Miras payının devri ne zaman yapılır, neyi kapsar?
Miras ölümle açılır. Birden çok mirasçı varsa paylaşmaya kadar terekenin tamamı üzerinde aralarında bir ortaklık doğar; mirasçılar terekedeki bütün mallara birlikte malik olur ve bunlarda birlikte tasarruf eder (TMK m.640).
Bu dönemde bir mirasçının elindeki şey, babadan kalan dairenin belirli bir parçası değil, terekenin bütünü üzerindeki miras payıdır; kanun bu payın devrine ayrıca izin verir. Yargı uygulamasına göre bu kurallar, tereke paylaşılana ya da mal tapuda elbirliğinden paylı mülkiyete geçirilene kadar uygulanır. Paylı mülkiyete geçildikten sonra devredilen şey artık miras payı değil, olağan bir mülkiyet payıdır; devri tapuda resmi senetle yapılır ve üçüncü kişiye satışta diğer paydaşların önalım hakkı doğar. Bu yol elbirliğinden paylı mülkiyete geçiş başlığında anlatılmıştır.
Devir payın tamamını ya da bir bölümünü kapsayabilir. Yargıtay uygulaması, mirasçılar arasında terekenin tamamı yerine yalnız belirli bir taşınmazdaki miras hakkının devrini de geçerli sayar; öğretide bunun miras payının devri niteliğiyle bağdaşmadığını savunan yazarlar vardır. Bu yüzden sözleşmede devredilenin terekenin tamamındaki pay mı, yoksa belirli bir maldaki hak mı olduğu açıkça yazılmalıdır.
Şekil: kardeşler arasında yazılı, üçüncü kişiyle noterde
Mirasçılar arasında adi yazılı sözleşme yeterlidir; noter şart değildir. Yazılı şekil geçerlilik şartıdır: yargı uygulamasına göre sözlü anlaşmayla devir olmaz ve devir tanıkla ispatlanamaz. Sözleşmede borç altına girenlerin, en azından payını devreden mirasçının el yazısıyla atılmış imzası bulunmalıdır (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, TBK m.14 ve m.15).
Mirasçı payını mirasçı olmayan bir kişiye, örneğin eşine ya da bir alıcıya devrediyorsa sözleşme noterde düzenlenmelidir. Bu kişi devirle mirasçı olmaz; yargı uygulamasına göre miras ortaklığı sürerken tapuda kendi adına tescil de isteyemez. Paylaşmaya katılamaz, yalnız paylaşma sonunda devredene düşen payın kendisine verilmesini isteyebilir (TMK m.677).
Payı devralan bu kişi, sulh hakiminden devreden mirasçının yerine paylaşmaya katılmak üzere bir kayyım atanmasını isteyebilir (TMK m.648).
Devir, ret, feragat ve paylaşma arasındaki fark
Mirastan çıkmak ya da payını bir yakınına bırakmak isteyen mirasçının önünde birkaç yol vardır ve sonuçları farklıdır:
| İşlem | Ne zaman | Şekil ve taraflar | Sonuç |
|---|---|---|---|
| Mirastan feragat | Mirasbırakan sağken | Mirasbırakanla, resmi vasiyetname şeklinde (uygulamada noterde) | Feragat eden mirasçılık sıfatını kaybeder |
| Mirasın reddi | Ölümden sonra; kural olarak ölümün öğrenilmesinden başlayarak üç ay içinde | Sulh hukuk mahkemesine tek taraflı beyan | Pay, reddeden sağ değilmiş gibi hak sahiplerine geçer; kime gideceği seçilemez |
| Miras payının devri | Ölümden sonra, paylaşmadan önce | Mirasçılar arasında yazılı; üçüncü kişiyle noterde | Pay seçilen mirasçıya geçer; mirasçı olmayan kişi yalnız paylaşma sonunda devredene düşeni isteyebilir; devreden alacaklılara karşı sorumlu kalır |
| Paylaşma sözleşmesi | Ölümden sonra | Bütün mirasçılar arasında, yazılı | Tereke malları bölüşülür ya da paylı mülkiyete geçirilir |
| Paylı mülkiyetteki payın satışı | Taşınmaz paylı mülkiyete geçtikten sonra | Tapuda resmi senet | Üçüncü kişiye satışta diğer paydaşların önalım hakkı vardır |
Ret ile devir arasındaki temel fark payın kime kalacağıdır. Devirde payın kime geçeceğini devreden seçer; retle pay kanuni sıraya göre dağılır ve mirası reddeden yasal mirasçının payı, miras açıldığında kendisi sağ değilmiş gibi hak sahiplerine geçer (TMK m.611).
