İçeriğe geç
Av. Halis Gökhan Giray Avukat · Kadıköy, İstanbul

Boşanma

Yabancı Boşanma Kararının Türkiye'de Tanınması

Yurt dışında verilen boşanma kararı Türkiye'de kendiliğinden hüküm doğurmaz. Karar nüfus kütüğüne tescil edilmedikçe ya da mahkemece tanınmadıkça eşler Türk hukuku bakımından evli sayılır ve nüfusta da evli görünür. Bunun için iki yol vardır: şartlar elverişliyse dava açmadan nüfus müdürlüğüne ya da konsolosluğa başvurmak, değilse aile mahkemesinde tanıma davası açmak.

Bu sayfada iki yol, gereken belgeler, yeniden evlenme ve yabancı karardaki velayet, nafaka ve mal paylaşımı hükümlerinin Türkiye'deki etkisi anlatılıyor. Türkiye'de açılan boşanma davası boşanma davası, velayet ve görüş günleri velayet davası sayfasındadır.

Av. Arb. Uzl. Halis Gökhan Giray Son güncelleme: 10 dakikalık okuma

Kısaca

  • Yabancı boşanma kararı Türkiye'de nüfus kütüğüne tescil edilmedikçe ya da mahkemece tanınmadıkça eşler Türk hukuku bakımından evli sayılır.
  • Karar yetkili makamca verilmiş, usulen kesinleşmiş ve Türk kamu düzenine açıkça aykırı değilse eşlerin birlikte, eşlerden biri ölmüş ya da yabancıysa Türk vatandaşı eşin tek başına başvurusuyla nüfusa tescil edilir (5490 sayılı Kanun m.27/A).
  • Bu yolla yalnız boşanma tescil edilir; kararın velayet, iştirak nafakası, kişisel ilişki, mal rejimi ve tazminat hükümleri için aile mahkemesinde tanıma ya da tenfiz davası açılır.
  • Yargı uygulamasına göre tanıma davası bir süreye bağlı değildir; tanınan karar, yabancı ülkede kesinleştiği tarihten itibaren hüküm doğurur (5718 sayılı Kanun m.59).

Tanıma ile tenfiz arasındaki fark

Tanıma, yabancı mahkeme kararının Türkiye'de kesin hüküm ya da kesin delil olarak kabul edilmesidir. Bunun için mahkemenin, kararın tenfiz şartlarını taşıdığını tespit etmesi gerekir. Yabancı karara dayanılarak Türkiye'de idari bir işlem yapılması da kural olarak aynı usule bağlıdır (5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun m.58).

Tenfiz ise kararın Türkiye'de zorla yerine getirilebilmesi için gerekir. Örneğin nafaka ya da tazminat ödenmesine ilişkin hüküm, tenfiz kararından sonra Türk mahkemesi kararı gibi icraya konur (5718 sayılı Kanun m.50 ve m.57).

Boşanma kararı evliliği sona erdiren, yenilik doğuran bir karardır; icraya ihtiyaç duymadığından boşanma için tanıma yeterlidir. Öğretiye göre tanıma ve tenfiz hakimi yabancı kararın doğru verilip verilmediğini yeniden incelemez; yalnız kanundaki şartların bulunup bulunmadığına bakar.

Yargı uygulamasına göre yabancı karar tanınmadıkça eşler Türk hukuku bakımından boşanmış sayılmaz ve evliliğe bağlı sonuçlar sürer. Türkiye'de aynı eşler arasında görülen boşanma ya da mal rejimi davasında, açılmış tanıma davasının sonucu beklenir.

Tanınmanın şartları

Yabancı boşanma kararının tanınması için şu şartlar aranır:

  • Karar, verildiği ülkenin kanunlarına göre kesinleşmiş olmalıdır.
  • Karar, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine giren bir konuda verilmemiş olmalıdır. Davalı itiraz ederse, dava konusu ya da taraflarla gerçek bir ilişkisi bulunmadığı halde kendini yetkili sayan bir mahkemenin kararı tanınmaz.
  • Karar Türk kamu düzenine açıkça aykırı olmamalıdır.
  • Türkiye'deki davada kendisine karşı tanıma istenen eski eş, o ülkenin kanunlarına göre davaya usulüne uygun çağrılmış ve gerekiyorsa temsil edilmiş olmalı, bu kanunlara aykırı biçimde yokluğunda karar verilmemiş olmalıdır; bu şart ancak eski eş buna dayanarak itiraz ederse incelenir.

