İçeriğe geç
Av. Halis Gökhan Giray Avukat · Kadıköy, İstanbul

Boşanma

Çekişmeli Boşanma Davası Ne Kadar Sürer? Aşamalar ve Süreler

Çekişmeli boşanma davasının ne kadar süreceğini kanun belirlemez ve bu süre önceden kesin olarak söylenemez; süre dosyanın kapsamına, tebligata, delillere, kanun yoluna başvurulup başvurulmamasına ve mahkemenin iş yüküne bağlıdır. Kanun ise aşamaları ve bazı işlemlerin süresini belirler: cevap için iki hafta, istinaf ve temyiz için tebliğden itibaren ikişer hafta, duruşmalar arasında kural olarak en çok üç ay.

Dava sırasıyla dilekçeler, ön inceleme, tahkikat, sözlü yargılama ve hüküm aşamalarından geçer; ardından istinaf ve temyiz gelebilir. Evlilik, boşanma kararı kesinleşince sona erer. Örneğin Üsküdar'da oturan eşin kendi yerleşim yerinde açtığı dava, İstanbul Anadolu Adliyesi'ndeki aile mahkemesinde görülür. Boşanma sebepleri ve tazminat boşanma davası, şartlar ve protokol anlaşmalı boşanma sayfasındadır.

Av. Arb. Uzl. Halis Gökhan Giray Son güncelleme: 10 dakikalık okuma

Kısaca

  • Çekişmeli boşanma davasının süresini kanun belirlemez; süre tebligata, delillere, kanun yoluna başvurulup başvurulmamasına ve mahkemenin iş yüküne bağlıdır ve eşlerin dava sırasında anlaşması süreyi en çok kısaltan adımdır.
  • Cevap süresi dava dilekçesinin tebliğinden itibaren iki haftadır; cevabın bu sürede hazırlanması çok zor ya da imkansızsa, süre içinde istenirse bir defaya mahsus ve en çok bir ay ek süre verilebilir (HMK m.127).
  • Duruşmalar arasındaki süre üç aydan uzun olamaz; bilirkişi incelemesinin uzaması ya da istinabe gibi zorunlu hallerde hakim gerekçesini belirterek daha uzun bir süre belirleyebilir (HMK m.147/3).
  • Evlilik, boşanma kararı kesinleşince sona erer; istinaf ve temyiz süreleri ise kararın tebliğinden itibaren ikişer haftadır (HMK m.345 ve m.361).

Dilekçeler aşaması: cevap, cevaba cevap ve karşı dava

Dava dilekçesi mahkeme tarafından davalı eşe tebliğ edilir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre cevap süresi, tebliğden itibaren iki haftadır. Cevabın bu sürede hazırlanması çok zor ya da imkansızsa davalı, yine iki hafta içinde mahkemeye başvurarak ek süre isteyebilir; mahkeme uygun bulursa ek süre bir defaya mahsus verilir, bir ayı geçemez ve cevap süresinin bitiminden itibaren işler (HMK m.122 ve m.127).

Davacı, cevap dilekçesinin tebliğinden itibaren iki hafta içinde cevaba cevap, davalı da bunun tebliğinden itibaren iki hafta içinde ikinci cevap dilekçesi verebilir. Taraflar bu dilekçelerle iddia ve savunmalarını serbestçe genişletebilir; dilekçeler karşılıklı verildikten sonra ise iddia ve savunma, ıslah ya da karşı tarafın açık muvafakati olmadıkça genişletilemez ve değiştirilemez (HMK m.136 ve m.141).

HMK m.119 ve m.129 uyarınca her vakıanın hangi delille ispat edileceği dava ve cevap dilekçelerinde gösterilir. Yargı uygulamasına göre dilekçelerinde tanık deliline dayanmayan eşin sonradan bildirdiği tanıklar kural olarak dinlenmez; HMK m.145'e göre mahkeme, delilin sonradan gösterilmesi yargılamayı geciktirme amacı taşımıyorsa ya da süresinde gösterilememesi tarafın kusurundan kaynaklanmıyorsa izin verebilir. Süresinde cevap dilekçesi vermeyen davalı ise dava dilekçesindeki vakıaların tamamını inkar etmiş sayılır (HMK m.128).

