Dört unsur ve kararın uygulandığı devirler
Yargı uygulaması muris muvazaasında dört unsur arar:
- tapuda yapılmış görünüşteki bir sözleşme, yani satış ya da ölünceye kadar bakma,
- mirasbırakan ile devralan arasında bu sözleşmenin gerçek olmadığına ilişkin muvazaa anlaşması,
- mirasçıları aldatma, yani onlardan mal kaçırma amacı,
- görünüşteki sözleşmenin arkasına gizlenmiş bir bağış.
İçtihadı birleştirme kararı, mirasbırakan adına tapuda kayıtlı taşınmazların devrinde uygulanır. Aşağıdaki devirlerde muris muvazaası yolu kapalıdır; saklı payı zedelenen mirasçı, koşulları varsa tenkis davası açabilir:
- tapuda açıkça bağış olarak yapılan devir, çünkü gizlenen bir işlem yoktur,
- bedelini mirasbırakanın ödediği taşınmazın satıcıdan doğrudan başkası adına tescil ettirilmesi,
- taşınır mallar, para ve tapuda kayıtlı olmayan taşınmazlar; bunların elden bağışlanması şekle bağlı olmadığından gizli bağış geçerlidir.
Mal kaçırma amacı bulunmayan devirler
Davanın kabulü için mirasbırakanın gerçek amacının mirasçılarından mal kaçırmak olduğu anlaşılmalıdır. Bu amaç yoksa devir satış gibi gösterilmiş olsa bile dava reddedilir. Yargı uygulamasında şu hallerde mal kaçırma amacı kabul edilmez:
- Gerçek satış: alıcı taşınmazı gerçekten satın almış ve bedelini ödemişse ortada gizli bir bağış yoktur.
- Bakım ve minnet: bedel yalnız para olmak zorunda değildir. Mirasbırakana olağan ilginin ötesinde bakan çocuğa ya da yakına bu emeğin karşılığı olarak veya bakımın yarattığı minnet duygusuyla yapılan devirde de mal kaçırma amacı kabul edilmez; değerlendirmede mirasbırakanın başka malları kalıp kalmadığına da bakılır.
- Paylaştırma: mirasbırakan mallarını sağlığında bütün mirasçıları arasında hak dengesini gözeterek dağıtmışsa amaç paylaştırmaktır. Tam eşitlik aranmaz; ancak paylaştırma bütün mirasçıları kapsamalı ve dengesizlik makul ölçüyü aşmamalıdır.
Mal kaçırma amacı devir tarihine göre değerlendirilir. Davacının devir tarihinde mirasçı olması gerekmez; mirasbırakanın ölümünde mirasçı olması yeterlidir. Ancak devir tarihinde mirasbırakanın devralanlar dışında hiç mirasçısı yoksa, yargı uygulamasında mal kaçırma amacından söz edilemeyeceği kabul edilmiştir; bu görüş oy çokluğuyla benimsenmiştir.
Ölünceye kadar bakma sözleşmesiyle yapılan devir
Ölünceye kadar bakma sözleşmesinde bakım borçlusu bakım alacaklısına ölünceye kadar bakmayı, bakım alacaklısı da ona bir malvarlığını ya da bazı malvarlığı değerlerini devretmeyi üstlenir (TBK m.611).
Bu sözleşme karşılıklı edimler içerdiğinden kural olarak geçerlidir. Bakım koşulu yalnız görünüşte konulmuş ve asıl amaç mirasçılardan mal kaçırmaksa devir muvazaalıdır. Yargı uygulamasında mahkeme şunları birlikte değerlendirir:
- sözleşme tarihinde mirasbırakanın yaşı, sağlık durumu, aile koşulları ve ilişkileri,
- elindeki malvarlığının miktarı ve devredilen malın bütün malvarlığına oranı,
- devrin makul karşılanabilecek sınırda kalıp kalmadığı; daha az bir malla bakımını sağlayabilecekken malvarlığının büyük kısmını devretmesi bu sınırın aşıldığını gösterir.
