Kendiliğinden sona erme: yeniden evlenme ve ölüm
Alacaklının yeniden evlenmesi, yoksulluk nafakasını evlenme tarihinden itibaren sona erdirir; ödeyen tarafın ayrıca dava açması gerekmez. Nafakaya belirli bir süre için hükmedilmişse, bu sürenin dolmasıyla da sona erer. Ödeyen tarafın kendisinin yeniden evlenmesi ise bir sona erme sebebi değildir; yeni eşine ve çocuklarına karşı yükümlülükleri ancak azaltma davasında dikkate alınabilir.
Nafaka kişiye bağlı bir borç olduğundan, taraflardan biri ölünce gelecek aylar için ne alacaklının mirasçıları nafaka isteyebilir ne de borçlunun mirasçıları onu ödemeye devam eder. Ölüm tarihine kadar ödenmesi gerektiği halde ödenmemiş nafaka ise terekeye geçer: ölen alacaklının mirasçıları onu isteyebilir, ölen borçlunun mirası reddetmemiş mirasçıları da onu öder.
Yargı uygulamasına göre icra mahkemesi, kanunda kendiliğinden sona erme sebebi sayılan yeniden evlenme ve ölümü ayrıca bir mahkeme kararı aranmadan dikkate alabilir. Bu yüzden alacaklının evlendiği nüfus kaydıyla gösterildiğinde, sonraki aylar için süren takip yönünden icra mahkemesine başvurulabilir. Diğer kaldırma sebeplerinde ise aile mahkemesinin kararı olmadan icra mahkemesi takibi iptal edemez.
Mahkeme kararıyla kaldırma
Kanunun saydığı üç halde nafaka, ancak ödeyen tarafın açacağı davada verilecek kararla kalkar. Sebebi ispat yükü dava açandadır. Öğretiye göre sebeplerden biri ispatlanırsa hakim nafakayı kaldırmak zorundadır; bu konuda takdir yetkisi yoktur. Yargıtay da alacaklının nikahsız olarak biriyle fiilen birlikte yaşadığının anlaşıldığı bir dosyada, nafakanın yalnız azaltılmasını bozma sebebi saymıştır.
Nikahsız olarak evli gibi yaşama
Bu sebep, nafakayı kaybetmemek için resmi nikah kıymadan, örneğin yalnız dini nikahla biriyle evli gibi yaşamanın önüne geçmek için konmuştur. Yargı uygulamasına göre kaldırma için evlilikteki gibi ortak bir hayat kurulup fiilen birlikte yaşanması gerekir ve bu durum somut, inandırıcı delillerle gösterilmelidir. Ayrı evlerde sürdürülen bir ilişki, sık görüşülse de bu ölçüyü karşılamayabilir; Yargıtay'ın oyçokluğuyla verdiği bir kararda, otelde buluşan ve birlikte tatile giden ancak ayrı evlerde yaşayan bir çiftin ilişkisi kaldırma için yeterli görülmemiştir.
Uygulamada aynı adreste yaşandığını gösteren kayıtlar, tanık anlatımları, birlikte çekilmiş fotoğraflar ve sosyal medya paylaşımları, varsa dini nikah ya da düğün görüntüleri delil olarak sunulur.
Yoksulluğun ortadan kalkması
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, beslenme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım ve eğitim gibi zorunlu giderleri karşılayacak düzeyde geliri olmayanı yoksul sayar. Yine Genel Kurula göre asgari ücret düzeyinde, hatta biraz üzerinde bir gelir yoksulluk nafakasına engel değildir; bu gelir yalnız nafakanın miktarında dikkate alınır.
Bu yüzden alacaklının asgari ücret düzeyinde ya da biraz üzerinde bir ücretle işe girmesi, iki tarafın gelirleri arasındaki fark sürüyorsa nafakayı kural olarak kaldırmaz; Genel Kurul, asgari ücretle işe giren alacaklıya ilişkin bir dosyada nafakanın kaldırılmasını değil, hakkaniyete uygun bir miktarda indirilmesini gerekli görmüştür. Geçici işlerde çalışmak da yargı uygulamasında kaldırma sebebi sayılmamıştır. Buna karşılık alacaklının kalıcı ve yeterli bir gelire kavuştuğu, örneğin mirasla kira geliri getiren taşınmazlar edindiği dosyalarda nafakanın kaldırıldığı kararlar vardır.
Haysiyetsiz hayat sürme
Hangi yaşam biçiminin haysiyetsiz sayılacağı toplumun ahlak anlayışına göre belirlenir. Öğretide insan ticareti yapmak ya da başkalarının evlilik dışı ilişkilerine aracılık etmek gibi örnekler verilir. Davranışın az çok süreklilik kazanmış bir yaşam biçimi olması aranır; tek seferlik bir olay çoğu zaman yetmez.
Nafaka ne zaman azaltılır?
Kaldırma sebeplerinden biri yoksa, tarafların mali durumunun değişmesi ya da hakkaniyetin gerektirmesi halinde aylık nafakanın azaltılması istenebilir (TMK m.176).
