İçeriğe geç
Av. Halis Gökhan Giray Avukat · Kadıköy, İstanbul

İcra

İcra Takibi: Ödeme Emrine İtiraz, İtirazın İptali ve Menfi Tespit

Alacaklı, elinde mahkeme kararı olmadan da icra dairesine başvurarak alacağını takip edebilir; buna ilamsız takip denir. Borçluya gönderilen ödeme emrine yedi gün içinde itiraz edilirse takip durur ve alacaklı, itirazın iptali davası ya da itirazın kaldırılması yoluyla takibi yeniden işletmeye çalışır. Borçlu olmadığını düşünen kişi ise menfi tespit davası açabilir, borçlu olmadığı parayı ödemek zorunda kalmışsa geri isteyebilir.

Bu sayfa hem alacağını tahsil etmek isteyen alacaklı hem de kendisine ödeme emri gelen borçlu için yazıldı; her aşamada kimin ne yapacağı ayrı gösterilir.

Av. Arb. Uzl. Halis Gökhan Giray Son güncelleme: Eylül 2026 10 dakikalık okuma

Kısaca

  • Ödeme emrine itiraz, tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçeyle ya da sözlü olarak icra dairesine yapılır ve süresinde yapılan itiraz takibi durdurur (İİK m.62 ve m.66).
  • Takibine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel mahkemede itirazın iptali davası açabilir; takip kanunda sayılan belgelere dayanıyorsa altı ay içinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyebilir.
  • Ticari davalardan konusu bir miktar para olan itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır (TTK m.5/A).
  • Borçlu, takipten önce ya da takip sırasında menfi tespit davası açabilir; borçlu olmadığı parayı ödemek zorunda kalmışsa, parayı tamamen ödediği tarihten itibaren bir yıl içinde istirdat davasıyla geri isteyebilir (İİK m.72).

İlamsız takip ve ödeme emri

Takip talebi icra dairesine yazılı, sözlü ya da elektronik ortamda yapılır. Talepte alacağın Türk parasıyla tutarı, faizli alacaklarda faizin miktarı ve işlemeye başladığı gün, senet varsa senet, yoksa borcun sebebi gösterilir; alacak bir belgeye dayanıyorsa belgenin aslı ya da onaylı örnekleri icra dairesine verilir (İİK m.58).

İcra müdürü talebi uygun bulursa ödeme emri düzenler. Ödeme emri borçluya borcu yedi gün içinde ödemesini, borca ya da takibe itirazı varsa aynı sürede bildirmesini, senetteki imza kendisine ait değilse bunu da ayrıca ve açıkça belirtmesini ihtar eder. İtiraz etmeyen borçluya aynı süre içinde mal beyanında bulunması da bildirilir (İİK m.60).

İstanbul'da icra dairesinin ve icra mahkemesinin adı ilçeden değil adliyeden gelir. Borçlu Kadıköy'de oturuyorsa, genel yetki kuralına göre takip İstanbul Anadolu Adliyesi'ndeki icra dairelerinden birinde yapılabilir; itirazın kaldırılması ve şikayetler aynı adliyedeki icra hukuk mahkemelerinde görülür. Takibe esas sözleşmenin yapıldığı yerin icra dairesi de yetkilidir; yetki itirazı borca itirazla birlikte yapılır (İİK m.50).

Borçlu için: yedi gün içinde itiraz

Ödeme emrine itiraz, tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçeyle ya da sözlü olarak icra dairesine yapılır. Borcun yalnız bir kısmına itiraz eden borçlu, itiraz ettiği kısmı ve miktarı açıkça göstermelidir; aksi halde itiraz edilmemiş sayılır. Senetteki imzayı reddeden borçlu bunu itirazında ayrıca ve açıkça yazmazsa, takip bakımından imzayı kabul etmiş sayılır. İtirazla birlikte yurt içinde bir adres de bildirilir (İİK m.62).

Yargı uygulamasına göre itirazın icra mahkemesine değil, icra dairesine yapılması gerekir; icra mahkemesine verilen dilekçe takibi durdurmaz. Süre, ödeme emri usulüne uygun tebliğ edilmişse işlemeye başlar.

Süresinde yapılan itiraz takibi durdurur. Borçlu borcun bir kısmını kabul etmişse takip o kısım için devam eder (İİK m.66).

Süresinde itiraz edilmezse takip kesinleşir ve alacaklı haciz isteyebilir. Borçlu kusuru olmadan bir engel yüzünden süreyi kaçırmışsa, engelin kalktığı günden itibaren üç gün içinde icra mahkemesine başvurarak gecikmiş itirazda bulunabilir (İİK m.65).