Sözleşme tarihinde mirasbırakanın özel bakıma muhtaç olması gerekmez ve bakım borçlusunun mirasbırakanın çocuğu olması devre engel değildir. Mirasbırakan sağlığında kendisine bakılmadığını ileri sürmemişse mirasçılar bunu ölümden sonra ileri süremez. Satış biçiminde yapılan devirde ise malvarlığına oran araştırması gerekmez; orada diğer deliller değerlendirilir.
Davayı kimler, kime karşı açar
Saklı pay sahibi olsun olmasın, miras hakkı zedelenen her mirasçı, evlatlık dahil, bu davayı açabilir. Mirası reddeden ya da mirastan feragat eden kişi dava açamaz. Dava mirasbırakanın ölümünden sonra açılır; mirasbırakan sağken açılan dava dinlenmez.
Her mirasçı kendi miras payı oranında dava açabilir; bunun için diğer mirasçıların davaya katılması ya da onay vermesi gerekmez. Taşınmazın tamamının terekeye döndürülmesi istenirse diğer mirasçıların onayı alınmalı, alınamazsa terekeye atanacak temsilci davayı yürütmelidir (TMK m.640).
Dava, taşınmazı mirasbırakandan devralan kişiye karşı açılır; davalının mirasçı olması gerekmez. Taşınmaz devralan tarafından başkasına satılmışsa son kayıt maliki de davalı gösterilir. Son malik muvazaayı biliyor ya da bilmesi gerekiyorsa tapu kaydı onun adına da iptal edilir; iyiniyetliyse kazanımı korunur (TMK m.1023 ve m.1024).
Son malik iyiniyetli olduğu için taşınmaz geri alınamıyorsa mirasçı, taşınmazı mirasbırakandan devralan kişiden bedel isteyebilir. Bu ihtimale karşı dava, tapu iptali ve tescil olmazsa bedel şeklinde terditli açılabilir. Yargı uygulamasında bedel, taşınmazın devir tarihindeki mevcut halinin dava tarihindeki rayiç değeri üzerinden davacının miras payına düşen kısım olarak hesaplanır.
Taşınmazın dava sürerken el değiştirmesine karşı dava dilekçesinde tapuya ihtiyati tedbir şerhi konulması istenir; koşulları tapu iptali sayfamızın ihtiyati tedbir bölümünde anlatılmıştır. Tedbir yoksa ve davalı dava sürerken taşınmazı devrederse davacı, davaya devralana karşı devam etmek ile devredenden tazminat istemek arasında seçim yapar (HMK m.125).
İspat, deliller ve dava öncesi hazırlık
Davacı, mirasbırakan ile devralan arasındaki sözleşmenin tarafı olmadığından tanık dahil her türlü delile dayanabilir. Mal kaçırma amacını ise davacı ispat eder (TMK m.6 ve HMK m.190).
Gerçek amaç gizlendiği için mahkeme şu olguları birlikte değerlendirir:
- mirasbırakanın taşınmazı satmasını gerektiren haklı ve makul bir nedenin bulunup bulunmadığı,
- alıcının o tarihte taşınmazı alacak ekonomik gücü ve bedelin gerçekten ödenip ödenmediği,
- resmi senetteki bedel ile devir tarihindeki gerçek değer arasındaki fark,
- mirasbırakanın davacı ve davalıyla ilişkileri, yörenin gelenekleri ve olayların olağan akışı.
Yargı uygulamasında senetteki bedel ile gerçek değer arasındaki fark tek başına muvazaaya yeterli sayılmamış, mirasbırakanın bütün malvarlığını devretmiş olması da aranmamıştır.
Dava öncesinde şu belgeler toplanmalıdır:
- mirasçılık belgesi,
- dava konusu taşınmazın ve mirasbırakan adına kayıtlı diğer taşınmazların tapu kayıtları ile devre ilişkin resmi senet,
- satış bedelinin ödenip ödenmediğini gösterecek banka kayıtları,
- ölünceye kadar bakma sözleşmesiyle yapılan devirde mirasbırakanın sağlık kayıtları ve bakımı kimin üstlendiğini bilen tanıkların listesi.