Bunlar tenfizin de şartlarıdır. Tenfizden farklı olarak tanımada, karar ülkesinin de Türk mahkeme kararlarını uygulamasını gerektiren karşılıklılık şartı aranmaz (5718 sayılı Kanun m.50, m.54 ve m.58).

Yargı uygulamasına göre yabancı mahkemenin Türk hukukundaki boşanma sebeplerini uygulamamış ya da kusur belirlememiş olması tek başına tanımaya engel değildir. Kamu düzenine açık aykırılık, kararın Türkiye'deki sonuçlarının temel hak ve özgürlüklere, adil yargılanma ve savunma hakkına ya da Türk hukuk düzeninin vazgeçilmez ilkelerine aykırı düşmesi halinde söz konusu olur.

Dava açmadan: nüfus müdürlüğü ya da konsolosluk yolu

2017'den bu yana yabancı ülkenin adli ya da idari makamlarınca verilen boşanma, evliliğin butlanı ya da iptali ve evliliğin var olup olmadığının tespiti kararları, dava açılmadan nüfus kütüğüne tescil edilebilir. Kararın, verildiği ülkenin kanunlarına göre yetkili makamca verilmiş, usulen kesinleşmiş ve Türk kamu düzenine açıkça aykırı olmaması gerekir. Başvuruyu eşler birlikte yapar; eşlerden biri ölmüşse ya da yabancıysa Türk vatandaşı eş tek başına başvurabilir (5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu m.27/A).

Başvuru, kararın verildiği ülkedeki Türk büyükelçiliği ya da konsolosluğuna veya Türkiye'de eşlerden birinin yerleşim yerindeki il nüfus ve vatandaşlık müdürlüğüne yapılır; Kadıköy'de oturan biri İstanbul İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğüne başvurur. Türkiye'de yerleşim yeri olmayanlar, İstanbul'un da aralarında bulunduğu on sekiz il müdürlüğünden birine başvurabilir. Eşler aynı anda gelmek zorunda değildir; ayrı ayrı başvururlarsa iki başvuru arasındaki süre doksan günü geçemez (Yabancı Ülke Adli veya İdari Makamlarınca Verilen Kararların Nüfus Kütüğüne Tescili Hakkında Yönetmelik m.5 ve m.6).

Başvuruya şu belgeler eklenir:

  • Başvuru formu.
  • Kararın usulüne göre onaylanmış aslı ile noter, dış temsilcilik ya da apostil şerhiyle onaylanmış Türkçe tercümesi.
  • Kararda kesinleşme şerhi yoksa kararın kesinleştiğini gösteren onaylı belge ve aynı biçimde onaylanmış Türkçe tercümesi.
  • Kimlik ya da pasaport fotokopisi; eş yabancıysa bunun noter onaylı Türkçe tercümesi.
  • Vekil aracılığıyla başvuruluyorsa noterde düzenlenmiş fotoğraflı özel vekaletname; eşlerden biri ölmüşse onaylı ölüm belgesi ve tercümesi.

Forma, aynı kararla ilgili Türkiye'de görülmekte olan ya da sonuçlanmış bir dava bulunup bulunmadığını gösteren bilgi ya da belge de eklenir. Eksik belge için doksan gün süre verilir; süresinde tamamlanmazsa başvuru reddedilir (Yönetmelik m.7).

Başvuruyu dış temsilcilikte ya da il müdürlüğünde kurulan komisyon inceler. Komisyon tescile karar verirse yabancı kararın tarihi kesinleşme tarihi olarak kabul edilir ve karar yedi gün içinde aile kütüğüne işlenir (Yönetmelik m.8 ve m.10).

