Mirasın reddi nedir, kim reddedebilir?
Miras, ölümle birlikte alacak ve borçlarıyla bir bütün olarak mirasçılara geçer; mirasçılar mirasbırakanın borçlarından kişisel olarak, yani kendi malvarlıklarıyla da sorumlu olur. Mirası reddeden mirasçı ise mirasçılık sıfatını ölüm anından geçerli olarak kaybeder: mirastan hiçbir şey almaz, borçlardan da sorumlu olmaz. Yasal mirasçılar da vasiyetnameyle atanmış mirasçılar da mirası reddedebilir (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, TMK m.605/1).
Ret iki biçimde gerçekleşir: mirasçının sulh hukuk mahkemesine beyanıyla (gerçek ret) ya da borca batık terekede kanunun mirası reddedilmiş saymasıyla (hükmen ret). Mirasbırakan hayattayken miras reddedilemez; o dönemde mirastan vazgeçmek ancak onunla yapılacak mirastan feragat sözleşmesiyle mümkündür.
Ret bir vekil aracılığıyla da yapılabilir. Yargı uygulamasına göre bunun için vekaletnamede mirası reddetme yetkisinin açıkça yazılı olması gerekir; genel bir dava vekaletnamesi yetmez. Vesayet altındaki mirasçı adına vasinin mirası reddedebilmesi için vesayet makamının ve ardından denetim makamının izni gerekir (TMK m.463).
Üç aylık süre ne zaman başlar?
Miras üç ay içinde reddedilebilir. Süre, yasal mirasçı için mirasbırakanın ölümünü öğrendiği tarihten başlar; mirasçı olduğunu daha sonra öğrendiğini ispat eden için bu öğrenme tarihi esas alınır. Vasiyetnameyle atanmış mirasçıda süre, mirasbırakanın tasarrufunun kendisine resmen bildirildiği tarihten işler (TMK m.606).
Süre hak düşürücüdür; mahkeme kendiliğinden inceler ve beyanın üç ay dolmadan mahkemeye ulaşmış olması gerekir. Süresinde mirası reddetmeyen mirasçı, mirası kayıtsız şartsız kazanmış olur (TMK m.610/1).
Mirası reddetmeden ölen mirasçının ret hakkı kendi mirasçılarına geçer. Ret sonucunda miras daha önce mirasçı olmayanlara, örneğin reddedenin çocuklarına geçerse, onlar için süre önceki mirasçının reddettiğini öğrendikleri tarihten başlar (TMK m.608).
Önemli sebeplerin varlığı halinde sulh hukuk mahkemesi, istem üzerine ret süresini uzatabilir ya da yeni bir süre tanıyabilir (TMK m.615).
Tereke mallarının dağınık olması, mirasçının ağır hastalığı ya da haberleşmenin zor olduğu bir yabancı ülkede bulunması önemli sebebe örnektir. Süre uzatımı, sürenin susarak geçirildiği haller içindir; terekeyi sahiplenerek ret hakkını kaybetmiş mirasçıya yeni süre verilmez.
Terekenin durumu belli değilse: resmi defter
Borçların malvarlığını aşıp aşmadığı bilinmiyorsa, mirası reddetme hakkı olan mirasçı, ret süresinin başladığı tarihten itibaren bir ay içinde sulh hukuk mahkemesinden terekenin resmi defterinin tutulmasını isteyebilir. Defter tutulduğu sürece mirasbırakanın borçları için icra takibi yapılamaz (TMK m.619 ve m.625).
Defteri inceleme süresi bittikten sonra her mirasçı bir ay içinde beyanda bulunmaya çağrılır: mirası reddedebilir, resmi tasfiye isteyebilir ya da mirası deftere göre veya kayıtsız şartsız kabul edebilir. Beyanda bulunmayan mirasçı mirası deftere göre kabul etmiş sayılır. Bu durumda deftere yazılmamış borçlardan kural olarak sorumlu olmaz; deftere yazılmış borçlardan ise kendi malvarlığıyla da sorumludur (TMK m.627-629).
Ret beyanı nasıl ve nerede yapılır?
