İçeriğe geç
Av. Halis Gökhan Giray Avukat · Kadıköy, İstanbul

Vesayet

Vasi Atanması ve Vesayet Davası: Yaşlı Anne veya Baba İçin Süreç

Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle işlerini göremeyen bir yetişkin, sulh hukuk mahkemesi kararıyla kısıtlanır ve kendisine vasi atanır. En sık görülen örnek, demans (bunama) ilerlediği için parasını, evini ve tedavisini artık kendisi yönetemeyen yaşlı anne veya babadır. Uygulamada buna vesayet davası denir; kanun açısından çekişmesiz yargı işidir.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'na göre velayet altında bulunmayan küçük de vesayet altına alınır; ana ve babasını kaybeden çocuğa vasi atanması buna örnektir (TMK m.404).

Av. Arb. Uzl. Halis Gökhan Giray Son güncelleme: Eylül 2026 8 dakikalık okuma

Kısaca

  • Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlama kararı ancak resmi sağlık kurulu raporu üzerine verilir (TMK m.409).
  • Yaşlılık tek başına ancak kişinin kendi isteğiyle kısıtlanmasına dayanak olur; demans akıl hastalığı veya akıl zayıflığı düzeyine ulaşmışsa kişinin isteği aranmaz.
  • Başvuru kısıtlanacak kişinin yerleşim yerindeki sulh hukuk mahkemesine yapılır; mahkeme haklı bir sebep yoksa eşe ya da yakın hısımlara öncelik tanır.
  • Vasi, üç yıl veya daha uzun süreli taşınmaz kirası sözleşmesi yapmak, kısıtlı adına tahliye davası açmak ve kiracıyla sulh olmak için vesayet makamından izin alır (TMK m.462).

Hangi durumda kısıtlama kararı verilir?

Ergin bir kişi ancak kanunda sayılan dört sebepten biriyle kısıtlanabilir (TMK m.405, m.406, m.407 ve m.408).

  • Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle işlerini görememek, korunması ve bakımı için sürekli yardıma muhtaç olmak ya da başkalarının güvenliğini tehlikeye sokmak.
  • Savurganlık, alkol veya uyuşturucu bağımlılığı, kötü yaşama tarzı ya da kötü yönetim yüzünden kendisini veya ailesini darlık ya da yoksulluğa düşürme tehlikesi yaratmak ve bu yüzden devamlı korunmaya muhtaç olmak ya da başkalarının güvenliğini tehdit etmek.
  • Kesinleşmiş hapis cezasının infazı için ceza infaz kurumunda bulunmak: kişi isteğiyle kısıtlanabilir; toplam ceza beş yıl veya daha fazlaysa, kişiliğinin ya da malvarlığının korunması gerekiyorsa isteği olmadan da.
  • Yaşlılığı, engelliliği, deneyimsizliği veya ağır hastalığı sebebiyle işlerini gerektiği gibi yönetemediğini ispat ederek kısıtlanmayı kendisi istemek.

Yaşlılık tek başına ancak kişinin kendi isteğiyle kısıtlanmasına dayanak olur. Bu istek kişiye sıkı sıkıya bağlıdır ve açık olmalıdır; isteyen kişinin ayırt etme gücü yerinde olmalıdır. Başvuruyu bir yakını yapmışsa kişinin buna rıza göstermesi gerekir (TMK m.408).

Demans veya Alzheimer gibi bir hastalık akıl hastalığı veya akıl zayıflığı düzeyine ulaşmışsa kısıtlama bu sebebe dayanır ve kişinin isteği aranmaz. Yalnız yaşlılık, geçici bir şok ya da bunalım bu sebep için yetmez; hastalığın varlığı resmi sağlık kurulu raporuyla belirlenir (TMK m.405 ve m.409).

Kısıtlamadan önce: kayyım ve yasal danışman

Mahkeme kişiyi koruyacak en hafif önlemi seçer; kısıtlama son çaredir. Kayyım atanması kişinin fiil ehliyetini sınırlamaz. Hastalığı sebebiyle acil bir işini göremeyen ve bunun için temsilci de atayamayan kişiye o iş için temsil kayyımı, malvarlığını yönetemeyen ve bunun için temsilci de atayamayan kişiye yönetim kayyımı atanabilir; yaşlılık, engellilik, deneyimsizlik veya ağır hastalık sebebiyle işlerini yönetemeyen kişi de kendisine kayyım atanmasını isteyebilir (TMK m.426, m.427 ve m.428).

Kısıtlanması için yeterli sebep bulunmayan, ancak korunması için fiil ehliyetinin sınırlanması gereken kişiye yasal danışman atanır. Bu kişi dava açma, taşınmaz alım satımı, ödünç, bağışlama ve kefalet gibi kanunda sayılan dokuz işi danışmanın görüşünü alarak yapar; mahkeme malvarlığının yönetimini de danışmana verebilir, gelirler üzerindeki tasarruf hakkı kişide kalır (TMK m.429).

Başvuru, yetkili mahkeme ve yargılama

Başvuru, kısıtlanacak kişinin yerleşim yerindeki sulh hukuk mahkemesine yapılır; vesayet makamı sulh hukuk mahkemesi, denetim makamı asliye hukuk mahkemesidir (TMK m.397 ve m.411).