Bütün kardeşler terekeyi kendi aralarında bölüşmek istiyorsa doğru araç paylaşma sözleşmesidir; mirasın paylaşılması ve babadan kalan evin paylaşılması sayfalarımızda anlatılmıştır.
Mirasbırakan hayattayken, onun katılması ya da izni olmadan mirasçıların henüz açılmamış miras hakkında yaptıkları sözleşmeler geçerli değildir ve bu sözleşmeyle verilenler geri istenebilir (TMK m.678).
Mirasbırakanın katıldığı ya da izin verdiği sözleşme ise geçerlidir. Yargı uygulamasına göre mirasçılar arasında bu sözleşme için de yazılı şekil yeterlidir ve devralan, devredilen haklar için devredene karşı bir alacak hakkı kazanır. Mirasbırakanın katılımı tanıkla ispatlanamaz.
Terekede taşınmaz varsa tapuda ne olur?
Sözleşme kendiliğinden tapuya yansımaz. Mirasçılar arasındaki devir noterde, tescil yetkisini de içerecek biçimde düzenlenmişse tapu müdürlüğüne bu sözleşmeyle başvurulabilir; ayrıca resmi senet düzenlenmesi gerekmez (Tapu Sicili Tüzüğü m.20).
Adi yazılı sözleşmeyle tapuya tek başına başvurulamaz. Devreden tapudaki devir işlemine yanaşmazsa devralan mirasçı ona karşı tapu iptali ve tescil davası açar. Yargı uygulamasına göre dava yalnız payını devreden mirasçıya karşı açılır, diğer mirasçıların davalı gösterilmesi gerekmez; taşınmazın elbirliği halinde kayıtlı olması da davaya engel değildir. Mahkeme devredenin payını iptal edip devralan adına tescile karar verir; diğer mirasçıların payları elbirliği halinde kalır.
Yargı uygulamasına göre mirasçılar arasındaki devir taşınmazın aynına ilişkin olduğundan bu dava zamanaşımına uğramaz; ancak sözleşme taşınmazın kadastro tespitinden önce yapılmışsa tespit tutanağının kesinleşmesinden başlayarak on yıl geçtikten sonra dava açılamaz. Dava taşınmazın bulunduğu yerde açılır ve bu yer kesin yetkilidir; görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, HMK m.2 ve m.12).
Örneğin Kadıköy'deki bir daire için dava İstanbul Anadolu Adliyesi'ndeki asliye hukuk mahkemesinde görülür. Dava değeri, harç ve yolsuz tescile dayanan diğer davalar tapu iptali ve tescil davası sayfamızda anlatılmıştır.
Yargı uygulamasına göre devralan mirasçı, sözleşmeden sonra taşınmazın tapuda miras paylarına göre paylı mülkiyet olarak intikal ettirilmesine kendisi de katılır ya da paylı mülkiyete dönüştürmeyi kendisi isterse bu, o taşınmaz bakımından sözleşmeden dönme sayılır ve artık sözleşmeye dayanarak tescil istenemez.
Mirasla geçen taşınmaza düşen veraset ve intikal vergisi tamamen ödenmeden ya da teminat gösterilmeden tapuda devir yapılamaz. Payın bedelsiz devri de ivazsız intikal olarak bu vergiye tabidir (7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu m.1 ve m.19).