Ret, sulh hukuk mahkemesine sözlü ya da yazılı bir beyanla yapılır ve kayıtsız şartsız olmalıdır; gerekçe göstermek gerekmez. Hakim beyanı tutanakla tespit eder; süresinde yapılmış ret, mirasın açıldığı yerin sulh hukuk mahkemesince özel kütüğe yazılır ve isteyen mirasçıya reddi gösteren bir belge verilir (TMK m.609).
Beyan mirasbırakanın son yerleşim yerindeki sulh hukuk mahkemesine yapılır. Güncel yargı uygulaması mirasçının oturduğu yerdeki sulh hukuk mahkemesine yapılan beyanı da kabul ediyor; bu durumda karar, kütüğe yazılmak üzere mirasın açıldığı yerin mahkemesine gönderilir. İstanbul'da mahkeme adı ilçeden değil adliyeden gelir: son yerleşim yeri Kadıköy ise ret beyanı İstanbul Anadolu Adliyesi'ndeki sulh hukuk mahkemelerine yapılır.
Sulh hukuk mahkemesi yalnız beyanın süresinde olup olmadığını ve beyanda bulunanın mirasçılığını inceler. Yargı uygulamasına göre beyan mahkemeye ulaşmakla sonuç doğurur; mirasçının ayrıca duruşmaya gelmesi gerekmez.
Yurt dışında yaşayan mirasçı, ret beyanını Türkiye'deki bir vekil aracılığıyla yapabilir. Mirası reddetme yetkisini açıkça içeren vekaletname, bulunduğu ülkedeki Türk konsolosluğunda düzenlenebilir; yabancı ülkelerde noterlik işlerini konsoloslar görür (1512 sayılı Noterlik Kanunu m.191).
Hangi davranışlar mirası kabul sayılır?
Ret süresi dolmadan mirasçı sıfatıyla tereke işlerine karışan, terekenin olağan yönetimini ya da mirasbırakanın işlerinin yürütülmesi için gerekenleri aşan işler yapan, tereke mallarını gizleyen veya kendine mal eden mirasçı artık mirası reddedemez (TMK m.610/2).
Yargı uygulamasında mirasbırakanın borcu için yapılandırma taahhüdünde bulunup ödeme yapmak ve mirastan gelen taşınmaz payını adına intikal ettirip satmak sahiplenme sayılmıştır. Mirasbırakanın banka hesabındaki parayı çekip kullanmak da aynı sonucu doğurabilir. Buna karşılık malların korunması için önlem almak, acil onarım yaptırmak ve mirasçılık belgesi almak sahiplenme sayılmaz. İcra tehdidi altında yapılan ödemeler ile tereke borcuna göre çok küçük kalan ödemeler de bazı kararlarda mirası kabul olarak yorumlanmamıştır.
Zamanaşımı ya da hak düşürücü sürenin dolmasını önlemek için dava açmak veya icra takibi yapmak ret hakkını ortadan kaldırmaz (TMK m.610/3).
Borca batık terekede hükmen ret
Borca batıklığın açıkça belli olması, en azından mirasbırakanın çevresince bilinmesidir; resmen tespit edilmiş olması ise örneğin hakkında aciz belgesi alınmış ya da iflasına karar verilmiş olmasıdır. Mirasbırakanın ölüm tarihinde ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmişse miras, ayrıca bir beyana gerek kalmadan reddedilmiş sayılır (TMK m.605/2).
Uygulamada bu durum, mirasçının asliye hukuk mahkemesinde tereke alacaklılarına karşı açtığı tespit davasıyla belgelenir; alacaklının davasında savunma olarak da ileri sürülebilir. Yargı uygulamasına göre dava üç aylık süreye bağlı değildir ve mirasçının iyi ya da kötü niyetli olmasının önemi yoktur. Borca batıklığın yanında aranan, mirasçının terekeyi yukarıda anlatılan biçimde sahiplenmemiş olmasıdır.
Yetkili mahkeme tartışmalıdır. Öğretide mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesini kesin yetkili sayan görüş vardır; güncel Yargıtay uygulaması ise yetkiyi kesin saymıyor ve davalı alacaklının, birden çok alacaklı varsa birinin yerleşim yerini esas alıyor. Süresinde yetki itirazı yapılmazsa davanın açıldığı mahkeme yetkili hale gelir (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, HMK m.6, m.7 ve m.19).