İstanbul'da mahkemenin adı ilçeden değil adliyeden gelir. Kadıköy'de oturan bir anne için başvuru İstanbul Anadolu Adliyesi'ndeki sulh hukuk mahkemesine yapılır. İlçenin hangi adliyeye bağlı olduğunu adliye rehberimizde görebilirsiniz.

Süreç çoğu zaman mahkemeye yapılan bir bildirimle başlar; bildirimi eş, çocuklar ya da başka bir yakın yapabilir. İdari makamlar, noterler ve mahkemeler de görevleri sırasında öğrendikleri böyle bir durumu hemen vesayet makamına bildirmek zorundadır (TMK m.405).

Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlama kararı ancak resmi sağlık kurulu raporu üzerine verilir; hastane raporları ve epikrizler başvuruyu destekler ama bu raporun yerini tutmaz. Hakim kişiyi dinleyebilir; savurganlık, bağımlılık, kötü yaşama tarzı, kötü yönetim veya istek sebebiyle ise kişi dinlenmeden kısıtlanamaz (TMK m.409).

Zorunluluk varsa mahkeme, vasi atanmadan önce de gerekli önlemleri kendiliğinden alır; özellikle kısıtlanması istenen kişinin fiil ehliyetini geçici olarak kaldırıp ona bir temsilci atayabilir (TMK m.420).

Kısıtlama kararı kesinleşince kısıtlının yerleşim yerinde ve nüfusa kayıtlı olduğu yerde ilan edilir. Kısıtlama, iyiniyetli üçüncü kişileri ilandan önce etkilemez; ancak ayırt etme gücü bulunmayan kişinin yaptığı işlemler ilandan önce de geçersizdir (TMK m.410).

Vasi kim olur, ne kadar süre görev yapar?

Haklı bir sebep engel olmadıkça mahkeme, kısıtlanacak kişinin ya da ana babasının gösterdiği kişiyi vasi atar ve eşe ya da yakın hısımlara öncelik tanır; bu seçimde yerleşim yerlerinin yakınlığına ve kişisel ilişkilere bakılır (TMK m.414 ve m.415).

Kısıtlılar, kamu hizmetinden yasaklılar, menfaati kısıtlınınkiyle önemli ölçüde çatışan ya da onunla arasında düşmanlık bulunan kişiler gibi kanunda sayılanlar vasi olamaz (TMK m.418).

Vasi kural olarak iki yıl için atanır; mahkeme bu süreyi her defasında iki yıl uzatabilir, dört yıl dolunca vasi görevden kaçınabilir (TMK m.456).

Vasinin görevleri ve izin gereken işler

Atama kesinleşince vasi, mahkemenin görevlendirdiği kişiyle birlikte kısıtlının malvarlığının defterini tutar; sonra malvarlığını iyi bir yönetici gibi yönetir, hesap tutar ve hesabı en az yılda bir kez vesayet makamının incelemesine sunar (TMK m.438 ve m.454).

Vasi bazı işleri ancak vesayet makamının izniyle yapabilir; yaşlı kısıtlılarda en sık görülenler şunlardır (TMK m.462).

  • Taşınmaz alımı, satımı, rehnedilmesi ve üzerinde başka bir ayni hak kurulması.
  • Ödünç verme ve alma.
  • Üç yıl veya daha uzun süreli taşınmaz kirası sözleşmeleri.
  • Dava açma ve sulh olma.
  • Kısıtlının bir bakım veya sağlık kurumuna yerleştirilmesi ve yerleşim yerinin değiştirilmesi.

İzin alınmadan yapılan işlem, sonradan izin verilmedikçe kısıtlıyı bağlamaz (TMK m.465).

Vasi, kısıtlı adına kefil olamaz, vakıf kuramaz ve önemli bağışlarda bulunamaz; mirasın kabulü veya reddi, ölünceye kadar bakma sözleşmesi ve kısıtlıyla vasi arasındaki sözleşmeler ise vesayet makamının izninden sonra denetim makamının da iznini gerektirir (TMK m.449 ve m.463).

Kısıtlının evi, kira geliri ve tahliye

Kısıtlının evinin kiraya verilmesi ve kira geliri

Kısıtlının boş kalan evini kiraya vermek vasinin yönetim görevine girer. Üç yıl veya daha uzun süreli taşınmaz kirası sözleşmesi için vesayet makamının izni gerekir; kısıtlı ister kiraya veren ister kiracı olsun kural aynıdır (TMK m.462).

Kısıtlının evini vasinin kendisi kiralayacaksa denetim makamının izni de gerekir (TMK m.463).

Kira gelirleri vasinin tuttuğu hesapta gösterilir. Kısıtlının geçimi ve malların yönetimi için gerekmeyen kısım, faiz getirmek üzere vesayet makamının belirlediği milli bir bankaya yatırılır ya da Hazinenin çıkardığı menkul kıymetlere çevrilir; bunu bir aydan fazla geciktiren vasi faiz kaybını öder (TMK m.441).