Ödeyen tarafın işsiz kalması, emekli olup gelirinin önemli ölçüde düşmesi, ağır bir hastalık ya da alacaklının gelirinin artması bu kapsamda ileri sürülen başlıca durumlardır. Yargı uygulamasına göre her dava açıldığı tarihteki duruma göre karara bağlandığından değişiklik, kural olarak dava tarihindeki koşullara göre incelenir.
Kaldırma istemi azaltma istemini de kapsar: kaldırma şartları oluşmamışsa mahkeme, koşullar elveriyorsa nafakayı azaltmakla yetinir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu oyçokluğuyla verdiği bir kararda, ödeyen tarafın kendi kusuru olmadan yoksulluğa düşmesi halinde nafakanın tamamen kaldırılabileceğini de kabul etmiştir.
Anlaşmalı boşanma protokolüyle kararlaştırılan nafaka da azaltılabilir ya da kaldırılabilir. Ancak yargı uygulamasına göre kanundaki şartlar gerçekleşmeden, örneğin protokol imzalanırken bilinen durumlara dayanarak bu istemde bulunmak dürüstlük kuralına aykırı sayılır; protokolden sonra ortaya çıkan, beklenmeyen bir değişikliğin ya da kanundaki bir kaldırma sebebinin gösterilmesi gerekir. Buna karşılık bir defada toptan ödenmesine karar verilen nafaka sonradan değiştirilemez; ödenen tutar da sona erme sebebi ortaya çıktı diye geri istenemez.
İştirak nafakası ne zaman biter?
Ana ve babanın bakım borcu çocuk ergin olunca sona erer. Erginlik on sekiz yaşın doldurulmasıyla başlar; evlenen çocuk da ergin olur (TMK m.11 ve m.328).
Yargı uygulamasına göre çocuğun on sekiz yaşını doldurduğu tarihten sonraki aylar için iştirak nafakası istenemez; bunun için ayrıca kaldırma davası açmak gerekmez.
Eğitimi süren ergin çocuk için ana ve babanın yükümlülüğü, kendilerinden beklenebilecek ölçüde, eğitim tamamlanıncaya kadar sürer. Ancak bu iştirak nafakasının kendiliğinden devamı değildir: yargı uygulamasına göre on sekiz yaşını dolduran çocuk, nafakayı kendisi dava açarak ister.
Çocuk ergin olmadan önce de durum değişirse hakim, istem üzerine nafakayı yeniden belirler ya da kaldırır; çocuğun fiilen nafaka ödeyen ebeveynle yaşamaya başlaması ya da velayetin ona verilmesi bu kapsamdadır (TMK m.331).
Velayetin değiştirilmesi velayet davası sayfasında anlatılıyor.
Süresiz nafaka kararı bugün neyi değiştiriyor?
Anayasa Mahkemesi 4 Haziran 2026'da, yoksulluk nafakasının süresiz istenebileceğini öngören "süresiz olarak" ibaresini iptal etti. 30 Eylül 2026 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan iptal, 30 Haziran 2027'de yürürlüğe girecek; bu tarihe kadar madde bugünkü haliyle uygulanır. Anayasa Mahkemesinin iptal kararları geçmişe etkili değildir (Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m.153).
Bugün açılacak bir kaldırma ya da azaltma davası bu nedenle yine kanunda sayılan sebeplere dayanmalıdır: nikahsız birlikte yaşama, yoksulluğun sona ermesi, haysiyetsiz hayat ya da mali durumun değişmesi. Kararın yayımlanmış olması tek başına nafakayı kaldırmaz ve ödemeyi kesme hakkı vermez.
30 Haziran 2027'den sonra verilmiş nafaka kararlarının nasıl etkileneceği, kanun koyucunun yapacağı düzenlemeye ve yargı uygulamasına bağlıdır; bu sayfanın tarihi itibarıyla bu konuda bir kanun değişikliği yapılmış değildir. Kararın gerekçesi ve 2027 sonrasına ilişkin olasılıklar süresiz nafaka kararı başlıklı Güncel yazımızda.
Dava nerede açılır, karar ne zaman uygulanır?
Kaldırma ve azaltma davalarına aile mahkemesi bakar. Yetkili mahkeme, nafaka alacaklısının oturduğu yerdeki aile mahkemesidir; kaldırma davasında alacaklı davalı konumunda olduğundan dava da kural olarak onun yerleşim yerinde açılır (TMK m.177).
Nafaka alan eski eşiniz Kadıköy'de yaşıyorsa davanızı Kartal'daki İstanbul Anadolu Adliyesi'nde bulunan aile mahkemelerine açarsınız.
Davanın açılmış olması ödeme yükümlülüğünü askıya almaz. Aile hukukuna ilişkin kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemediğinden, yargı uygulamasına göre nafakayı kaldıran karar da kesinleşmeden icrada ileri sürülemez; karar kesinleşinceye kadar mevcut nafaka ödenmeye devam edilmelidir (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.350 ve m.367).