Bu yolun iki sınırı vardır. Kararda velayet, iştirak nafakası, kişisel ilişki, mal rejimi ya da tazminat hükmü bulunsa bile komisyon yalnız boşanmayı inceler ve tescil eder; bu hükümlerin Türkiye'de sonuç doğurması için mahkemede tanıma ya da tenfiz davası açılır. Ayrıca aynı kararla ilgili Türkiye'de devam eden ya da reddedilmiş bir dava varsa başvuru reddedilir (Yönetmelik m.9).

Eşlerin ikisi de Türk vatandaşıysa ve eski eş başvuruya katılmıyorsa bu yol kullanılamaz. Başvurusu reddedilen ya da bu yolla tescil edilemeyen kararın tanınması, aile mahkemesinde açılacak davayla istenir (5490 sayılı Kanun m.27/A ve Yönetmelik m.11).

Tanıma davası: mahkeme, belgeler ve süre

Yargı uygulamasına göre aile hukukuna ilişkin yabancı mahkeme kararlarının tanınması ve tenfizi davasına aile mahkemesi bakar (4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun m.4).

Dava eski eşe karşı, onun Türkiye'deki yerleşim yerinde, yoksa sakin olduğu yerde açılır; eski eş Kadıköy'de oturuyorsa dava İstanbul Anadolu Adliyesi'ndeki aile mahkemesinde açılır. Eski eşin Türkiye'de yerleşim yeri de sakin olduğu bir yer de yoksa dava Ankara, İstanbul ya da İzmir mahkemelerinden birinde açılabilir (5718 sayılı Kanun m.51).

Bu kuraldaki İstanbul mahkemelerinin İstanbul Anadolu ve Bakırköy adliyelerindeki aile mahkemelerini de kapsayıp kapsamadığına ilişkin yerleşik bir Yargıtay kararı bulunmuyor. Yargı uygulamasına göre bu yetki kuralı kesin değildir; mahkeme yetkisini kendiliğinden inceleyemez, eski eş süresinde itiraz ederse yetkisizlik kararı verir.

Dilekçe, duruşma günüyle birlikte eski eşe tebliğ edilir ve dava basit yargılama usulüyle görülür. Eski eş ancak tanıma şartlarının bulunmadığını ya da kararın yerine getirilmesine engel bir durum çıktığını ileri sürerek itiraz edebilir (5718 sayılı Kanun m.55).

Dilekçeye kararın o ülke makamlarınca onaylanmış aslı ya da kararı veren mahkemece onaylanmış örneği, kararın kesinleştiğini gösteren onaylı belge ve bunların onaylı tercümeleri eklenir (5718 sayılı Kanun m.53).

Yabancı resmi belgenin Türkiye'de resmi belge sayılması için onaylanması gerekir. Yabancı Resmi Belgelerin Tasdiki Mecburiyetinin Kaldırılması Sözleşmesi'ne taraf ülkelerde onay apostil şerhiyle yapılır; diğer ülkelerde belge, o ülkenin yetkili makamınca ya da ilgili Türk konsolosluğunca onaylanır (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.224).

Öğretiye göre onaylı belgelerin fotokopisi yeterli değildir; belge eksikse hakim tamamlanması için süre verir.

Tanıma davası bir süreye bağlı değildir; yargı uygulamasına göre aile ve kişi hukukuna ilişkin kararların tanınması zamanaşımına uğramaz. Eşlerden biri ölmüş olsa bile, tanımada hukuki yararı bulunan mirasçılar da dava açabilir (5718 sayılı Kanun m.52).

Yeniden evlenme ve kadının bekleme süresi

Yabancı boşanma kararı nüfus kütüğüne işlenmedikçe kişi nüfusta evli görünür ve Türkiye'de yeniden evlenemez. Yeniden evlenmek isteyen kişi, önceki evliliğinin sona erdiğini ispat etmek zorundadır (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.130).

Tanınan karar, yabancı ülkede kesinleştiği tarihten itibaren hüküm doğurur; yargı uygulamasına göre eşler bu tarihte boşanmış sayılır. Nüfus müdürlüğü yolunda ise yabancı kararın tarihi kesinleşme tarihi olarak kabul edilir (5718 sayılı Kanun m.59 ve Yönetmelik m.10).