Mahkeme bankalar, tapu, trafik ve vergi daireleri ile Sosyal Güvenlik Kurumu gibi kurumlardan mirasbırakanın ölüm tarihindeki mallarını ve borçlarını sorar, gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırır; aciz belgesi varsa ayrıca araştırmaya gerek kalmaz. Yargı uygulamasına göre bu davada da mirası reddetme yetkisini içeren vekaletname aranır ve dava kabul edilse bile yargılama giderleri kural olarak davacı mirasçılar üzerinde bırakılır.
Üç aylık süre dolmamışsa sulh hukuk mahkemesine ret beyanı çoğu zaman daha kısa ve daha az masraflı yoldur; süre kaçırılmışsa hükmen ret yoluna gidilir.
Reddin sonuçları: pay kime geçer?
Yasal mirasçılardan biri mirası reddederse onun payı, miras açıldığında kendisi sağ değilmiş gibi hak sahiplerine geçer. Reddedenin çocukları varsa pay onlara kalır. Örneğin mirasbırakanın üç çocuğundan yalnız biri mirası reddederse onun çocukları mirasçı olur; borçtan kurtulmaları için onların da ayrıca reddetmesi gerekir (TMK m.611).
Mirasbırakanın altsoyunun tamamı mirası reddeder ve sağ kalan eş reddetmezse, altsoyun payı eşe geçer (TMK m.613).
En yakın yasal mirasçıların tamamı mirası reddederse, örneğin ölenin eşi ve bütün çocukları birlikte reddetmişse, miras torunlara, ana babaya ya da kardeşlere geçmez. Tereke sulh hukuk mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir; borçlar ödendikten sonra arta kalan değerler, mirası reddetmemişler gibi hak sahiplerine verilir (TMK m.612).
Ödemeden aciz bir mirasbırakanın mirasını reddeden mirasçılar, onun alacaklılarına karşı, ölümünden önceki beş yıl içinde ondan almış oldukları ve paylaşmada geri vermekle yükümlü olacakları değer ölçüsünde sorumludur. Olağan eğitim ve öğrenim giderleri ile adet üzere verilen çeyiz bu sorumluluğun dışındadır; iyiniyetli mirasçı yalnız geri verme zamanındaki zenginleşmesi ölçüsünde sorumlu olur (TMK m.618).
Sağ kalan eşin mirası reddetmesi, mal rejiminin tasfiyesinden doğan katılma alacağını istemesine engel değildir; yargı uygulamasına göre ret, katılma alacağından vazgeçme anlamına gelmez. Katılma alacağı nafaka, velayet ve mal rejimi sayfasında anlatılıyor.
İcra takibi ve alacaklılar
Terekenin borçları için takip, ölüm günüyle birlikte üç gün geri bırakılır. Mirasçı mirası kabul ya da reddetmemişse takip, ret süresi geçinceye kadar geri kalır (2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, İİK m.53).
Yargı uygulamasına göre ret süresi içinde mirasçılara takip yapılamaz; bu kurala aykırı takibe karşı icra mahkemesine süre sınırı olmaksızın şikayet yoluyla başvurulabilir. Ret süresi geçtikten sonra mirasçılara ödeme emri gönderilmişse, mirası reddetmiş mirasçının bunu itiraz süresinde, genel haciz yolunda yedi gün içinde icra dairesine, kambiyo senedine dayalı takipte beş gün içinde icra mahkemesine bildirmesi gerektiği kabul edilmektedir. Takibin kesinleşmesinden sonra alınan ret kararının ise şikayet yoluyla ileri sürülebileceğine ilişkin kararlar vardır. İtirazın biçimi ve süreleri icra takibi, itiraz ve menfi tespit sayfasındadır.
Mirasbırakanın borcu için takip edilen mirasçı, itirazın kaldırılması incelemesinde terekenin borca batık olduğunu ileri sürerse, icra mahkemesi bu konuda ilam getirmesi için ona uygun bir süre verir (İİK m.68/4).
Mirasbırakandan alacaklı olan kişi alacağını mirası reddetmeyen mirasçılardan isteyebilir; en yakın mirasçıların tamamı reddetmişse alacağını sulh hukuk mahkemesinin yürüttüğü tasfiyede bildirir. Tasfiyeden alacağını alamazsa, ölümden önceki beş yıl içinde mirasbırakandan kazandırma almış ve mirası reddetmiş mirasçılara yukarıda anlatılan sınırlar içinde başvurabilir.
