ve karşı tarafın mali gücüne uygun bir yardımdır.

Bütün türlerde ortak nokta bir dengedir: bir yanda nafaka isteyenin gerçek ihtiyacı, öbür yanda ödeyecek tarafın gücü. Gelir, malvarlığı, giderler, bakmakla yükümlü olunan kişiler ve çalışma imkanı bu iki tarafı belirler. Taraflar gelir ve giderlerini belgelerle gösterir; mahkemenin kolluk aracılığıyla yaptırdığı sosyal ve ekonomik durum araştırması da miktarın belirlenmesinde yardımcı delil olarak kullanılır.

Dava sürerken: tedbir nafakası nasıl belirlenir?

Tedbir nafakasında eşlerin mali durumlarına ve ihtiyaçlarına bakılır; yargı uygulamasına göre davayı kimin açtığı ya da kimin kusurlu olduğu önem taşımaz. Nafaka ödeyecek eşin ödeme gücü, isteyen eşin de nafakaya ihtiyacı olmalıdır. Öğretide kabul edildiği üzere, çalışabilecek durumdayken çalışmayan eş için çalışsaydı elde edebileceği gelir hesaba katılabilir.

Eş ve çocuklar için nafaka birlikte istenmişse kararda her biri için ayrı tutar gösterilir; çocuğun nafakası eşinkinden önce gelir. Tedbir nafakası kural olarak dava tarihinden başlar ve boşanma kararının kesinleşmesiyle sona erer. Uzun süren davalarda değişen koşullara göre, boşanma davasının görüldüğü mahkemeden artırılması ya da azaltılması istenebilir.

Yoksulluk nafakasının miktarı

Yoksulluk nafakası kendiliğinden bağlanmaz, istenmesi gerekir. İsteyen eşin hiç kusursuz olması gerekmez, karşı taraftan daha ağır kusurlu olmaması yeter; ödeyecek eşin kusurlu olması ise aranmaz (TMK m.175).

Miktar belirlenirken önce nafaka isteyenin zorunlu ihtiyaçları ve bunları karşılayacak geliri olup olmadığı ortaya konur. Yargı uygulamasına göre geliri barınma ve geçimine yetmeyen eş de yoksul sayılabilir. Öğretide ise çalışma imkanı olduğu halde çalışmayan eşin boşanma yüzünden yoksulluğa düştüğünün kabul edilmeyeceği belirtilir.

Ödeyecek tarafın mali gücü nafakanın üst sınırıdır. Mali güç belirlenirken onun kendi geçimi ile bakmakla yükümlü olduğu kişilerin, örneğin yeni eşinin ve çocuklarının ihtiyaçları da hesaba katılır; ortak çocuk için iştirak nafakası da ödenecekse ve güç ikisine yetmiyorsa çocuğun nafakası öncelik taşır. Boşanmayla birlikte maddi tazminata da hükmediliyorsa tazminatın miktarı da göz önünde tutulur.

Öğretide, ödeyecek tarafın varlıklı olmasının yoksulluğu giderecek miktardan fazla nafakaya hükmedilmesini gerektirmediği kabul edilir: yoksulluk nafakasının amacı evlilik süresindeki yaşam düzeyini sürdürmek değil, nafaka alacaklısının zorunlu ihtiyaçlarını karşılamaktır.

Hakim yoksulluk nafakasının toptan ya da durumun gereğine göre irat biçiminde, yani düzenli aralıklarla ödenmesine karar verebilir; uygulamada nafaka genellikle aylık irat olarak bağlanır. Kanun nafakanın sonradan artırılmasını ve azaltılmasını irat biçimindeki nafaka için öngörür (TMK m.176).

Çocuk için iştirak nafakası

Çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderler ana ve baba tarafından birlikte karşılanır; iştirak nafakası, çocuğun yanında kalmayan tarafın bu giderlere katkısıdır (TMK m.327).

Hakim çocuğun yaşına, sağlık durumuna, eğitimine ve alıştığı yaşam düzeyine bakar; okula başlayan ya da sürekli tedavi gören bir çocuğun giderleri daha yüksektir. İştirak nafakasında eşlerin boşanmadaki kusuru önem taşımaz.

Çocuğun bütün giderleri nafaka ödeyen tarafa yüklenmez. Çocuğa fiilen bakan tarafın emeği ve harcadığı zaman da onun katkısı sayılır ve nafaka ödeyecek tarafın payı hesaplanırken göz önüne alınır. Çocuğun kendisinde kaldığı tarafın ekonomik durumunun çok iyi olması diğerini nafakadan kurtarmaz; ödeyen tarafın çok varlıklı olması da çocuğun ihtiyacından fazla nafaka istenmesini haklı kılmaz.

Çalışamayacak durumda olan ve başka geliri bulunmayan ana ya da babanın mali gücü olmadığından ondan iştirak nafakası istenemez. Buna karşılık çalışabilecekken çalışmayan ya da eğitimine uygun olmayan bir işte çalışan tarafın, elde edebileceği tahmini gelir esas alınabilir. Nafaka, yükümlüyü ödeme güçlüğüne düşürmeyecek biçimde belirlenir.