Davalı eş de boşanmak istiyorsa karşı dava açabilir; uygulamada buna karşılık boşanma davası denir. HMK m.133 uyarınca karşı dava, cevap dilekçesiyle ya da cevap süresi içinde ayrı bir dilekçeyle açılır; süresinden sonra açılırsa davalar ayrılır. Yargı uygulamasına göre ise ayrılan dava da, aynı evliliğe ilişkin başka bir boşanma davası da ilk davayla birleştirilerek birlikte görülür ve kusur tek bir değerlendirmeyle belirlenir.

Cevap süresi tebliğle başladığı için tebligatın ne zaman yapıldığı önemlidir. Davalıya bilinen adresinde tebligat yapılamazsa tebligat, adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine yapılır; davalı orada hiç oturmamış olsa bile evrak muhtara ya da kolluğa teslim edilir, kapıya ihbarname yapıştırılır ve yapıştırma tarihi tebliğ tarihi sayılır. Adresi bulunamayan davalıya, adres araştırmasından sonra ilanen tebligat yapılır. Yurt dışında yaşayan eşe tebligat, o ülkenin yetkili makamı aracılığıyla ya da eş Türk vatandaşıysa Türkiye'nin büyükelçiliği veya konsolosluğu aracılığıyla yapılır (7201 sayılı Tebligat Kanunu m.10, m.21, m.25, m.25/a ve m.28).

Ön inceleme ve ilk duruşma

Dilekçeler karşılıklı verildikten sonra mahkeme önce dava şartlarını ve ilk itirazları dosya üzerinden inceler, sonra ön inceleme için bir duruşma günü belirler. Ön inceleme tamamlanmadan tahkikata geçilemediği için çekişmeli boşanma davasında tarafların katıldığı ilk duruşma çoğu zaman ön inceleme duruşmasıdır (HMK m.137, m.138 ve m.139).

Ön inceleme davetiyesinde taraflara, dilekçelerinde gösterip henüz sunmadıkları belgeleri davetiyenin tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içinde sunmaları ya da başka yerden getirtilecek belgeler için gereken açıklamayı yapmaları ihtar edilir. Kesin süre içinde yapılmayan işlemi yapma hakkı ortadan kalkar; bu durumda taraf o delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılır (HMK m.94, m.139 ve m.140).

Ön inceleme duruşmasında hakim, tarafların anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları tek tek tespit eder ve tutanağa geçirir; tahkikat bu tutanağa göre yürütülür. Ön inceleme tek duruşmada tamamlanır, zorunlu hallerde bir defaya mahsus yeni bir gün verilir (HMK m.140).

Aile mahkemesi, davanın özelliğine göre esasa girmeden önce eşlerin sorunlarını tespit ederek sulh yoluyla çözümü, gerektiğinde adliyedeki psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacılardan da yararlanarak teşvik eder; sulh sağlanamazsa yargılamaya devam edilir (4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun m.7).

Tanık deliline dayanan taraf, tanıkların adı, soyadı, tebliğe elverişli adresi ve dinletilmek istenen vakıayı gösteren bir liste verir. Yargı uygulamasına göre listesini henüz vermemiş tarafa, liste için kesin süre ön inceleme sonunda verilir. Listede gösterilmeyen kişi tanık olarak dinlenemez ve ikinci bir liste verilemez (HMK m.240).

Tahkikat: tanıklar, sosyal inceleme raporu ve bilirkişi

Ön inceleme bittikten sonra taraflar tahkikat için duruşmaya davet edilir. Tahkikatta tanıklar dinlenir, belgeler ve kayıtlar getirtilir. Usulüne uygun çağrıldığı halde mazeret bildirmeden gelmeyen tanık zorla getirtilir. Başka yerde bulunan ve mahkemeye getirilemeyen deliller, örneğin başka bir şehirde oturan tanığın beyanı, o yerdeki mahkeme aracılığıyla istinabe yoluyla toplanabilir (HMK m.147, m.197 ve m.245).