Devreden mirasçı borçlardan kurtulur mu?
Mirası reddetmeyen mirasçı, mirasbırakanın borçlarından ölümle birlikte kişisel olarak sorumlu olur (TMK m.599).
Öğretiye göre payını devreden mirasçı da alacaklılara karşı sorumlu kalır. Mirasçılar, bölünmesine ya da başkasına geçmesine alacaklının açıkça veya örtülü olarak rıza göstermediği tereke borçlarından paylaşmadan sonra da bütün malvarlıklarıyla müteselsilen sorumludur; müteselsil sorumluluk paylaşma tarihinden, daha sonra muaccel olan borçlarda muacceliyet tarihinden başlayarak beş yıl geçince sona erer; bundan sonra her mirasçı borçtan kendi payı oranında sorumlu kalır (TMK m.681).
Devreden ile devralan borcu kimin ödeyeceğini kendi aralarında kararlaştırabilir, ancak bu anlaşma alacaklının rızası olmadıkça onu bağlamaz. Borçlu bir terekeden kurtulmanın yolu devir değil, mirası süresinde reddetmektir. Yargı uygulamasında miras hak ve hisselerini başka bir mirasçıya devreden kişinin tereke işlemlerine karıştığı ve artık mirası reddedemeyeceği kabul edilmiştir. Ret düşünülüyorsa devirden ve terekeye ilişkin başka bir işlemden önce hangi davranışların mirası kabul sayıldığına bakılmalıdır; ret süresi dolmadan mirasçı olarak tereke işlemlerine karışan ya da tereke mallarını kendisine maleden mirasçı mirası reddedemez (TMK m.610).
Yargı uygulamasına göre payını devreden kişi mirasçılık belgesinde mirasçı olarak gösterilmeye devam eder; devir belgeyi değiştirmez, devralan hakkını sözleşmeye dayanarak kullanır.
Sözleşmede bulunması gerekenler
Uygulanabilir bir sözleşmede şunlar açıkça yer almalıdır:
- mirasbırakanın kimliği ve ölüm tarihi, tarafların mirasçılık sıfatı ve mirasçılık belgesindeki payları,
- devredilenin terekenin tamamındaki pay mı, bunun bir bölümü mü, yoksa belirli bir taşınmazdaki hak mı olduğu,
- taşınmazlar için il, ilçe, ada, parsel ve varsa bağımsız bölüm bilgileri,
- devrin bedelli mi bedelsiz mi olduğu; bedelliyse bedel ve ödeme biçimi,
- tereke borçlarının taraflar arasında kime ait olacağı,
- taşınmaz varsa devredenin tapuda tescile verdiği yetki,
- tarih ve tarafların el yazısıyla imzaları.
Yargı uygulaması, tapu davasında sözleşmeye konu taşınmazların tapu kayıtlarıyla denetlenebilir biçimde belirlenmesini arar. Bütün miras hissesinin devredildiğini genel bir ifadeyle yazan belge de yargı uygulamasında payın tamamının devri sayılmıştır; yine de hangi mirasbırakanın terekesinin ve hangi taşınmazların kastedildiğinin açıkça yazılması uyuşmazlığı önler. Paylar miras payı hesaplayıcısıyla önceden kontrol edilebilir.
Mirasçılardan biri vesayet altındaysa onun adına miras payının devri sözleşmesi yapılması vesayet makamının iznine bağlıdır (TMK m.462).
Geçersizlik ve iptal
Yazılı şekle uyulmadan ya da mirasbırakan sağken onun katılımı veya izni olmadan yapılan sözleşme geçersizdir. Geçerli bir sözleşmede yanılma, aldatma ya da korkutma varsa, bunu öğrenen ya da korkutmanın etkisinden kurtulan taraf bir yıl içinde sözleşmeyle bağlı olmadığını bildirmez veya verdiğini geri istemezse sözleşmeyi onamış sayılır (TBK m.39).