Yargı uygulamasına göre boşanma davasında iştirak nafakasına, istenmemiş olsa da hükmedilebilir. Birden çok çocuk varsa her biri için ayrı tutar belirlenir ve nafaka her ay peşin ödenir (TMK m.330).

İştirak nafakası çocuk ergin olunca sona erer. Ergin olduğu halde eğitimi devam eden çocuğa ana ve baba, durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde, eğitimi sona erinceye kadar bakmakla yükümlüdür (TMK m.328).

Yargı uygulamasına göre bu nafakayı ergin çocuk kendisi, ayrı bir davayla ister; bu nafakanın türü konusunda kararlar ve öğretideki görüşler ayrışıyor.

Taraflar anlaşarak belirleyebilir mi?

Evet. Anlaşmalı boşanmada nafaka, boşanma protokolünün parçasıdır; çekişmeli davada da taraflar miktar üzerinde anlaşabilir. Yargı uygulamasına göre eşler nafakayı yabancı para cinsinden bile kararlaştırabilir. Ancak boşanmanın yan sonuçlarına ilişkin her anlaşma, hakim onaylamadıkça geçerli olmaz (TMK m.184).

Anlaşmada nafakanın gelecek yıllarda hangi oranda artacağının da yazılması, her yıl artırma davası açma ihtiyacını büyük ölçüde ortadan kaldırır; koşullar ayrıca değişirse yine dava açılabilir. Hakim, istem üzerine bu artışı kararında belirleyebilir (TMK m.176, m.182 ve m.330).

Nafaka sonradan artar, azalır ya da kalkar mı?

Kararda ya da onaylı protokolde gelecek yıllar için artış yazılmamışsa nafaka kendiliğinden artmaz. Kararınızdaki artış kaydına göre bugünkü tutarı nafaka artışı hesaplayıcısında görebilirsiniz.

Artış kaydı yoksa ya da koşullar değiştiyse artırma davası açılır. Tarafların mali durumu değişirse ya da hakkaniyet gerektirirse yoksulluk nafakasının artırılmasına veya azaltılmasına karar verilebilir; iştirak nafakasında da durum değişince hakim, istem üzerine miktarı yeniden belirler ya da nafakayı kaldırır (TMK m.176 ve m.331).

Yargı uygulamasında tarafların durumunda olağanüstü bir değişiklik yoksa nafaka, Türkiye İstatistik Kurumu'nun yayımladığı üretici fiyat endeksi (ÜFE) oranı esas alınarak artırılır; çocuğun ihtiyaçları arttıysa ya da üzerinden uzun süre geçtiyse hakkaniyet gereği daha fazla artırılabilir. Yeni miktar dava tarihinden itibaren uygulanır.

Öğretiye göre yoksulluk nafakasında ödeyen tarafın gelirinin artması tek başına artırma sebebi değildir, çünkü bu nafaka zorunlu ihtiyaçlara yöneliktir; ancak nafaka başlangıçta ödeyenin gücü yetmediği için zorunlu ihtiyaçların altında belirlenmiş ya da sonradan bu sebeple azaltılmışsa, gücündeki artışla eksik kısmın tamamlanması istenebilir. Azaltma ya da kaldırma ise örneğin ödeyen tarafın gücünün önemli ölçüde azalması, nafaka alacaklısının işe girmesi ya da büyük bir mirasa konması gibi hallerde gündeme gelir; ödeyen tarafın yeniden evlenmesi de azaltma sebebi sayılabilir.

Nafaka alacaklısı yeniden evlenirse ya da taraflardan biri ölürse yoksulluk nafakası kendiliğinden kalkar; alacaklının evlenmeden biriyle fiilen evli gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi halinde ise mahkeme kararıyla kaldırılır. Kaldırma ya da azaltma davası açmak ödeme borcunu kendiliğinden durdurmaz.

Boşanmadan sonra açılan nafaka davalarında nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir (TMK m.177).

İstanbul'da mahkeme adı ilçeden değil adliyeden gelir: nafaka alacaklısı Kadıköy'de oturuyorsa dava İstanbul Anadolu Adliyesi'ndeki aile mahkemesinde görülür.

Süresiz nafaka kalktı mı?

Hayır, bugün için kalkmadı. Anayasa Mahkemesi 4 Haziran 2026 tarihli kararıyla TMK m.175'teki "süresiz olarak" ibaresini iptal etti; karar 30 Eylül 2026 tarihli Resmi Gazete'de yayımlandı ve iptal, yayımdan dokuz ay sonra, 30 Haziran 2027'de yürürlüğe girecek. Bu tarihe kadar hüküm yürürlüktedir, mahkemeler onu uygular ve verilmiş nafaka kararları geçerlidir. İptal kararları geriye yürümez (Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m.153).