Yargı uygulamasına göre kaldırma ve azaltma kararı, dava tarihinden geçerli olmak üzere verilir ve bu tarih hükümde gösterilir; dava açılmadan önceki bir tarihten geçerli kaldırma istenemez. Bu yüzden kaldırma sebebi ortaya çıkınca davayı geciktirmemek gerekir.
Süren icra takibine etkisi
Sona erme ileriye etkilidir: kaldırma ya da sona erme tarihinden önceki dönemde birikmiş nafaka ödenir.
Nafaka ödenmediği için tazyik hapsi şikayeti yapılmışsa, kaldırma ya da azaltma davası açmış borçlu yönünden icra mahkemesi ileri sürülen sebepleri değerlendirerek hapsin uygulanmasını bu davanın sonucuna bırakabilir; bu bir zorunluluk değildir (2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.344).
Kaldırma ya da azaltma kararı kesinleştikten sonra bu karar, işlemeye devam eden aylar için süren takipte icra mahkemesine şikayet yoluyla ileri sürülür. Yargı uygulamasına göre takip kesinleşmiş olsa bile, ileride işleyecek nafaka yönünden bu şikayet her zaman yapılabilir. Ödeme emrine itiraz ve takibin işleyişi icra takibi, itiraz ve menfi tespit sayfasında anlatılıyor.
Sık sorulan sorular
Eski eşim biriyle birlikte yaşıyor ama nikah kıymıyor; nafakayı kesebilir miyim?
Kendiliğinden kesemezsiniz. Nikahsız birlikte yaşama, mahkeme kararıyla kaldırma sebebidir; aile mahkemesinde dava açıp birlikteliği delillerle ispatlamanız gerekir. Kaldırma dava tarihinden geçerli olur; ancak karar kesinleşinceye kadar ödemeyi sürdürmezseniz takip ve tazyik hapsi gündeme gelebilir.
Eski eşim işe girdi; nafaka kalkar mı?
Gelirine bağlıdır. Yargı uygulamasında asgari ücret düzeyindeki ya da geçici bir iş, iki tarafın gelirleri arasındaki fark sürüyorsa nafakayı çoğu zaman kaldırmaz; miktarın azaltılmasında dikkate alınır. Kalıcı ve yoksulluğu ortadan kaldıracak düzeyde bir gelir ise kaldırma sebebi olabilir.
Çocuğum on sekiz yaşını doldurdu ve üniversitede okuyor; nafaka sürer mi?
İştirak nafakası on sekiz yaşın doldurulmasıyla biter. Eğitimi süren çocuk, ana ve babasından nafakayı kendi adına açacağı ayrı bir davayla isteyebilir.
Nafakayı anlaşmalı boşanmada kendim kabul etmiştim; yine de kaldırılmasını isteyebilir miyim?
Evet. Protokolde kabul edilen ve hakim onayıyla karara bağlanan aylık nafaka da, kanundaki kaldırma sebeplerinden biri ya da protokolden sonra ortaya çıkan önemli bir değişiklik varsa kaldırılabilir veya azaltılabilir. Protokolü imzalarken bildiğiniz durumlara dayanarak bu istemde bulunmanız ise yargı uygulamasında dürüstlük kuralına aykırı sayılabilir. Nafakanın bir defada toptan ödendiği hallerde sonradan değişiklik istenemez.
Dosyanızı birlikte değerlendirelim
İstanbul'daki nafaka dosyalarında, nafakanın kaldırılmasını ya da azaltılmasını isteyen ve bu istemlere karşı çıkan taraflar adına vekillik yapıyoruz: yoksulluk ve iştirak nafakasının kaldırılması ve azaltılması davaları ve bu davalara cevap, nikahsız birlikteliğin ve gelir değişikliğinin ispatı, anlaşmalı boşanma protokolündeki nafakanın değiştirilmesi, kesinleşen kaldırma kararının ve kendiliğinden sona erme sebeplerinin süren icra takibinde ileri sürülmesi. Ön değerlendirme için nüfus kayıt örneği, nafakayı belirleyen ilam ve kesinleşme şerhi, iki tarafın bugünkü gelirlerini gösteren belgeler, varsa boşanma protokolü ile icra dosyası yeterlidir.
Ön değerlendirme için gereken belgeler
- Nüfus kayıt örneğialacaklının yeniden evlenip evlenmediğini ve çocukların yaşını göstermek için
- Nafaka kararı ve kesinleşme şerhinafakanın türünü, tutarını ve artış kaydını görmek için
- Gelir belgeleriiki tarafın bugünkü gelirini göstermek için
- Anlaşmalı boşanma protokolü (varsa)nafakanın protokolle kararlaştırılıp kararlaştırılmadığını görmek için
- İcra dosyası (varsa)süren takibi ve birikmiş nafakayı görmek için
“Varsa” diye belirtilenler yalnız dosyanızda bulunuyorsa gerekir.