Süre, mahkeme ve harç
Yargı uygulamasına göre muris muvazaasına dayanan dava zamanaşımına ve hak düşürücü süreye bağlı değildir; dava hakkı mirasbırakanın ölümüyle doğar ve ölümden uzun yıllar sonra açılması tek başına hakkın kötüye kullanılması sayılmaz. Muvazaalı işlemin tarafı iyiniyetli sayılmadığından, iyiniyetle on yıl sürdürülen zilyetliği koruyan kural taşınmazı mirasbırakandan alan kişiye uygulanmaz (TMK m.712).
Kadastroda bir istisna vardır ve yargı uygulamasına göre yalnız mirasbırakan kadastro tespitinden önce ölmüşse uygulanır, çünkü mirasçının hakkı ölümle doğar. Bu durumda tutanağın kesinleşmesinden itibaren on yıl geçtikten sonra kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanılarak dava açılamaz (3402 sayılı Kadastro Kanunu m.12/3).
Görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. Yetki mirasbırakanın yerleşim yerine göre değil taşınmaza göre belirlenir: Kadıköy'de oturan mirasbırakanın Maltepe'deki dairesi için dava, İstanbul Anadolu Adliyesi'ndeki asliye hukuk mahkemesinde açılır. Taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir; birden çok taşınmaz varsa dava bunlardan birinin bulunduğu yerde hepsi için açılabilir (HMK m.2 ve m.12).
Taşınmazlarda dava şartı arabuluculuk kira, paylaştırma ve ortaklığın giderilmesi, kat mülkiyeti ve komşu hakkı uyuşmazlıklarını kapsar; muris muvazaası davası bunların arasında olmadığından doğrudan mahkemede açılır (6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/B).
Dava nispi harca tabidir. Harca esas değer, taşınmazın dava tarihindeki değeri üzerinden davacının miras payına düşen kısımdır. Dava açılırken tahmini bir değer gösterilir, gerçek değer keşif ve bilirkişi incelemesiyle belirlenir. Eksik kalan harç tamamlanmadıkça davaya devam edilmez (492 sayılı Harçlar Kanunu m.30).
Yargılama aşamaları ve kanun yolları
Dava, dilekçelerin karşılıklı verilmesi, ön inceleme, tahkikat ve karar aşamalarından geçer. Tahkikatta tanıklar dinlenir, tapu ve banka kayıtları getirtilir, taşınmazın değeri keşif ve bilirkişi incelemesiyle belirlenir. Yargılamanın süresi tanık ve taşınmaz sayısına, keşfe ve taraf sayısına göre değişir.
Adli tatil 20 Temmuz'da başlar ve 31 Ağustos'ta biter. Muris muvazaası davası HMK m.103'te bu dönemde görülecek işler arasında sayılmadığından, mahkeme ivedi görülmesine karar vermedikçe tatilde duruşma yapılmaz; ihtiyati tedbir talepleri ise tatilde de karara bağlanır. HMK'da öngörülen bir sürenin son günü adli tatile rastlarsa süre, tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzamış sayılır (HMK m.104).
Değeri kanundaki parasal sınırların altında kalan kararlar dışında, ilk derece mahkemesinin kararına karşı tebliğden itibaren iki hafta içinde bölge adliye mahkemesine istinaf, bölge adliye mahkemesinin kararına karşı da yine iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yoluna başvurulabilir (HMK m.345 ve m.361).
Tenkisle birlikte istem ve karardan sonrası
Saklı pay sahibi mirasçı, muvazaa ispatlanamazsa değerlendirilmek üzere tenkis istemini aynı davada terditli olarak ileri sürebilir; ayrıntılar tenkis sayfamızın terditli dava bölümündedir. Devir gerçek bir satışsa karşılıksız bir kazandırma bulunmadığından tenkis istemi de reddedilir (TMK m.565).
Tenkis ve bedel istemleri dava dilekçesinde baştan yer almalıdır. Yargı uygulamasına göre dava dilekçesinde bulunmayan bir talep sonradan kısmi ıslahla davaya eklenemez. Tenkis için ayrı dava açmak ise saklı payın zedelendiğinin öğrenilmesinden başlayarak bir yıllık süreye takılabilir (TMK m.571).