Karar nafakanın miktarına ilişkin ölçüleri değiştirmedi: isteyen eşin boşanma yüzünden yoksulluğa düşmesi, daha ağır kusurlu olmaması ve nafakanın ödeyecek tarafın mali gücüyle orantılı belirlenmesi aynen geçerlidir. Yargı uygulamasında bugün nafaka süresiz istenmişse hakim süreyi kendiliğinden sınırlayamıyor; nafaka belirli bir süre için istenmişse de hakim bu taleple bağlıdır.

30 Haziran 2027'den sonra mevcut kararların nasıl etkileneceği ve hangi kuralın uygulanacağı, kanun koyucunun yapacağı düzenlemeye ve yargı uygulamasına bağlıdır. Ayrıntılar süresiz nafaka kararı yazımızda.

Nafaka ödenmezse

Hükümle verilen nafaka ilama dayanılarak takibe konulur; yoksulluk ve iştirak nafakasının takibi için yargı uygulamasına göre boşanma hükmünün kesinleşmiş olması gerekir. Dava sürerken verilen tedbir nafakası ise kesinleşme beklenmeden takip edilebilir; yargı uygulamasına göre ara kararla verilen tedbir nafakası ilam sayılmadığından takibi ilamsız yolla yapılır. Nafaka kararlarında icranın geri bırakılmasına karar verilemez (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.367).

Nafaka kararının gereğini yerine getirmeyen borçlu hakkında, nafaka icra takibine konulmuşsa alacaklının şikayeti üzerine icra mahkemesi (uygulamada icra ceza mahkemesi) üç aya kadar tazyik hapsine karar verir; borçlu nafakanın kaldırılması ya da azaltılması için dava açmışsa hapsin uygulanması bu davanın sonuna bırakılabilir (2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.344 ve m.346).

Maaşa haciz konulduğunda işleyen aylık nafaka her ay tamamen kesilir; kesintiyi maaş haczi hesaplayıcısında görebilirsiniz. Takibin ayrıntıları icra takibi, itiraz ve menfi tespit sayfasında.

Sık sorulan sorular

Nafaka maaşın yüzde kaçıdır?

Kanunda böyle bir oran yoktur. Hakim, iki tarafın gelirini, giderlerini ve ihtiyaçlarını karşılaştırarak somut dosyaya göre karar verir; belirli bir yüzdeye dayanan hesaplar mahkemeyi bağlamaz.

Eşim işsiz görünüyor; nafaka ödemekten kurtulur mu?

Kendiliğinden kurtulmaz. Çalışabilecek durumdayken çalışmayan tarafın elde edebileceği gelir hesaba katılabilir. Gerçekten çalışamayacak durumda olan ve hiçbir geliri bulunmayan tarafın ise ödeme gücü yoktur.

Yeniden evlendim, yeni çocuğum oldu; nafakam azalır mı?

Kendiliğinden azalmaz. Ödeme gücünüz belirlenirken bakmakla yükümlü olduğunuz yeni eşinizin ve çocuklarınızın ihtiyaçları da dikkate alınır; azaltma için mahkemeye başvurmanız gerekir. Dava sürerken mevcut karara göre ödemeye devam edilmelidir.

Boşanma davası sürerken nafaka ne zamandan itibaren ödenir?

Tedbir nafakası kural olarak dava tarihinden başlar. Boşanmayla birlikte istenen yoksulluk ve iştirak nafakası ise boşanma kararının kesinleştiği tarihten, boşanmadan sonra ayrı bir davayla istenen nafaka dava tarihinden işler.

Dosyanızı birlikte değerlendirelim

İstanbul'daki nafaka dosyalarında nafaka alan ve ödeyen taraflar adına vekillik yapıyoruz: boşanma davasında tedbir, yoksulluk ve iştirak nafakası talebi ve savunması, anlaşmalı boşanma protokolünde nafaka ve artış kaydı, nafakanın artırılması, azaltılması ve kaldırılması davaları, ödenmeyen nafakanın takibi. Ön değerlendirme için boşanma kararı ya da dava dilekçesi, varsa protokol ve nafaka kararı ile tarafların gelir ve gider belgeleri yeterlidir.

Ön değerlendirme için gereken belgeler

  • Boşanma kararı ya da dava dilekçesiboşanma kesinleşmişse karar, dava sürüyorsa dilekçe
  • Anlaşmalı boşanma protokolü (varsa)nafaka tutarı ve gelecek yıllar için artış kaydı
  • Nafaka kararı (varsa)artırma, azaltma ya da kaldırma istenecekse
  • Gelir belgeleritarafların gelirini gösteren belgeler
  • Gider belgeleriçocuğun ve nafaka isteyen tarafın düzenli giderlerini gösteren belgeler

“Varsa” diye belirtilenler yalnız dosyanızda bulunuyorsa gerekir.

Av. Arb. Uzl. Halis Gökhan Giray Bu sayfa Av. Arb. Uzl. Halis Gökhan Giray (İstanbul Barosu, Sicil No: 59260) tarafından hazırlanmıştır. Son güncelleme: Ekim 2026. İçerik genel bilgilendirme amaçlıdır; somut uyuşmazlıkta sözleşme ve belgeler incelenmeden sonuca varılmamalıdır.
Ara WhatsApp'tan yazın