Ödeme emri usulsüz tebliğ edilmişse, borçlu işlemi öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde icra mahkemesine şikayet yoluyla başvurabilir (İİK m.16).

Takip mirasbırakanın borcu için mirasçılara yöneltilmişse, mirası reddetmiş olan mirasçının bunu da yedi günlük itiraz süresi içinde bildirmesi gerektiği yargı uygulamasında kabul edilmektedir. Mirasın reddi ve süresi miras davaları sayfamızdadır.

Alacaklı için: itirazın iptali davası

Takibine itiraz edilen alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel mahkemede, alacağının varlığını genel hükümlere göre ispat ederek itirazın iptalini dava edebilir. Bu süreyi geçiren alacaklının genel hükümlere göre alacak davası açma hakkı saklıdır (İİK m.67).

Görevli mahkeme alacağın niteliğine göre belirlenir. Kural olarak asliye hukuk mahkemesi görevlidir; ticari bir alacakta asliye ticaret mahkemesi, tüketici işleminden doğan alacakta tüketici mahkemesi görevlidir. Yargı uygulamasında anlaşmalı boşanma protokolünden doğan alacağa ilişkin takipte itirazın iptali davasına aile mahkemesi bakar. Yetkili mahkeme genel hükümlere göre belirlenir; borçlu hem icra dairesinin yetkisine hem borca itiraz etmişse mahkeme önce icra dairesinin yetkisini inceler.

Dava kabul edilirse borçlu, alacaklının talebi üzerine hükmolunan tutarın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilir; takibinde haksız ve kötü niyetli görülen alacaklı da borçlunun talebiyle, reddedilen tutarın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi ya da mirasçıysa, aleyhine tazminata hükmedilmesi kötü niyetinin ispatına bağlıdır (İİK m.67).

Yargı uygulamasına göre icra inkar tazminatı için alacağın likit, yani miktarı belli ya da belirlenebilir olması gerekir. Satış bedeli ya da faturaya dayanan alacak gibi tutarını borçlunun kendisinin bilebileceği alacaklar likit sayılır; miktarı mahkemece belirlenecek bir tazminat alacağı ise kural olarak likit değildir.

Alacaklı için: itirazın kaldırılması

Takip, imzası ikrar edilmiş ya da noterce onaylanmış bir borç ikrarı içeren senede ya da resmi dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belgeye dayanıyorsa, alacaklı itirazın tebliğinden itibaren altı ay içinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyebilir. Borçlu itirazını haklı gösterecek bir belge sunamazsa itiraz kaldırılır; talep esasa ilişkin sebeplerle kabul ya da reddedilirse haksız çıkan taraf, karşı tarafın istemiyle yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilir (İİK m.68).

Adi senede dayanan takipte borçlu imzayı reddetmişse, alacaklı altı ay içinde itirazın geçici olarak kaldırılmasını isteyebilir. İcra mahkemesi imzanın borçluya ait olduğu kanaatine varırsa itirazı geçici olarak kaldırır ve borçluyu takip konusu alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkum eder. Borçlu, bu kararın tefhim ya da tebliğinden itibaren yedi gün içinde borçtan kurtulma davası açabilir; davanın dinlenebilmesi için alacağın yüzde on beşi ilk duruşmaya kadar depo edilir ya da aynı değerde teminat gösterilir (İİK m.68/a ve m.69).

Arabuluculuk ne zaman dava şartıdır?

Ticari davalardan konusu bir miktar para olan itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır; bu davalar 1 Eylül 2023'ten bu yana kanunda açıkça sayılmaktadır (TTK m.5/A).

Tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda da arabulucuya başvurmak dava şartıdır; tüketici hakem heyetinin görevine giren uyuşmazlıklar gibi kanunda sayılan istisnalar vardır (6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.73/A).

6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nda sayılan uyuşmazlıklarda, örneğin kira ilişkisinden ve Kat Mülkiyeti Kanunu'ndan doğan uyuşmazlıklarda da arabuluculuk dava şartıdır; kiralananın ilamsız icra yoluyla tahliyesi bunun dışındadır (6325 sayılı Kanun m.18/B).

Kira alacağı için yapılan takip ve itirazın iptali kira alacağı icra takibi sayfasında anlatılmıştır.

Kanunun dava şartı saymadığı uyuşmazlıklarda, örneğin tacir olmayan iki kişi arasındaki ödünç para ilişkisinden doğan alacakta, arabulucuya başvurmak zorunlu değildir. Dava şartı olan hallerde arabulucuya başvurmadan açılan dava usulden reddedilir; son tutanak dava dilekçesine eklenir. Arabuluculuk bürosuna başvurudan son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar hak düşürücü süre işlemez; itirazın iptali davasının bir yıllık süresi de buna dahildir (6325 sayılı Kanun m.18/A).

