Miras sözleşmesi nedir, vasiyetnameden farkı ne?
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'na göre mirasbırakan, miras sözleşmesiyle mirasını ya da belirli bir malını sözleşme yaptığı kişiye veya üçüncü bir kişiye bırakma yükümlülüğü altına girebilir. Örneğin baba, oğluyla yaptığı sözleşmeyle mirasının yarısı için onu mirasçı atayabilir ya da oturduğu daireyi ölümünden sonra ona bırakmayı üstlenebilir (TMK m.527).
Sözleşme karşılıklı da olabilir: lehine tasarruf yapılan kişi, mirasbırakana sağlığında bakmayı ya da bir para ödemeyi üstlenir. Uygulamada sık görülen örneklerden biri ölünceye kadar bakma sözleşmesidir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre bu sözleşme, Devletçe tanınmış bir bakım kurumunun yetkili makamların belirlediği koşullara uyarak yaptığı sözleşmeler dışında, mirasçı atanmasını içermese bile miras sözleşmesi şeklinde yapılmadıkça geçerli olmaz (TBK m.612).
Vasiyetnameden başlıca farkları şunlardır (TMK m.502, m.503 ve m.545):
- Vasiyetname tek taraflıdır ve mirasbırakan ondan her zaman dönebilir; miras sözleşmesinden ise ancak karşı tarafla anlaşarak ya da kanunda sayılan hallerde dönülebilir.
- Vasiyetname için on beş yaşını doldurmak ve ayırt etme gücüne sahip olmak yeterlidir; miras sözleşmesiyle tasarrufta bulunan kişinin ayrıca ergin olması ve kısıtlı bulunmaması gerekir.
- Vasiyetname resmi, el yazılı ya da olağanüstü durumda sözlü yapılabilir; miras sözleşmesinin tek şekli resmi şekildir.
Eşler birbirlerini bağlayıcı biçimde karşılıklı mirasçı atamak istiyorsa bunun yolu miras sözleşmesidir; ortak vasiyetname yargı uygulamasında şekle aykırı sayılır.
Nasıl yapılır, hangi şekil şart?
Miras sözleşmesinin geçerli olması için resmi vasiyetname şeklinde düzenlenmesi gerekir. Taraflar arzularını resmi memura aynı zamanda bildirir ve düzenlenen sözleşmeyi memurun ve iki tanığın önünde imzalar. Resmi memur uygulamada çoğunlukla noterdir; sulh hakimi de olabilir (TMK m.545 ve m.532).
Yargı uygulamasına göre mirastan feragat de bir miras sözleşmesi olduğundan aynı şekle tabidir ve resmi vasiyetname şeklinde, uygulamada noterde düzenleme biçiminde yapılır; dışarıda hazırlanan bir metnin noterde onaylatılması ya da adi yazılı bir feragatname yetmez. Mirasbırakan sözleşmeye bizzat katılır; onun adına vekil aracılığıyla yapılan feragat sözleşmesi geçersiz sayılmıştır. Ölüme bağlı tasarrufta bulunmayan karşı taraf ise öğretiye göre temsilci kullanabilir.
TMK m.536'daki tanık yasakları miras sözleşmesinde de uygulanır: fiil ehliyeti bulunmayanlar, bir ceza mahkemesi kararıyla kamu hizmetinden yasaklılar, okur yazar olmayanlar, mirasbırakanın eşi, üstsoy ve altsoy kan hısımları, kardeşleri ve bunların eşleri tanık olamaz. Yargı uygulaması, mirasbırakanın çocuklarından birinin tanık olarak katıldığı feragat sözleşmesini bu nedenle şekle aykırı saymıştır.
Mirasbırakan olarak sözleşme yapan kişi ayırt etme gücüne sahip, ergin ve kısıtlı olmamalıdır. Kısıtlı bir kişi vasiyetname yapabilir, miras sözleşmesi yapamaz (TMK m.503).