Çocukların velayeti konusunda uyuşmazlık varsa mahkeme, 4787 sayılı Kanun m.5 uyarınca adliyede görevli psikolog, pedagog ya da sosyal çalışmacının araştırma ve incelemesinden yararlanır; uygulamada bunun sonucu sosyal inceleme raporu olarak bilinir. Yargı uygulamasına göre idrak çağındaki çocuk da dinlenir. Rapor ve çocuğun dinlenmesi velayet davası sayfasında anlatılmıştır.

Nafaka ve tazminat istemlerinde mahkeme, tarafların ekonomik ve sosyal durumunu genellikle kolluk aracılığıyla araştırtır. Çözümü özel veya teknik bilgi gerektiren konularda bilirkişi görüşü alınır (HMK m.266).

HMK'ya 2026'da eklenen kurala göre duruşmalar arasındaki süre üç aydan uzun olamaz. Bilirkişi incelemesinin uzaması ya da istinabe yoluyla tahkikat yapılması gibi zorunlu hallerde hakim, gerekçesini belirterek daha uzun bir süre belirleyebilir (HMK m.147/3).

Sözlü yargılama, hüküm ve gerekçeli karar

Deliller incelendikten sonra hakim, taraflara tahkikatın tümü hakkında açıklama yapmaları için söz verir ve tahkikatı gerektiren bir husus kalmamışsa tahkikatın bittiğini bildirir. Mahkeme aynı duruşmada sözlü yargılamaya geçer; taraflardan biri isterse duruşma en az iki hafta ertelenir. Sözlü yargılamada taraflara son sözleri sorulur ve hüküm verilir (HMK m.184 ve m.186).

Hüküm, yargılamanın sona erdiği duruşmada verilir ve tefhim edilir. Zorunlu nedenlerle yalnız hüküm sonucu, yani uygulamadaki adıyla kısa karar açıklanmışsa, gerekçeli karar tefhim tarihinden itibaren bir ay içinde yazılmalıdır (HMK m.294).

İstinaf, temyiz ve kesinleşme

Gerekçeli karar taraflara tebliğ edilir. İstinaf süresi iki haftadır ve kararın her bir tarafa tebliğiyle ayrı ayrı işlemeye başlar. Bölge adliye mahkemesinin kararına karşı da tebliğden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir (HMK m.345 ve m.361).

İstinaf incelemesini bölge adliye mahkemesi, temyiz incelemesini Yargıtay yapar. Bölge adliye mahkemesi, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek önemli delillerin toplanmadığını görürse kararı kaldırıp dosyayı yeniden görülmek üzere ilk derece mahkemesine gönderebilir; bu karar kesindir. Yargıtay kararı bozarsa da dosya yeniden karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine ya da bölge adliye mahkemesine gönderilir (HMK m.353 ve m.373).

Süresinde istinaf ya da temyiz yoluna başvurulmazsa, taraflar karar kendilerine tebliğ edildikten sonra kanun yolundan feragat ederse ya da Yargıtay kararı onarsa karar kesinleşir. Kesinleşme, ilamın altına veya arkasına yazılarak belirtilir (HMK m.302).

Aile hukukuna ilişkin kararlar kesinleşmeden yerine getirilemez. Kesinleşmenin nafaka ve tazminata etkisi ile kararın nüfusa tescili boşanma davasında kanun yolu ve kesinleşme bölümünde anlatılmıştır.

Süreyi uzatan ve kısaltan etkenler

Süre dosyadan dosyaya değişir. Uzatan başlıca etkenler şunlardır:

  • tebligatın bilinen adreste yapılamaması, ilanen tebligat ya da yurt dışına tebligat,
  • karşı dava ya da birleştirilen başka bir boşanma davası,
  • dinlenecek tanık sayısı ve başka şehirde oturan tanıkların istinabe yoluyla dinlenmesi,
  • sosyal inceleme raporu, ekonomik ve sosyal durum araştırması ve bilirkişi incelemesi,
  • taraflar duruşmaya gelmediği için dosyanın işlemden kaldırılması ve yenilenmesi,
  • adli tatil,
  • istinafta kararın kaldırılması ya da temyizde bozulması.

