İçeriğe geç
Av. Halis Gökhan Giray Avukat · Kadıköy, İstanbul

Aile hukuku

Mal Paylaşımı Davası: Boşanınca Mallar Nasıl Paylaşılır?

Boşanmada evlilikte alınan mallar kendiliğinden yarı yarıya bölünmez ve tapudaki kayıt değişmez. Eşler başka bir mal rejimi seçmemişse her eş, diğer eşin evlilik süresince karşılığını vererek edindiği malların (edinilmiş mallar), bu mallara ilişkin borçlar düşüldükten sonra kalan değerinin yarısını alacak olarak isteyebilir (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.202 ve m.236).

Bu alacak, aile mahkemesinde açılan mal rejiminin tasfiyesi davasıyla istenir. Bu sayfada hangi malların paylaşmaya girdiği, alacağın nasıl hesaplandığı, 2002 öncesi evliliklerde katkı payı, davanın zamanı ve zamanaşımı anlatılıyor. Kendi mallarınız için yaklaşık hesabı katılma alacağı hesaplama aracıyla görebilirsiniz. Nafaka ve velayet nafaka, velayet ve mal rejimi ile velayet davası sayfalarındadır.

Av. Arb. Uzl. Halis Gökhan Giray Son güncelleme: Ekim 2026 9 dakikalık okuma

Kısaca

  • Eşler başka bir rejim seçmemişse her eş, diğer eşin evlilik süresince karşılığını vererek edindiği malların (edinilmiş mallar) borçlar düşüldükten sonra kalan değerinin yarısını alacak olarak isteyebilir; tapudaki kayıt değişmez (TMK m.236).
  • 1 Ocak 2002'den önce edinilen mallarda yarı yarıya katılma yoktur; bu dönem için para ya da para ile ölçülebilir katkı ispatlanırsa katkı payı alacağı istenebilir.
  • Tasfiye davası boşanma davası sürerken de açılabilir; yargı uygulamasına göre boşanma kararı kesinleşinceye kadar beklenir ve görevli mahkeme aile mahkemesidir.
  • Mal rejiminden doğan alacaklar bir yıllık süreye değil on yıllık zamanaşımına tabidir; süre boşanma kararının kesinleştiği tarihten başlar.

Eşler arasında hangi mal rejimi geçerli?

Eşler noterde mal rejimi sözleşmesi yapmamış ya da evlenme başvurusunda yazılı olarak başka bir rejim seçmemişse aralarında edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanır. Mal ayrılığı gibi başka bir rejim seçilmişse tasfiye o rejimin kurallarına göre yapılır; örneğin mal ayrılığında yarı yarıya katılma yoktur (TMK m.179, m.202 ve m.205).

Edinilmiş mallara katılma rejimi 1 Ocak 2002'de yürürlüğe girdi. Daha önce evlenmiş eşler arasında o tarihe kadar 743 sayılı eski Medeni Kanun'un mal ayrılığı rejimi geçerliydi; bu eşler bir yıl içinde başka bir rejim seçmemişse 1 Ocak 2002'den itibaren yasal rejimi seçmiş sayılır (4722 sayılı Türk Medeni Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun m.10).

Bu yüzden 2002'den önce evlenmiş eşlerde tasfiye iki dönemli yapılır: 2002'den önce edinilen mallar için katkı payı, 2002'den sonra edinilenler için katılma alacağı. Yargı uygulamasına göre ödemeleri iki döneme yayılan mallarda, örneğin kooperatif ya da kredili konutta, her dönemde yapılan ödemeler ayrı ayrı belirlenir.

Kişisel mal mı, edinilmiş mal mı?

Edinilmiş mal, evlilik süresince karşılığı verilerek elde edilen değerlerdir: maaş ve kazançlar, sosyal güvenlik kurumlarının ödemeleri, çalışma gücünün kaybı nedeniyle ödenen tazminatlar, kişisel malların gelirleri ve bunlarla alınan ev, araç ya da birikimler (TMK m.219).