Yargı uygulamasına göre mirastan feragat sözleşmesi, vasiyetname gibi ölümden sonra sulh hukuk mahkemesinde açılmaz; bu yüzden mirasçılık belgesi istenirken ayrıca sunulmalıdır. Feragatin belgede nasıl gösterileceği konusunda kararlar ayrışsa da güncel kararlar, feragat edenin payının kime geçtiğinin de gösterilmesini arıyor.
Sözleşmeden sonra mirasbırakan malını kullanabilir mi?
Miras sözleşmesi mirasbırakanın sağlığındaki tasarruf özgürlüğünü kaldırmaz; malvarlığında eskisi gibi serbestçe tasarruf edebilir. Ancak sözleşmedeki yükümlülüğüyle bağdaşmayan bağışlamalarına ve sonradan yaptığı ölüme bağlı tasarruflara itiraz edilebilir (TMK m.527).
Öğretiye göre bu itiraz mirasbırakanın ölümünden sonra açılacak bir davayla ileri sürülür ve tenkis davasına ilişkin kurallar kıyasen uygulanır. Mirasın tamamı ya da bir oranı için mirasçı atanan kişi ise yine öğretiye göre kural olarak mirasbırakanın sağlığında yaptığı bağışlara itiraz edemez; itiraz daha çok belirli bir malın bırakıldığı sözleşmelerde gündeme gelir. Tipik örnek, sözleşmeyle oğula bırakılan dairenin sonradan başka bir çocuğa bağışlanmasıdır; oğul ölümden sonra bu bağışa itiraz ederek daireyi isteyebilir.
Sözleşmeden sonra mirasbırakanın yeni bir çocuğu olur ya da evlenirse tasarruf edebileceği kısım daralır. Bu durumda miras sözleşmesiyle yapılan kazandırma hükümsüz olmaz; yalnız saklı payı zedelenen mirasçının açacağı tenkis davasıyla indirilebilir (TMK m.549).
Mirastan feragat: karşılıklı ya da karşılıksız olunca ne değişir?
Mirasbırakan, bir mirasçısıyla karşılıksız ya da bir karşılık sağlayarak mirastan feragat sözleşmesi yapabilir. Feragat eden mirasçılık sıfatını kaybeder: mirastan pay almaz ve saklı payı kalmadığından tenkis davası da açamaz (TMK m.528).
Feragat asıl önemini saklı paylı mirasçılarda gösterir. Mirasbırakan saklı payı olmayan bir mirasçıyı, örneğin kardeşini, vasiyetnameyle mirasın dışında bırakabilir. Çocuğunun, eşinin ya da ana babasının saklı payına ise ancak onların rızasıyla, yani feragat sözleşmesiyle, ya da kanundaki sebeplere dayanan mirasçılıktan çıkarma ile dokunabilir. Öğretiye göre feragat kısmi de olabilir; örneğin mirasçı yalnız saklı pay korumasından vazgeçer ve mirasçı olarak kalır.
Feragat, mirasın reddiyle karıştırılmamalıdır. Feragat mirasbırakan sağken onunla yapılan bir sözleşmedir; ret ise ölümden sonra sulh hukuk mahkemesine yapılan tek taraflı bir beyandır ve mirasın reddi sayfasında anlatılıyor. Kardeşlerin, anne ya da babaları sağken onun katılımı veya izni olmadan kendi aralarında yaptıkları mirastan vazgeçme anlaşmaları ise geçerli değildir (TMK m.678).
Tam feragat eden mirasbırakanın borçlarından sorumlu olmaz. Ancak ölüm anında tereke borçları karşılayamıyor ve mirasçılar da ödemiyorsa, feragat eden ve mirasçıları, ölümden önceki beş yıl içinde feragat için aldıkları karşılıktan, mirasın açıldığı andaki zenginleşmeleri tutarında alacaklılara karşı sorumludur (TMK m.530).