Mirasçının kendi alacaklısı ise başka bir korumadan yararlanır. Malvarlığı borcuna yetmeyen mirasçı, alacaklılarına zarar vermek amacıyla kendisine kalan mirası reddederse, alacaklıları ya da iflas idaresi, kendilerine yeterli bir güvence verilmediği takdirde ret tarihinden başlayarak altı ay içinde reddin iptalini dava edebilir. İptal kararı verilirse miras resmen tasfiye edilir ve reddedenin payına düşen değerden önce davayı açan alacaklılara ödeme yapılır (TMK m.617).
Yargı uygulamasına göre reddin iptali davası, mirasbırakanın son yerleşim yerindeki asliye hukuk mahkemesinde açılır. Borçlunun mallarını başkasına devrederek alacaklıdan kaçırması halinde başvurulacak yol ise tasarrufun iptali davasıdır.
Sık sorulan sorular
Mirası reddedersem babamdan kalan evdeki payımı alabilir miyim?
Hayır. Ret bütün miras içindir; borçları reddedip malları kabul etmek mümkün değildir. "Taşınırları reddediyorum, evi kabul ediyorum" gibi koşula bağlanan ret geçersiz sayılır ve süre içinde yeniden kayıtsız şartsız ret beyanında bulunulmazsa mirasçı mirası kazanmış olur. Terekenin gerçekten borca batık olup olmadığı bilinmiyorsa resmi defter tutulmasını istemek bir seçenektir; defterden sonraki beyan süresi kaçırılmamalıdır.
Babamdan bana bağlanan yetim aylığını almak mirası kabul sayılır mı?
Hayır. Sosyal Güvenlik Kurumu'nun bağladığı dul ve yetim aylığı terekeye dahil değildir; bu aylığı almak mirası kabul anlamına gelmez.
Mirası reddettim; çocuklarım borçtan sorumlu olur mu?
Payınız çocuklarınıza geçiyorsa onlar mirasçı olur ve sizin reddettiğinizi öğrendikleri tarihten başlayarak üç ay içinde onlar da mirası reddedebilir. Annenizle ve bütün kardeşlerinizle birlikte en yakın mirasçıların tamamı reddetmişse miras çocuklarınıza geçmez, tereke tasfiye edilir. Velayetinizdeki çocuk adına ret beyanını siz yaparsınız; aynı mirası kendiniz de reddediyorsanız, çıkar çatışması nedeniyle mahkemenin çocuğa kayyım ataması gündeme gelebilir.
Ret beyanımdan sonradan dönebilir miyim?
Ret beyanı sulh hukuk mahkemesine ulaştığı anda sonuç doğurur ve tek taraflı olarak geri alınamaz. Yargı uygulamasına göre ancak diğer mirasçıların tamamının onayıyla ya da beyanın yanılma, aldatma veya korkutma nedeniyle ayrı bir davada iptal edilmesiyle dönülebilir.
Dosyanızı birlikte değerlendirelim
İstanbul'daki mirasın reddi ve hükmen ret dosyalarında vekillik yapıyoruz: sulh hukuk mahkemesine ret beyanı, süre uzatımı ve resmi defter istemi, asliye hukuk mahkemesinde hükmen ret tespit davası, mirasçılara yöneltilen icra takiplerinde itiraz ve şikayet ile alacaklı yönünden reddin iptali davası. Ön değerlendirme için mirasbırakanın ölüm tarihini gösteren nüfus kaydı, varsa mirasçılık belgesi ve borçları gösteren belgeler (icra takipleri, banka ve kredi kartı ekstreleri vb.) yeterlidir.
Ön değerlendirme için gereken belgeler
- Nüfus kayıt örneğimirasbırakanın ölüm tarihi ve mirasçıların kim olduğu için
- Mirasçılık belgesi (varsa)sulh hukuk mahkemesinden ya da noterden alınmış olan
- İcra takibi belgeleri (varsa)mirasbırakan ya da mirasçılar aleyhine başlatılan takiplerin ödeme emri ve tebliğ tarihi
- Banka ve kredi kartı ekstreleri (varsa)mirasbırakanın borçlarını ve ölüm tarihindeki durumunu göstermek için
“Varsa” diye belirtilenler yalnız dosyanızda bulunuyorsa gerekir.