Bedelli devirde edimler arasında açık bir oransızlık varsa ve bu oransızlık devredenin zor durumundan, düşüncesizliğinden ya da deneyimsizliğinden yararlanılarak sağlanmışsa, devreden sözleşmeyle bağlı olmadığını bildirebilir ya da oransızlığın giderilmesini isteyebilir. Bu hak, düşüncesizlik veya deneyimsizliğin öğrenildiği, zor durumda ise bu durumun ortadan kalktığı tarihten başlayarak bir yıl ve her halde sözleşmenin kurulmasından başlayarak beş yıl içinde kullanılır (TBK m.28).
Sık sorulan sorular
Payımı kardeşime devredersem ölenin borçlarından kurtulur muyum?
Hayır. Devir alacaklılara karşı sorumluluğunuzu kaldırmaz; yargı uygulamasına göre payını devreden mirasçı kural olarak artık mirası da reddedemez. Borçlardan kurtulmak için devir yapmadan, mirası kural olarak ölümü öğrendiğiniz tarihten başlayarak üç ay içinde sulh hukuk mahkemesine beyanla reddetmeniz gerekir. Bu durumda payınızın kime geçeceğini siz seçemezsiniz: pay kanuna göre hak sahiplerine, örneğin varsa sizin çocuklarınıza geçer; borçtan kurtulmaları için onların da ayrıca reddetmesi gerekir. Sürenin ne zaman dolduğunu ret süresi hesaplayıcısında görebilirsiniz.
Kardeşler arasındaki sözleşme noterde mi yapılmalı?
Hayır, zorunlu değil. Mirasçılar arasında imzalı adi yazılı sözleşme geçerlidir. Terekede taşınmaz varsa sözleşmenin noterde tescil yetkisiyle düzenlenmesi, dava açmadan tapuya başvurmayı sağlar. Mirasçı olmayan biriyle yapılan devir ise noterde düzenlenmek zorundadır.
Annemize payımızı devredebilir miyiz?
Evet. Sağ kalan eş de yasal mirasçı olduğundan çocukların paylarını annelerine devretmesi mirasçılar arasında devirdir ve yazılı şekil yeterlidir. Devir bedelsizse veraset ve intikal vergisine tabidir; anneniz vesayet altındaysa sözleşme için vesayet makamının izni gerekir.
Sözleşme yaptık ama kardeşim tapuya gelmiyor; ne yapabilirim?
Sözleşmeye dayanarak kardeşinize karşı tapu iptali ve tescil davası açabilirsiniz. Diğer mirasçıların davalı gösterilmesi gerekmez ve yargı uygulamasına göre bu dava zamanaşımına uğramaz. Mahkeme yalnız kardeşinizin payını sizin adınıza tescil eder; taşınmazdaki ortaklığı sona erdirmek için ayrıca ortaklığın giderilmesi yoluna gidilebilir.
Dosyanızı birlikte değerlendirelim
İstanbul'daki miras dosyalarında miras payının devri konusunda danışmanlık ve vekillik yapıyoruz: devir sözleşmesinin hazırlanması ve noterdeki düzenlemeye eşlik, sözleşmeye dayanan tapu iptali ve tescil davaları, yanılma, aldatma, korkutma ya da aşırı yararlanma nedeniyle sözleşmenin iptali ve devirden sonra ortaklığın giderilmesi. Ön değerlendirme için mirasçılık belgesi, tapu kayıtları ve varsa imzalanmış sözleşme yeterlidir.
Ön değerlendirme için gereken belgeler
- Mirasçılık belgesitarafların mirasçılık sıfatını ve miras paylarını göstermek için
- Tapu kayıtlarıterekedeki taşınmazların il, ilçe, ada ve parsel bilgileri için
- Miras payının devri sözleşmesi (varsa)imzalı yazılı metin ya da noter düzenlemesi
“Varsa” diye belirtilenler yalnız dosyanızda bulunuyorsa gerekir.