Feragat karşılığında verilen para ya da mal, TMK m.565'e göre miras haklarının ölümden önce tasfiyesi amacıyla yapılan ve tenkise tabi olan kazandırmalardandır; m.508 uyarınca diğer mirasçıların saklı paylarının hesabında terekeye eklenir. Mirasbırakan feragat edene sağlığında tasarruf edilebilir kısmı aşan bir değer vermişse, diğer mirasçılar bunun tenkisini isteyebilir; yalnız feragat edenin kendi saklı payını aşan kısım tenkise tabidir (TMK m.573).
Tenkisle karşılaşan feragat eden seçim yapar: ya tenkise tabi değeri geri verir ya da aldıklarının tamamını terekeye geri vererek feragat etmemiş gibi paylaşmaya katılır (TMK m.574).
Feragat edenin çocukları ne olur, feragat ne zaman düşer?
Babasından sağlığında bir daire alarak mirasından feragat eden oğlun çocukları da, sözleşmede aksi yazılı değilse, dedelerine mirasçı olamaz. Öğretiye göre oğul babasından önce ölmüş olsa da sonuç değişmez. Karşılık sağlanarak yapılan feragat altsoy için de sonuç doğurur (TMK m.528).
Karşılıksız feragat ise yalnız feragat edeni etkiler. Öğretiye ve yargı uygulamasına göre feragat edenin çocukları, feragat eden mirasbırakandan önce ölmüş gibi onun yerine mirasçı olur ve saklı paylarını isteyebilir. Eşin karşılıksız feragatinde ise öğretiye göre eşin mirasbırakandan olmayan çocukları onun yerine mirasçı olamaz; eşin payı mirasbırakanın diğer mirasçılarına kalır. Karşılıksız feragatin çocukları da bağlayacağının sözleşmeye yazılıp yazılamayacağı öğretide tartışmalıdır. Karşılıksız feragat ya da çocukları bağlamayacağı yazılan karşılıklı feragat belli bir kişi lehine yapılmışsa, payın feragat edenin çocuklarına mı lehtara mı geçeceği kaynaklarda açık değildir.
Feragat belli bir kişi lehine yapılmışsa ve o kişi herhangi bir sebeple mirasçı olamazsa, örneğin mirasbırakandan önce ölür ya da mirası reddederse, feragat hükümden düşer ve feragat eden yeniden mirasçı olur. Kimin lehine yapıldığı belirtilmemişse feragat, en yakın ortak kökün altsoyu lehine yapılmış sayılır; bir çocuğun feragatinde bunlar mirasbırakanın diğer altsoyudur. Bunların hiçbiri mirasçı olamazsa feragat yine düşer (TMK m.529).
Feragat edenle aynı sırada (zümrede) mirasçı olabilecek başka kimse yoksa, örneğin mirasbırakanın tek çocuğu feragat etmiş ve onun yerine mirasçı olabilecek bir altsoyu da yoksa, feragatin bu kurala göre düşüp düşmediği öğretide tartışmalıdır. Bir görüşe göre feragat düşer ve feragat eden mirasçı olur; diğer görüşe göre feragat ayakta kalır ve miras sonraki sıradaki mirasçılara geçer.
Feragatin miras paylarına etkisini miras payı hesaplayıcısında deneyebilirsiniz.
Sözleşmeden dönülebilir mi, iptali istenebilir mi?
Miras sözleşmesi, taraflar sağken yazılı anlaşmalarıyla her zaman ortadan kaldırılabilir; bunun için resmi şekil aranmaz, ancak mirasbırakan anlaşmayı bizzat imzalar. Öğretiye göre mirastan feragat de aynı yolla, mirasbırakanla feragat edenin yazılı anlaşmasıyla kaldırılabilir (TMK m.546).