Kişisel mal ise kişisel kullanım eşyası, mal rejiminin başında sahip olunan, yani çoğunlukla evlenmeden önce edinilen değerler, evlilikte miras ya da bağış gibi karşılıksız yolla edinilenler, manevi tazminat alacakları ve bunların yerine geçen değerlerdir. Kişisel mal paylaşmaya girmez; ancak kişisel malın kira geliri gibi gelirleri edinilmiş maldır (TMK m.219 ve m.220).

Bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal sayılır. Evin bedelinin bir kısmı evlilik öncesi birikimle ya da anne babanın bağışladığı parayla ödendiyse, o kısım kişisel mal payı olarak ayrılır; bunun banka kaydı gibi delillerle ispatı, kişisel mal iddiasında bulunan eşe düşer (TMK m.222).

Düğünde takılan ziynetler bağış yoluyla edinildiğinden kişisel mal niteliğindedir. Yargı uygulamasına göre bunların hangi eşe ait olduğuna önce eşlerin anlaşmasına, yoksa ispatlanan yerel adete, o da yoksa kime takıldığına bakılır; kadına özgü takılar kime takılmış olursa olsun kadına, erkeğe özgü olanlar erkeğe verilmiş sayılır. Ziynetlerin geri istenmesi katılma alacağından ayrı bir taleptir.

Yargı uygulamasına göre evlilikte alınıp eşin annesi ya da babası gibi üçüncü bir kişi adına tescil edilen mal, taksitlerini diğer eş ödemiş olsa bile tasfiyeye girmez. Eşlerin ortak adına paylı olarak tescil ettirdiği malda ise her pay kural olarak o eşe bırakılmış sayılır; tescilden sonra diğerinin payına katkı ispatlanmadıkça bu pay için ayrıca alacak doğmaz.

Katılma alacağı nasıl hesaplanır?

Boşanmada mal rejimi, boşanma davasının açıldığı tarihte sona erer; malların kişisel mi edinilmiş mi olduğu bu tarihteki durumlarına göre ayrılır (TMK m.225 ve m.228).

Hesap şu sırayla yapılır (TMK m.229, m.231 ve m.236).

  • Her eşin dava tarihinde mevcut edinilmiş malları belirlenir. Bunlara, mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan, olağan hediyeler dışında yapılan karşılıksız kazandırmalar ile mal rejimi süresince, tarihi ne olursa olsun, katılma alacağını azaltmak kastıyla yapılan devirler değer olarak eklenir.
  • Bu malların değerinden onlara ilişkin borçlar çıkarılır; kalan miktar o eşin artık değeridir. Sonuç eksi çıkarsa sıfır sayılır.
  • Her eş, diğer eşin artık değerinin yarısını alacak olarak ister; karşılıklı alacaklar takas edilir.

Mallar tasfiye anındaki sürüm (piyasa) değeriyle hesaba katılır (TMK m.232 ve m.235).

Yargı uygulamasında tasfiye anı karar tarihidir: bilirkişi karara en yakın tarihli değeri belirler, bankadaki para da bu tarihe güncellenir. Katılma alacağı kanundan doğar; isteyen eşin o malın alınmasına ayrıca katkıda bulunduğunu ispat etmesi gerekmez. Kredili mallarda kalan kredi borcu değerden doğrudan düşülmez; değer, dava tarihine kadar ödenen taksitlerle davadan sonra ödenecek taksitler oranında bölünür.

Zina veya hayata kast sebebiyle boşanmada hakim, kusurlu eşin artık değerdeki payını hakkaniyete uygun olarak azaltabilir ya da kaldırabilir (TMK m.236).

Değer artış payı

Eşlerden biri diğerine ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine ya da korunmasına uygun karşılık almadan katkıda bulunduysa, bu maldaki değer artışından katkısı oranında pay alır; malın değeri düşmüşse katkının başlangıçtaki değeri esas alınır (TMK m.227).