Kadın, evliliğin sona ermesinden başlayarak üç yüz gün geçmedikçe yeniden evlenemez; bekleme süresi boşanma kararının kesinleştiği tarihten işlemeye başlar (TMK m.132 ve 5490 sayılı Kanun m.26).

Tanınan karar yabancı ülkedeki kesinleşme tarihinden hüküm doğurduğundan, yabancı boşanmada bu sürenin de Türkiye'deki tanıma ya da tescil tarihinden değil, yukarıda belirtilen kesinleşme tarihinden işlemesi gerekir; ancak bu konuyu doğrudan çözen bir Yargıtay kararı bulunmuyor. Kadın önceki evliliğinden gebe değilse mahkemeden sürenin kaldırılması da istenebilir; sürenin hangi hallerde kendiliğinden bittiği ya da mahkemece kaldırıldığı boşanma davası sayfasında anlatılıyor.

Türk vatandaşlarının yurt dışında yabancı makamlar önünde yaptığı evlenme, Türk Medeni Kanunu'na uygun olmak ve butlan sebebi bulunmamak şartıyla geçerlidir (5490 sayılı Kanun m.24).

Evlenme sırasında evli olmak mutlak butlan sebebidir. Yabancı boşanma tanınmadan yurt dışında yeni bir evlilik yapılır ve tanıma sonradan reddedilirse, önceki evlilik Türk hukuku bakımından sürdüğünden yeni evlilik bu sebeple batıl sayılabilir. Batıl evlilik ancak mahkeme kararıyla sona erer ve karara kadar geçerli bir evliliğin sonuçlarını doğurur; önceki evlilik butlan kararından önce sona ermişse ve yeni eş iyiniyetliyse butlana karar verilemez (TMK m.145, m.147 ve m.156).

Velayet, nafaka ve mal paylaşımı hükümleri

Yabancı karardaki velayet ve kişisel ilişki hükümleri de tanınabilir; çocuğun teslimi ya da görüşmenin zorla sağlanması gerekiyorsa tenfiz istenir. Yabancı karardaki ortak velayetin Türk kamu düzenine aykırı sayılmadığı ve bu konudaki uygulama velayet davası sayfasında anlatılıyor.

Nafaka hükmünün Türkiye'de icra edilebilmesi için tenfizi gerekir. Tenfizde karşılıklılık da aranır: Türkiye ile karar ülkesi arasında karşılıklılığa dayanan bir anlaşma ya da o ülkede Türk kararlarının tenfizini mümkün kılan bir kanun hükmü veya fiili uygulama bulunmalıdır. Türkiye'nin taraf olduğu milletlerarası sözleşmelerin hükümleri saklıdır (5718 sayılı Kanun m.1 ve m.54).

Öğretiye göre tenfiz davasında nafakanın miktarı değiştirilemez; artırma ya da azaltma ayrı bir dava konusudur. Türkiye'de açılmış bir boşanma davası sürerken yabancı karar tanınırsa boşanma isteği konusuz kalır. Yargı uygulamasında böyle bir dosyada tedbir nafakasına yabancı kararın kesinleştiği tarihe kadar, yoksulluk nafakasına ise o tarihten başlayarak hükmedilmiştir.

Yargı uygulamasına göre yabancı kararda eşlerin kusuru belirlenmemişse, karar tanındıktan sonra Türk mahkemesi eşlerden birine kusur yükleyerek maddi ve manevi tazminata hükmedemez.

Yabancı kararda yer almayan yoksulluk nafakası ya da tazminat Türkiye'de ayrı bir davayla istenecekse, yargı uygulamasına göre boşanmaya bağlı davalar için öngörülen bir yıllık zamanaşımı, yabancı kararın değil, Türk mahkemesinin verdiği tanıma kararının kesinleştiği tarihten başlar (TMK m.178).