Yanılma, aldatma, korkutma ve zorlama halleri dışında kanun, taraflardan birine sözleşmeden tek başına dönme hakkını şu hallerde tanır (TMK m.546 ve m.547):
- Sözleşmeyle mirasçı atanan ya da kendisine belirli mal bırakılan kişi, sözleşmeden sonra mirasbırakana karşı mirasçılıktan çıkarma sebebi oluşturan bir davranışta bulunursa mirasbırakan dönebilir. Dönme vasiyetname şekillerinden biriyle yapılır; öğretiye göre sebep bu vasiyetnamede gösterilmelidir.
- Sağlığında yerine getirilmesi gereken edim, örneğin bakım ya da ödenecek para, sözleşmeye uygun yerine getirilmez veya güvenceye bağlanmazsa, bu edimi isteme hakkı olan taraf borçlar hukuku kurallarına göre dönebilir. Karşılık vaat edilerek yapılan feragatte bu hak, karşılığı alamayan feragat edene aittir.
Lehine sözleşme yapılan kişi mirasbırakandan önce ölürse sözleşme kendiliğinden ortadan kalkar. Bu kişinin mirasçıları, aksi kararlaştırılmamışsa, mirasbırakanın sözleşme uyarınca elde ettiği ve ölüm tarihinde elinde kalan zenginleşmeyi geri isteyebilir (TMK m.548).
Kanunun sınırlı olarak saydığı iptal sebepleri, yani ehliyetsizlik, yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama, hukuka ya da ahlaka aykırılık ve şekle aykırılık, miras sözleşmesi için de geçerlidir. Ölümden sonra açılacak dava, davacının tasarrufu, iptal sebebini ve hak sahibi olduğunu öğrenmesinden başlayarak bir yıl içinde açılır. Miras sözleşmesi vasiyetname gibi açılmadığından, iyiniyetli davalılara karşı on yıllık, iyiniyetli olmayanlara karşı yirmi yıllık üst süre mirasın geçtiği ölüm tarihinden işler (TMK m.557 ve m.559).
Mirasbırakan yanıldığını ya da aldatıldığını öğrendiği veya korkutma ya da zorlamanın etkisinden kurtulduğu günden başlayarak bir yıl içinde sözleşmeden dönmezse sözleşme geçerli sayılır (TMK m.504).
Ölüme bağlı tasarrufta bulunmayan karşı taraf, örneğin feragat eden, öğretiye göre genel hükümlere tabidir: yanılma veya aldatmayı öğrendiği ya da korkutmanın etkisinin kalktığı andan başlayarak bir yıl içinde sözleşmeyle bağlı olmadığını bildirmezse sözleşmeyi onamış sayılır (TBK m.39).
Yargı uygulamasına göre karşılığı alıp sonra yalnız şekil eksikliğine dayanarak sözleşmenin iptalini isteyen feragat edenin bu istemi dürüstlük kuralına aykırı bulunabilir.
Ölümden sonra açılacak iptal davası mirasbırakanın son yerleşim yerindeki asliye hukuk mahkemesinde görülür ve bu yetki kesindir; son yerleşim yeri Kadıköy ise dava İstanbul Anadolu Adliyesi'nde açılır (TMK m.576; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.2 ve m.11/1-a).
Miras sözleşmesinin ya da feragatin iptali davası, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/B'de sayılan dava şartı arabuluculuk uyuşmazlıkları arasında yer almaz.
Evlenmeden önce eşler birbirinin mirasından feragat edebilir mi?
Önceki evliliğinden çocukları olan kişiler çoğu zaman evlenmeden önce müstakbel eşleriyle noterde feragat sözleşmesi yapmak ister. Kanun feragati mirasbırakanın bir mirasçısıyla yapacağı sözleşme olarak düzenler; evlenmeden önce ise taraflar birbirinin yasal mirasçısı değildir (TMK m.528).
