Karar neyi iptal etti, neyi etmedi?
İptal edilen yalnız "süresiz olarak" ibaresidir. Nafakanın şartları olduğu gibi korunuyor: isteyen eşin boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olması, boşanmada karşı taraftan daha ağır kusurlu olmaması ve nafakanın ödeyecek tarafın mali gücüyle orantılı belirlenmesi. Ödeyecek eşin kusursuz olması da nafakaya engel değildir (TMK m.175).
Yoksulluk nafakasının nasıl ödeneceğini, hangi hallerde sona ereceğini ve miktarının nasıl değiştirileceğini düzenleyen TMK m.176 itiraz başvurusunun konusu değildi. Boşanma davası sürerken verilen tedbir nafakası, çocuk için ödenen iştirak nafakası ve üstsoy, altsoy ve kardeşler arasındaki yardım nafakası da ayrı maddelerde düzenlenir; karar bunlara dokunmuyor (TMK m.169, m.182, m.327 ve m.364).
Anayasa Mahkemesi 2012'de aynı ibareyi incelemiş ve Anayasa'ya aykırı bulmamıştı; o kararda ibarenin her durumda süresiz nafaka verilmesini zorunlu kılmadığı belirtilmişti. Yeni kararın gerekçesine göre bu tespitten sonra da yerleşik yargı uygulaması ibareyi emredici okumayı sürdürdü: hakime nafakanın süresini somut olaya göre belirleme yetkisi tanınmadı, aylık nafakayı belirli bir süreyle sınırlamak kanuna aykırı sayıldı. Mahkeme, evliliğin süresi gibi ölçütlere bakılmadan ve ödeyen eşin kusuru da aranmadan nafakanın her durumda süresiz verilebilmesinin ödeyen eşe ağır bir yük getirdiği ve taraflar arasındaki makul dengeyi ortadan kaldırdığı sonucuna vardı. Kural oy çokluğuyla Anayasa'nın 2., 5. ve 17. maddelerine aykırı bulundu; üç üye bu görüşe katılmadı.
Ne yapmalı? Yalnızca çocuk için nafaka ödeyen ya da alanların bu karar nedeniyle yapması gereken bir şey yok. İştirak nafakasının miktarının yeniden belirlenmesi ya da nafakanın kaldırılması, durum değiştiğinde yine istenebilir (TMK m.331).
30 Haziran 2027'ye kadar ne değişmez?
İptalin yürürlüğe giriş günü ileriye bırakıldığından TMK m.175 bugünkü metniyle 30 Haziran 2027'ye kadar yürürlükte kalır; bu süre içinde verilecek boşanma ve nafaka kararları da bu metne dayanır (Anayasa m.153).
Verilmiş nafaka kararları bakımından kararın hüküm kısmı yalnız iptali ve yürürlük tarihini içeriyor; mevcut kararların akıbetine ilişkin bir hüküm yok. Anayasa Mahkemesi bir kuralı iptal ederken kanun koyucu gibi hareket ederek yeni bir uygulamaya yol açacak biçimde hüküm tesis edemez ve iptal kararları geriye yürümez (Anayasa m.153).
Ne yapmalı? Nafaka ödeyen eş, kararın yayımlanmış olmasına dayanarak ödemeyi kesmemelidir. Ödenmeyen nafaka ilama dayanılarak takip edilebilir ve alacaklı şikayet ederse tazyik hapsi gündeme gelir; ayrıntılar icra takibi sayfamızda.
Nafakanın kaldırılmasını ya da azaltılmasını isteyen eş, iptal yürürlüğe girene kadar da kanunda sayılan sebeplere dayanmalıdır. Kanun, nafakanın mahkeme kararıyla kaldırılacağı üç hal sayıyor: alacaklının evlenmeden biriyle fiilen evli gibi yaşaması, yoksulluktan kurtulması ve haysiyetsiz hayat sürmesi. Miktarın artırılması ya da azaltılması ise tarafların mali durumundaki değişikliğe ya da hakkaniyete dayanabilir. Alacaklının yeniden evlenmesiyle ya da taraflardan birinin ölümüyle nafaka, mahkeme kararına gerek olmadan sona erer (TMK m.176).
Kaldırma ya da azaltma davası açmak ödeme borcunu kendiliğinden durdurmaz. Böyle bir dava açılmışsa, ileri sürülen sebepler göz önünde bulundurularak tazyik hapsinin uygulanması davanın sonuna bırakılabilir (2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.344).
Nafaka alan eşin hakkı da aynen sürüyor. Kararınızdaki artış kaydına göre bugünkü tutarı nafaka artışı hesaplama aracımızla kontrol edebilirsiniz.