Borçlu için: menfi tespit ve istirdat davası

Borçlu, icra takibinden önce ya da takip sırasında borçlu olmadığının tespiti için menfi tespit davası açabilir. Takipten önce açılan davada mahkeme, alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere teminat karşılığında takibin durdurulmasına ihtiyati tedbirle karar verebilir. Takipten sonra açılan davada takip tedbirle durdurulamaz; borçlu yalnız aynı oranda teminat göstererek icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir (İİK m.72).

Arabuluculuğa başvurulduktan sonra başvuran aleyhine aynı uyuşmazlık için takip yapılmışsa, başvuran son tutanaktan itibaren iki hafta içinde menfi tespit davası açıp isterse, takipten önce açılmış davadaki gibi takibin durdurulmasına tedbir kararı verilebilir (6325 sayılı Kanun m.18/A).

Takip tedbirle durdurulmuş ve dava alacaklı lehine sonuçlanmışsa, alacaklının alacağını tedbir yüzünden geç almaktan doğan zararı gösterilen teminattan karşılanır ve bu zarar yüzde yirmiden aşağı belirlenemez. Dava borçlu lehine sonuçlanırsa takip durur; takip haksız ve kötü niyetliyse borçlu, takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminat isteyebilir (İİK m.72).

İtiraz etmediği ya da itirazı kaldırıldığı için borçlu olmadığı parayı ödemek zorunda kalan kişi, parayı tamamen ödediği tarihten itibaren bir yıl içinde istirdat davası açarak geri isteyebilir. Tedbir alınmadan süren menfi tespit davası sırasında borç ödenirse dava istirdat davası olarak devam eder. Bu davalar takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yerde ya da davalının yerleşim yerinde açılabilir (İİK m.72).

Senede bağlı bir borçta, senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıran ya da azaltan hukuki işlemler, örneğin borcun ödendiği, miktarı ne olursa olsun tanıkla ispat edilemez (HMK m.201).

Çek, bono ve mahkeme kararına dayanan takip

Çek, bono ve poliçeye dayanan takipte kambiyo senetlerine özgü yol izlenir ve süreler kısadır. Ödeme emri borcun on gün içinde ödenmesini ister; senedin kambiyo senedi niteliğinde olmadığına ilişkin şikayet, imzaya itiraz ve borca itiraz beş gün içinde icra dairesine değil icra mahkemesine dilekçeyle yapılır. İmzaya ve borca itiraz, satış dışındaki takip işlemlerini kendiliğinden durdurmaz; icra mahkemesi takibin geçici olarak durdurulmasına karar verebilir (İİK m.168, m.169, m.169/a ve m.170).

Mahkeme kararına dayanan ilamlı takipte borçluya icra emri gönderilir ve borcu yedi gün içinde ödemesi istenir. Borçlu aynı süre içinde, borcun zamanaşımına uğradığını, ertelendiğini ya da ödendiğini ileri sürerek icra mahkemesinden icranın geri bırakılmasını isteyebilir; ödeme ya da erteleme iddiası kanunda sayılan resmi, onaylı ya da icra dairesi veya mahkeme önünde ikrar edilmiş belgelerle kanıtlanmalıdır (İİK m.32 ve m.33).

Ödenmeyen nafaka

Mahkemenin hükmettiği nafaka ödenmezse ilama dayanarak takip yapılır. Nafaka kararının gereğini yerine getirmeyen borçlu hakkında, alacaklının şikayeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir; hapis başladıktan sonra kararın gereği yerine getirilirse borçlu tahliye edilir. Şikayet, fiilin öğrenilmesinden itibaren üç ay ve her halde işlenmesinden itibaren bir yıl içinde icra ceza mahkemesine yapılır (İİK m.344 ve m.347).

Nafakanın belirlenmesi, artırılması ve kaldırılması nafaka, velayet ve mal rejimi sayfamızdadır.

Haciz, mal beyanı ve mal kaçırma

Ödeme süresi geçtikten ve itiraz varsa kaldırıldıktan sonra alacaklı haciz isteyebilir; borçlunun mal, hak ve alacakları UYAP üzerinden sorgulanıp elektronik ortamda haczedilebilir. Haciz isteme hakkı ödeme emrinin tebliğinden itibaren bir yıl geçmekle düşer; itiraz ve davada geçen süre hesaba katılmaz (İİK m.78).

İtirazı iptal edilen ya da kaldırılan borçlu, kararın tebliğinden itibaren üç gün içinde mal beyanında bulunmak zorundadır. Mal beyanında bulunmayan borçlu, alacaklının istemiyle bir defaya mahsus ve üç ayı geçmemek üzere hapisle zorlanır (İİK m.75 ve m.76).