Mal paylaşımı istemi boşanma davasıyla birlikte ileri sürülse de uygulamada ayrı bir dosyada görülür. Yargı uygulamasına göre mal rejiminin tasfiyesi için boşanma kararının kesinleşmesi gerekir; bu yüzden boşanma davası, tasfiye davasında bekletici mesele yapılır. Ayrıntısı mal paylaşımı davası sayfasındadır.

Süreyi en çok kısaltan adım, eşlerin dava sırasında anlaşmasıdır. Delillerin dilekçelerde eksiksiz gösterilmesi, tebligata elverişli adres bildirilmesi ve kesin sürelere uyulması da gereksiz ertelemelerin önüne geçer.

Dava sürerken geçici önlemler

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'na göre boşanma davası açılınca hakim, davanın devamı süresince gerekli olan geçici önlemleri kendiliğinden alır; özellikle eşlerin barınması ve geçimi, eşlerin mallarının yönetimi ve çocukların bakımı ile korunması bu önlemlerin konusudur (TMK m.169).

Bu önlemler dava süresince geçerli olduğundan dava uzasa da tedbir nafakası ve çocuğun kimin yanında kalacağına ilişkin düzen, karar kesinleşinceye kadar uygulanır. Önlemlerin ayrıntısı boşanma davasında geçici önlemler bölümünde, şiddet ya da şiddet tehlikesi varsa istenebilecek tedbirler koruma kararı ve uzaklaştırma sayfasındadır.

Dava sürerken anlaşma, feragat ve geri alma

Eşler dava sırasında boşanmada, boşanmanın mali sonuçlarında ve çocukların durumunda anlaşırsa dava anlaşmalı boşanma olarak sonuçlanabilir. Bunun için evliliğin en az bir yıl sürmüş olması gerekir; yargı uygulamasına göre bu süre dava açıldığı tarihte dolmuş olmalıdır. Bu durumda evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır ve sarsılmanın ayrıca ispatı gerekmez; hakim eşleri bizzat dinler ve kabul ettikleri düzenlemeyi uygun bulursa boşanmaya karar verir (TMK m.166/3).

Protokolde nelerin yer alacağı ve bir yıllık sürenin hesabı anlaşmalı boşanma sayfasında anlatılmıştır. Bu süre dava tarihinde dolmamışsa, yargılama sırasında dolsa bile davalının davayı kabul etmesi boşanma sonucunu doğurmaz ve dava çekişmeli olarak sürer; boşanma davasında tarafların ikrarı hakimi bağlamaz ve kabul, ancak tarafların serbestçe tasarruf edebileceği davalarda hüküm doğurur (TMK m.184 ve HMK m.308).

Davacı, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman davasından feragat edebilir; bunun için karşı tarafın ya da mahkemenin muvafakati gerekmez. Feragat kesin hüküm gibi sonuç doğurur. Hüküm verildikten sonra feragat edilirse dosya kanun yolu incelemesine gönderilmez, feragat doğrultusunda ek karar verilir (HMK m.309, m.310 ve m.311).

Yargı uygulamasına göre davasından feragat eden eş, diğer eşin feragatten önceki davranışlarını affetmiş ya da en azından hoşgörüyle karşılamış sayılır; bu davranışlar sonradan diğer eşe kusur olarak yüklenemez ve feragat eden eşin açacağı yeni bir boşanma davasına dayanak yapılamaz. Feragat eden eşin kendi kusurlu davranışları ise kusur belirlemesinde dikkate alınabilir. Feragatten sonra yaşanan olaylara dayanarak yeniden dava açılabilir. Dava sürerken eşlerin evliliği sürdürme iradesiyle yeniden birlikte yaşamaya başlaması da affetme sayılabilir.

Feragatten farklı olarak geri alınan dava hakkında kesin hüküm oluşmaz ve dava yeniden açılabilir. Geri alma ise davalının açık rızasına bağlıdır: davacı, hüküm kesinleşinceye kadar davalının açık rızasıyla davasını geri alabilir ve bu durumda davanın açılmamış sayılmasına karar verilir (HMK m.123).

Sık sorulan sorular

Dava açıldıktan sonra ilk duruşma ne zaman yapılır?