Ayırt etme gücü olan kısıtlı ve menfaati bulunan her ilgili, örneğin kısıtlının öteki çocukları, vasinin işlemlerine karşı vesayet makamına şikayette bulunabilir; evi çok düşük bir bedelle kiraya vermek buna örnektir (TMK m.461).

Kısıtlı adına tahliye davası ve icra takibi

Kiracı kirayı ödemiyorsa ya da bir tahliye sebebi doğmuşsa, vasi kısıtlı adına tahliye davası açmadan önce vesayet makamından izin alır; uygulamada buna husumete izin denir. Kira alacağı için icra takibi başlatılacaksa izni baştan almak yerinde olur, çünkü kiracı itiraz ederse açılacak itirazın iptali davası izne bağlıdır. Kiracıyla sulh olmak da izne bağlıdır; acele hallerde vasinin geçici önlemler alma yetkisi saklıdır (TMK m.462).

Yargı uygulamasında izin eksikliği dava sırasında tamamlanabilir; bu yüzden tahliye için kanundaki kısa süreler izin beklenirken kaçırılmamalıdır.

Kısıtlı kiracı bakımevine yerleşirse

Kiracı olan kısıtlı bir bakımevine taşınacaksa vasi önce vesayet makamına başvurur, sonra kira sözleşmesini kısıtlı adına sona erdirir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre belirli süreli konut kirasında kiracı süre bitiminden en az on beş gün önce yazılı bildirim yapmazsa sözleşme aynı koşullarla bir yıl uzar; belirsiz süreli sözleşmede kanundaki fesih dönemlerine uyulur (TBK m.329, m.347 ve m.348).

Bu sürelere uyulmadan ev boşaltılırsa kiracının borçları, evin benzer koşullarla yeniden kiraya verilebileceği makul bir süre boyunca devam eder. Kiraya verenin kabul etmesi beklenebilecek, ödeme gücü olan ve kira ilişkisini devralmaya hazır yeni bir kiracı gösterilirse bu borçlar sona erer (TBK m.325).

Sık sorulan sorular

Annem vasisinin kim olacağını seçebilir mi?

Ayırt etme gücü yerindeyse evet. Gösterdiği kişi, haklı bir sebep engel olmadıkça vasi atanır.

Vasi olmayı kabul etmek zorunda mıyım?

Kısıtlının yerleşim yerinde oturan kişi vasi atanırsa görevi kabul etmekle yükümlüdür. Altmış yaşını dolduranlar, bedensel engeli veya sürekli hastalığı sebebiyle görevi güçlükle yapabilecek olanlar, dörtten çok çocuğun velisi olanlar ve başka bir vasilik görevi bulunanlar gibi kanunda sayılan kişiler, atamanın tebliğinden itibaren on gün içinde vasilikten kaçınabilir.

Vasi annemin evini satabilir ya da bize bağışlayabilir mi?

Vasi, kısıtlının taşınmazını vesayet makamının izni olmadan satamaz; mahkeme satışın kısıtlının ihtiyaçları ve menfaati bakımından gerekli olup olmadığına bakar. Kısıtlı adına önemli bağışlarda bulunmak ise yasaktır; vesayet makamı da buna izin veremez.

Vasi ücret alır mı?

Vasi, kısıtlının malvarlığından, bu mümkün değilse Hazineden karşılanmak üzere ücret isteyebilir; ücreti vesayet makamı, yönetimin gerektirdiği emeğe ve yönetilen malvarlığının gelirine bakarak her hesap dönemi için belirler.

Dosyanızı birlikte değerlendirelim

İstanbul'daki vesayet dosyalarında başvuran yakın ve vasi vekilliği yapıyoruz: kısıtlama ve vasi atanması, vesayet makamından izin, kısıtlı adına kira, tahliye ve icra işleri. Ön değerlendirme için kişinin nüfus kaydı, varsa hastane raporları ve epikrizler, tapu kayıtları ve kira sözleşmeleri yeterlidir.

Ön değerlendirme için gereken belgeler

  • Nüfus kaydıkısıtlanacak kişinin kimlik ve aile bilgileri için; karar nüfusa kayıtlı olduğu yerde de ilan edilir
  • Hastane raporları ve epikrizler (varsa)başvuruyu destekler; kısıtlama kararı için ayrıca resmi sağlık kurulu raporu alınır
  • Tapu kayıtları (varsa)kısıtlının taşınmazlarını ve izin gerektirecek işleri görmek için
  • Kira sözleşmeleri (varsa)kısıtlının kiraya verdiği ya da kiracısı olduğu evler için; süre ve bildirim tarihleri

“Varsa” diye belirtilenler yalnız dosyanızda bulunuyorsa gerekir.

Av. Arb. Uzl. Halis Gökhan Giray Bu sayfa Av. Arb. Uzl. Halis Gökhan Giray (İstanbul Barosu, Sicil No: 59260) tarafından hazırlanmıştır. Son güncelleme: Eylül 2026. İçerik genel bilgilendirme amaçlıdır; somut uyuşmazlıkta sözleşme ve belgeler incelenmeden sonuca varılmamalıdır.
Ara WhatsApp'tan yazın