Değerli eşya dışındaki ev eşyası ve kişisel eşya gibi kanunda sayılan mallar haczedilemez. Maaş ve ücretler, borçlu ile ailesinin geçimi için gerekli miktar ayrıldıktan sonra haczedilir; haczedilecek miktar dörtte birden az olamaz (İİK m.82 ve m.83).

Borçlu, alacaklıdan mal kaçırmak için malını eşine, çocuğuna ya da bir yakınına devretmişse, alacaklı bu devrin iptalini dava edebilir. Dava için kural olarak elde geçici ya da kesin aciz belgesi bulunmalıdır; dava hakkı tasarrufun yapıldığı tarihten itibaren beş yıl geçmekle düşer (İİK m.277 ve m.284).

Ayrıntılar tasarrufun iptali davası sayfamızdadır.

Sık sorulan sorular

Ödeme emrine itiraz ederken gerekçe yazmak zorunda mıyım?

Kanun gerekçe yazmayı zorunlu tutmaz; "borcum yoktur" gibi itiraz iradesini gösteren bir ifade yeterlidir. Ancak senetteki imzayı reddediyorsanız bunu ayrıca ve açıkça yazmalı, borcun bir kısmına itiraz ediyorsanız hangi kısma ve ne miktara itiraz ettiğinizi göstermelisiniz. Alacaklı itirazın kaldırılmasını isterse o duruşmada borçlu, senet metninden anlaşılanlar dışında itiraz sebeplerini değiştiremez ve genişletemez; bu yüzden borcun ödendiği gibi bilinen sebepleri itirazda baştan belirtmek yerinde olur.

Yedi günlük süreyi kaçırdım, ne yapabilirim?

Takip kesinleşir. Kusurunuz olmadan bir engel yüzünden süreyi kaçırdıysanız, engelin kalktığı günden itibaren üç gün içinde gecikmiş itirazda bulunabilirsiniz. Ödeme emri usulsüz tebliğ edildiyse öğrenmeden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesine şikayet yolu açıktır. Borçlu olmadığınızı takip sırasında menfi tespit davasıyla ileri sürebilir, ödemek zorunda kaldıysanız parayı tamamen ödediğiniz tarihten itibaren bir yıl içinde istirdat davası açabilirsiniz.

Alacaklıysam itirazın iptali davası mı açmalıyım, alacak davası mı?

Bir yıllık süre içinde itirazın iptali davası açmak, kazanıldığında aynı takibe devam etme ve likit alacakta icra inkar tazminatı isteme imkanı verir. Süre geçtikten sonra genel hükümlere göre alacak davası açılabilir; ancak bu davada icra inkar tazminatı istenemez ve eski takip işletilemez.

İtirazın iptali davasının bir yıllık süresi arabuluculukta işler mi?

Hayır. Arabuluculuğun dava şartı olduğu uyuşmazlıklarda büroya başvurudan son tutanağa kadar hak düşürücü süre işlemez.

Dosyanızı birlikte değerlendirelim

İstanbul'daki icra takiplerinde alacaklı ve borçlu vekilliği yapıyoruz: ilamsız ve ilamlı takip, ödeme emrine itiraz, itirazın iptali ve kaldırılması, menfi tespit ve istirdat davaları, kambiyo senetlerine dayalı takipte itiraz ve şikayet, nafaka alacağının icrası ve haciz işlemleri. Ön değerlendirme için ödeme emri ya da icra emri ve tebliğ tarihi, alacağın belgesi (sözleşme, fatura, senet, dekont vb.) ve varsa itiraz dilekçesi ile arabuluculuk son tutanağı yeterlidir.

Ön değerlendirme için gereken belgeler

  • Ödeme emri ya da icra emritebliğ tarihiyle birlikte; itiraz ve dava sürelerinin hesabı için
  • Alacağın belgesisözleşme, fatura, senet, dekont vb.
  • İtiraz dilekçesi (varsa)borçlunun icra dairesine verdiği itiraz ve alacaklıya tebliğ tarihi
  • Arabuluculuk son tutanağı (varsa)arabuluculuğun dava şartı olduğu uyuşmazlıklarda

“Varsa” diye belirtilenler yalnız dosyanızda bulunuyorsa gerekir.

Av. Arb. Uzl. Halis Gökhan Giray Bu sayfa Av. Arb. Uzl. Halis Gökhan Giray (İstanbul Barosu, Sicil No: 59260) tarafından hazırlanmıştır. Son güncelleme: Eylül 2026. İçerik genel bilgilendirme amaçlıdır; somut uyuşmazlıkta sözleşme ve belgeler incelenmeden sonuca varılmamalıdır.
Ara WhatsApp'tan yazın