Muvazaa nedeniyle verilen karar açıklayıcı niteliktedir; mirasçı payını mirasbırakanın ölümüyle kazanmış sayılır. Bu yüzden taşınmazı kullanan ya da kiraya veren kayıt malikinden ecrimisil istenebilir. Başlangıç tarihinde yargı kararları ayrışır: bir kısmı mirasbırakanın ölümünü esas alır, bir kısmı ise taşınmazdan kira ya da ürün geliri elde edilmiyorsa ve mirasçının taşınmazdan yararlanmasının daha önce engellendiği gösterilemiyorsa muvazaa davasının açıldığı tarihi esas alır. Kira sözleşmesine etkisi ve zamanaşımı savunması tapu iptali sayfamızın kira sözleşmesine etkisi bölümünde anlatılmıştır.
Aynı taşınmaz için açılmış bir ortaklığın giderilmesi davası varsa, yargı uygulamasında muvazaa davasının sonucu bekletici mesele olarak beklenir.
Sık sorulan sorular
Babam hayattayken muris muvazaası davası açabilir miyim?
Hayır. Dava hakkı mirasbırakanın ölümüyle doğar; mirasbırakan sağken açılan dava dinlenmez.
Annem evini bakım şartıyla kardeşime devretti; dava açabilir miyim?
Dava ancak annenizin ölümünden sonra açılabilir. Ölünceye kadar bakma sözleşmesiyle yapılan devir kural olarak geçerlidir. Mahkeme annenizin o tarihteki yaşına, sağlığına, aile ilişkilerine ve devredilen evin bütün malvarlığına oranına bakar; bakımı sağlamak için gerekenden fazla mal devredildiyse devir muvazaalı sayılabilir.
Dava ne kadar sürer?
Kesin bir süre söylemek mümkün değildir. Dava dilekçeler, ön inceleme, tanıkların dinlenmesi, keşif ve bilirkişi incelemesi, harcın tamamlanması ve karar aşamalarından geçer; karardan sonra istinaf ve temyiz incelemesi gelir.
Muris muvazaası davası için arabulucuya gitmek zorunlu mu?
Hayır. Muris muvazaası davası dava şartı arabuluculuk kapsamındaki uyuşmazlıklar arasında sayılmamıştır; dava doğrudan asliye hukuk mahkemesinde açılır. Taraflar isterse ihtiyari arabuluculuğa başvurabilir.
Harç neye göre hesaplanır?
Harç nispidir ve taşınmazın dava tarihindeki değeri üzerinden davacının miras payına düşen kısma göre hesaplanır. Değer keşifle belirlendikten sonra eksik harç tamamlatılır.
Dosyanızı birlikte değerlendirelim
İstanbul'daki muris muvazaası dosyalarında davacı ve davalı vekilliği yapıyoruz: satış ya da ölünceye kadar bakma sözleşmesiyle yapılan devirlere karşı tapu iptali ve tescil davaları, terditli tenkis ve bedel istemleri, ihtiyati tedbir talepleri ve karar sonrası ecrimisil alacakları. Ön değerlendirme için mirasçılık belgesi, tapu kaydı ve devre ilişkin resmi senet, varsa banka kayıtları yeterlidir.
Ön değerlendirme için gereken belgeler
- Mirasçılık belgesidavacının mirasçı olduğunu ve miras payını gösteren veraset ilamı
- Tapu kaydıdava konusu taşınmazın ve mirasbırakan adına kayıtlı diğer taşınmazların malik geçmişi
- Resmi senetiptali istenen satış ya da ölünceye kadar bakma sözleşmesine ilişkin tapu işlemi belgesi
- Banka kayıtları (varsa)satış bedelinin ödenip ödenmediğini gösteren hesap hareketleri
- Sağlık kayıtları (varsa)ölünceye kadar bakma sözleşmesiyle yapılan devirde mirasbırakanın durumunu gösteren kayıtlar
“Varsa” diye belirtilenler yalnız dosyanızda bulunuyorsa gerekir.