Kanunda belirli bir süre yoktur. İlk duruşma kural olarak ön inceleme duruşmasıdır; tarihi, dava dilekçesinin ne zaman tebliğ edildiğine, ek cevap süresi istenip istenmediğine ve mahkemenin iş yüküne göre belirlenir.

Duruşmaya gitmezsem ne olur?

Aşağıdaki sonuçlar, taraf da avukatı da duruşmaya gelmediğinde doğar. Usulüne uygun davet edilmiş taraflardan biri gelmezse, gelen tarafın talebi üzerine yargılamaya gelmeyenin yokluğunda devam edilir ya da dosya işlemden kaldırılır; geçerli bir özrü olmadan gelmeyen taraf, yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemez. İki taraf da gelmezse dosya işlemden kaldırılır. İşlemden kaldırılan dosya üç ay içinde yenilenmezse dava açılmamış sayılır; bir aydan sonra yenilenirse harç yeniden alınır. İlk yenilemeden sonra dava bir defadan fazla takipsiz bırakılırsa da açılmamış sayılır (HMK m.150).

Boşanma davası adli tatilde görülür mü?

Yargı uygulamasına göre boşanma davası adli tatile tabidir: her yıl 20 Temmuz ile 31 Ağustos arasında dava görülmez, ancak dilekçeler alınır ve tebligat yapılır. Kanunun belirlediği bir süre tatil içinde biterse, süre adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzamış sayılır. Taraflardan birinin talebi üzerine mahkeme davanın ivedi görülmesine karar verirse dava tatilde de görülür. Ayrı açılan nafaka, velayet ve soybağı davaları ile ihtiyati tedbir gibi geçici hukuki koruma talepleri ise adli tatilde de görülür; bunlarda tatil içinde biten süre uzamaz (HMK m.102, m.103 ve m.104).

İstinafa ya da temyize gidilirse boşanma kesinleşir mi?

Boşanma hükmüne karşı kanun yoluna başvurulmuşsa boşanma, kanun yolu incelemesi sonuçlanıp karar kesinleşinceye kadar gerçekleşmez ve eşler bu süre içinde evli kalır. Çekişmeli boşanmada yargı uygulamasına göre kanun yoluna yalnız nafaka ya da tazminat gibi yan sonuçlar için başvurulmuş ve boşanma hükmüne itiraz edilmediği açıkça belirtilmişse, boşanma bölümü ayrıca kesinleşebilir; bunun koşulları boşanma davası sayfasındadır.

Dosyanızı birlikte değerlendirelim

İstanbul'daki çekişmeli boşanma dosyalarında vekillik yapıyoruz: dava dilekçesinin hazırlanması ve davaya cevap, karşı dava, tanık ve delillerin dilekçelerde gösterilmesi, geçici önlem talepleri, dava sırasında anlaşmalı boşanmaya geçiş, istinaf ve temyiz. Ön değerlendirme için nüfus kayıt örneği, varsa size tebliğ edilmiş dava dilekçesi ve tebliğ tarihi, ara kararlar ve duruşma tutanakları ve elinizdeki mesaj, rapor gibi deliller yeterlidir.

Ön değerlendirme için gereken belgeler

  • Dava dilekçesi ve tebliğ tarihi (varsa)cevap süresi tebliğden itibaren işlediği için
  • Nüfus kayıt örneğievlenme tarihi ve çocuklar için
  • Deliller ve tanık bilgileri (varsa)mesajlar, raporlar ve tanıkların adı, adresi ve anlatacakları olay
  • Ara kararlar ve duruşma tutanakları (varsa)verilen kesin süreleri ve ön inceleme tutanağını görmek için
  • Gerekçeli karar (varsa)istinaf ve temyiz süresi tebliğiyle başladığı için

“Varsa” diye belirtilenler yalnız dosyanızda bulunuyorsa gerekir.

Av. Arb. Uzl. Halis Gökhan Giray Bu sayfa Av. Arb. Uzl. Halis Gökhan Giray (İstanbul Barosu, Sicil No: 59260) tarafından hazırlanmıştır. Son güncelleme: Ekim 2026. İçerik genel bilgilendirme amaçlıdır; somut uyuşmazlıkta sözleşme ve belgeler incelenmeden sonuca varılmamalıdır.
Ara WhatsApp'tan yazın