Bu nedenle evlilik öncesi feragatin geçerliliği tartışmalıdır ve yargı uygulamasında farklı kararlar var. Bir kararda, sözleşme tarihinde mirasçılık sıfatı bulunmadığı ve doğmamış bir haktan feragat edilemeyeceği gerekçesiyle böyle bir sözleşmeye sonuç bağlanmamıştır. Başka bir kararda ise evlenmeden önce yapılan feragate göre mirasçılık belgesinin düzenlenmesine ilişkin karar onanmıştır.
Bu tartışmanın dışında kalmanın yolu, feragatin evlendikten sonra, taraflar birbirinin yasal mirasçısı olduğunda noterde yapılmasıdır; evlilikten önce yapılmış bir sözleşme varsa evlendikten sonra aynı şekilde, noterde yeniden yapılması yerinde olur.
Feragat yalnız miras hakkını kapsar. Mal rejiminden doğan katılma alacağı ayrı bir haktır ve öğretiye göre mirastan feragat bu alacağı istemeye engel değildir. Eşler mal rejimini de düzenlemek istiyorsa evlenmeden önce ya da sonra noterde mal rejimi sözleşmesi yapabilir (TMK m.203 ve m.205).
Sık sorulan sorular
Noterde onaylatılmış bir "mirastan feragat ediyorum" yazısı geçerli mi?
Hayır. Feragat, mirasbırakanın da bizzat katıldığı ve noterde iki tanık önünde düzenleme şeklinde yapılan bir sözleşmeyle olur; yalnız imzası onaylatılan metin bu şekli taşımaz.
Babam sağken kardeşimle aramızda mirastan vazgeçme anlaşması yaptık; bağlayıcı mı?
Babanızın katılımı ya da izni yoksa hayır. Mirasbırakan sağken bir mirasçının henüz açılmamış miras hakkında diğer mirasçılarla yaptığı sözleşme geçerli değildir ve bu anlaşmayla verilen şeyler geri istenebilir. Babanızın ölümünden sonra ise mirasçılar arasında miras payının devri yazılı bir sözleşmeyle yapılabilir.
Eşimle birbirimizi miras sözleşmesiyle mirasçı atadık; boşanırsak ne olur?
Boşanan eşler birbirinin yasal mirasçısı olamaz ve boşanmadan önce yapılmış ölüme bağlı tasarruflarla kendilerine sağlanan hakları, tasarruftan aksi anlaşılmadıkça kaybeder. Sözleşmenin boşanmadan sonra da geçerli kalmasını isteyen eşlerin bunu sözleşmede açıkça belirtmesi uygun olur.
Dosyanızı birlikte değerlendirelim
İstanbul'daki miras dosyalarında miras sözleşmesi ve mirastan feragat konusunda danışmanlık ve vekillik yapıyoruz: sözleşme içeriğinin hazırlanması ve saklı paylar bakımından denetlenmesi, noterdeki düzenleme sırasında eşlik, sözleşmenin iptali, sözleşmeye aykırı bağışlara itiraz ve feragat karşılığına yönelik tenkis davaları. Ön değerlendirme için nüfus kayıt örneği, tapu kayıtları, varsa daha önce yapılmış vasiyetname ya da miras sözleşmesi ve feragat karşılığının ödendiğini gösteren belgeler yeterlidir.
Ön değerlendirme için gereken belgeler
- Nüfus kayıt örneğimirasbırakanın yasal ve saklı paylı mirasçılarını belirlemek için
- Tapu kayıtlarısözleşmeye konu edilecek ya da feragat karşılığı verilen taşınmazlar için
- Vasiyetname ya da miras sözleşmesi (varsa)daha önce yapılmış ölüme bağlı tasarrufları görmek için
- Feragat karşılığının ödendiğini gösteren belgeler (varsa)karşılıklı feragatte ödeme ya da devir kayıtları
“Varsa” diye belirtilenler yalnız dosyanızda bulunuyorsa gerekir.