Yoksulluk nafakasını boşanma davasında istememiş eş için ayrı dava süresi de değişmedi: boşanma hükmü kesinleştikten sonra bir yıl geçince bu hak zamanaşımına uğrar (TMK m.178).
30 Haziran 2027'den sonra ne olabilir?
Bu tarihte "süresiz olarak" ibaresi yürürlükten kalkacak. Mahkeme, ibarenin iptal edilmesiyle doğacak hukuki boşluğu kamu yararını ihlal edecek nitelikte gördüğü için iptalin yürürlüğünü dokuz ay erteledi. Anayasa'ya göre iptalin yürürlüğe girişi ertelendiğinde, iptalin ortaya çıkardığı boşluğu dolduracak kanun teklifi Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde öncelikle görüşülüp karara bağlanır (Anayasa m.153).
Bu yazının tarihi olan 1 Ekim 2026 itibarıyla TMK m.175'te bir kanun değişikliği yapılmış değil. Kanun koyucunun 30 Haziran 2027'ye kadar bir düzenleme yapıp yapmayacağı, yaparsa içeriği ve mevcut kararlara uygulanıp uygulanmayacağı bugün belli değil.
Kararın gerekçesi, dengeli bir düzenlemenin hangi unsurları gözetmesi gerektiğini de gösteriyor. Gerekçeye göre yoksulluk nafakası kural olarak durumun gerektirdiği ölçüde belirli bir süreyle sınırlandırılabilmeli; hakim bu süreyi evliliğin süresi, nafaka alacaklısının yaşı, eğitimi, sağlığı ve ekonomik ihtiyaçlarını kendi imkanlarıyla karşılayabilme gücü gibi unsurlara göre belirleyebilmeli. Belirli koşullarda nafakanın uzatılarak ömür boyu verilebilmesi de bu dengenin parçası sayılıyor; ancak süresiz nafakayı gerektiren hallerin ölçütleri kanunda açık ve net biçimde yer almalı. Mahkeme, kanun koyucunun bu alanda anayasal sınırlar içinde geniş bir takdir yetkisi bulunduğunu da kabul ediyor.
Ne yapmalı? Bu belirsizlik bugün atılacak adımları değiştirmiyor: ödeme ve takip mevcut karara göre sürer, kaldırma ve azaltma istekleri yukarıdaki sebeplere dayanır. Bu konuda bir kanun değişikliği yayımlanırsa bu yazı güncellenecektir.
Sık sorulan sorular
Nafakayı 30 Haziran 2027'de kendiliğinden kesebilir miyim?
Kararda verilmiş nafakaların o gün sona ereceğine ilişkin bir hüküm yok ve iptal geriye yürümüyor. Bu tarihten sonra mevcut kararların durumu yapılacak düzenlemeye ve yargı uygulamasına bağlı. Bugün için nafaka kararınız geçerli ve icra edilebilir olduğundan, ödemeyi kesmeden önce durumunuzu bir avukata danışın.
Çocuğum için ödediğim nafaka da kalkacak mı?
Bu karar nedeniyle hayır. Karar yalnız boşanan eşe ödenen yoksulluk nafakasındaki "süresiz olarak" ibaresiyle ilgili. Çocuk için ödenen iştirak nafakası ayrı hükümlere tabidir ve çocuk ergin olunca sona erer. Ergin olduğu halde eğitimi devam eden çocuğa ana ve baba, durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde, eğitimi sona erinceye kadar bakmakla yükümlüdür (TMK m.328).
Boşanma davam sürüyor; hakim yoksulluk nafakasını süreli verebilir mi?
İptal yürürlüğe girene kadar TMK m.175 bugünkü metniyle uygulanıyor ve Anayasa Mahkemesinin de tespit ettiği yerleşik uygulamada hakim nafakanın süresini kendiliğinden sınırlayamıyor. Yargı uygulamasına göre nafaka isteyen eş açıkça belirli bir süre için talepte bulunmuşsa hakim bu taleple bağlıdır; talep edilenden uzun süreli ya da süresiz nafakaya hükmedemez. Karar 30 Haziran 2027'den sonra verilirse ya da kanun yolu incelemesi bu tarihten sonraya kalırsa hangi kuralın uygulanacağı ise bugün belli değil. Davanın işleyişini boşanma davası sayfamızda bulabilirsiniz.
Dosyanızı birlikte değerlendirelim
Nafaka alan ve ödeyen eşler adına İstanbul'da vekillik yapıyoruz: yoksulluk nafakasının kaldırılması, azaltılması ve artırılması davaları, boşanma davasında nafaka talebi ve savunması, ödenmeyen nafakanın takibi. Ön değerlendirme için nafakaya hükmeden karar ve kesinleşme şerhi, varsa anlaşmalı boşanma protokolü, ödeme kayıtları ve tarafların güncel gelir belgeleri yeterlidir.