Mal rejiminin tasfiyesi için de önce boşanmanın tanınması gerekir. Yargı uygulamasına göre tanıma davası sürerken açılan mal rejimi davasında bu davanın sonucu beklenir; Türk mahkemesi, yabancı kararın mal rejimini de tasfiye edip etmediğini ayrıca inceler. Paylaşımın nasıl yapıldığı mal paylaşımı davası sayfasındadır.

HMK m.12 uyarınca Türkiye'deki taşınmaz üzerindeki ayni haklara ilişkin davalarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir. Öğretiye göre bu yüzden Türkiye'deki bir taşınmazın mülkiyetini doğrudan değiştiren yabancı hüküm tenfiz edilemez. Yargı uygulamasında ise yabancı karardaki, Türkiye'deki taşınmazın eşlerden birine devredileceğine ilişkin taahhüt hükmünün tenfiz edilebileceği kabul edilmiştir.

Sık sorulan sorular

Eski eşim başvuruya katılmıyor; ne yapabilirim?

Eşlerin ikisi de Türk vatandaşıysa nüfus müdürlüğü yolu birlikte başvuru gerektirir. Eski eş katılmıyorsa tanıma davası açılır; eski eşin duruşmaya gelmesi gerekmez, dilekçenin kendisine usulüne uygun tebliğ edilmesi yeterlidir.

Türkiye'de de boşanma davası açmıştım; ne olur?

Yabancı karar tanınırsa Türkiye'deki boşanma isteği konusuz kalır; yargı uygulamasına göre tanıma davası sürerken Türkiye'deki dava bu davanın sonucunu bekler. Türkiye'deki davada istenen nafaka ve tazminat ise yabancı kararın içeriğine göre değerlendirilir.

Eski eşim öldü; boşanmanın tanınması yine gerekir mi?

Mirasçılık bakımından gerekebilir. Karar tanınırsa eşler yabancı kararın kesinleştiği tarihte boşanmış sayılır ve boşanan eşler birbirinin yasal mirasçısı olamaz. Sağ kalan eş nüfus müdürlüğüne tek başına başvurabilir; yargı uygulamasına göre ölen eşin mirasçılarının da tanıma davası açmakta hukuki yararı vardır.

Nüfus müdürlüğü başvurumu reddetti; ne yapabilirim?

Ret, kararın Türkiye'de hiç tanınamayacağı anlamına gelmez. Kararın tanınması için aile mahkemesinde dava açılabilir; mahkeme tanıma şartlarını kendisi inceler.

Dosyanızı birlikte değerlendirelim

İstanbul'da yabancı boşanma kararlarıyla ilgili dosyalarda vekillik yapıyoruz: kararın nüfus müdürlüğü ya da konsolosluk yoluyla tescili, aile mahkemesinde tanıma ve tenfiz davası, yabancı karardaki velayet, nafaka ve mal rejimi hükümlerinin Türkiye'de uygulanması, tanımadan sonra Türkiye'de görülecek nafaka ve mal paylaşımı davaları. Ön değerlendirme için yabancı mahkeme kararı, kesinleşme belgesi, nüfus kayıt örneği ve kimlik ya da pasaport yeterlidir.

Ön değerlendirme için gereken belgeler

  • Yabancı mahkeme kararıonaylı aslı ve onaylı Türkçe tercümesi
  • Kesinleşme belgesikararda kesinleşme şerhi yoksa, onaylı Türkçe tercümesiyle
  • Nüfus kayıt örneğieşlerin Türkiye'deki kayıtları için
  • Kimlik ya da pasaporteşlerin kimliğini göstermek için

“Varsa” diye belirtilenler yalnız dosyanızda bulunuyorsa gerekir.

Av. Arb. Uzl. Halis Gökhan Giray Bu sayfa Av. Arb. Uzl. Halis Gökhan Giray (İstanbul Barosu, Sicil No: 59260) tarafından hazırlanmıştır. Son güncelleme: Ekim 2026. İçerik genel bilgilendirme amaçlıdır; somut uyuşmazlıkta sözleşme ve belgeler incelenmeden sonuca varılmamalıdır.
Ara WhatsApp'tan yazın