Bu alacak özellikle diğer eşin kişisel malına yapılan katkıda gündeme gelir; örneğin eşin evlenmeden önce aldığı evin kalan kredisinin, diğer eşin miras parasıyla kapatılması. Katılma alacağından farklı olarak burada katkının ispatı gerekir. Yargı uygulamasına göre dava açıldıktan sonra kalan kredi taksitlerini malın sahibi olmayan eş ödemişse, bu ödemeler için de tasfiye davasında değer artış payı istenebilir. Yargı uygulamasına göre evlenmeden önce, örneğin nişanlılık döneminde, diğerinin malı için yapılan ödemeler tasfiyeye girmez; bunlar genel hükümlere göre ayrı bir davayla istenebilir.

Katılma alacağınızı hesaplayınEvlilikte edinilen malları, kredi taksitlerini ve kişisel paraları girin; iki eşin alacağını ve net tutarı mal mal görün. Hesaplayıcıyı açın

2002 öncesi edinilen mallar: katkı payı alacağı

1 Ocak 2002'den önce edinilen mallarda yarı yarıya katılma yoktur. Eski Medeni Kanun'da bu dönem için bir tasfiye hükmü bulunmadığından yargı uygulaması katkı payı alacağını kabul eder: diğer eşin malının edinilmesine para ya da para ile ölçülebilir bir değerle katkıda bulunan eş, katkısı oranında alacak isteyebilir.

Yargı uygulamasına göre çalışan ve düzenli geliri olan eşin, aksi ispatlanmadıkça tasarruf edebileceği oranda katkıda bulunduğu kabul edilir. Katkı oranı, eşlerin malın edinildiği tarihe kadarki gelirleri ve tasarrufları karşılaştırılarak bulunur ve malın katkı payı davasının açıldığı tarihteki sürüm değerine uygulanır.

Dava ne zaman ve nerede açılır?

Tasfiye istemi boşanma dava dilekçesinde de ileri sürülebilir; uygulamada bu istem boşanma davasından ayrılarak ayrı bir dosyada görülür. Tasfiye davası boşanma davası sürerken ayrıca da açılabilir. Yargı uygulamasına göre tasfiyeye karar verilebilmesi için boşanma kararının kesinleşmesi gerekir; bu yüzden boşanma davası, tasfiye davası için 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.165 uyarınca bekletici mesele yapılır ve boşanma davası reddedilirse tasfiye davası da reddedilir.

Görevli mahkeme aile mahkemesidir. Boşanma halinde boşanma davasında yetkili olan mahkeme, eşlerden birinin ölümünde ölenin son yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir (TMK m.214).

İstanbul'da mahkemenin adı ilçeden değil adliyeden gelir. Boşanma davası Kadıköy'deki yerleşim yeri nedeniyle İstanbul Anadolu Adliyesi'ndeki aile mahkemesinde görüldüyse, tasfiye davası da bu adliyede açılabilir.

31 Temmuz 2026'dan bu yana yeni belirsiz alacak davası açılamıyor; bu tarihten önce açılmış belirsiz alacak davaları eski kurallara göre görülür. Alacağın tamamı baştan dava edilebileceği gibi bir kısmı da dava edilebilir. Kısmi davada talep, tahkikat sona erinceye kadar aynı davada bir defaya mahsus artırılabilir ve zamanaşımı artırılan kısım için de dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır (HMK m.109/4).

Hüküm yeni olduğundan yerleşik bir yargı uygulaması henüz yoktur; artırım hakkı yalnız bir kez kullanılabildiği için genellikle bilirkişi raporundan sonra, son tutar üzerinden kullanılır.

Anlaşmalı boşanmada mal paylaşımı protokolde ya açıkça düzenlenmeli ya da açıkça saklı tutulmalıdır. "Başkaca talebimiz yoktur" gibi genel ifadelerin mal paylaşımını kapsayıp kapsamadığı sonradan uyuşmazlık konusu olabilir; ayrıntı boşanma davası sayfasındadır.

Zamanaşımı: on yıl, boşanmanın kesinleşmesinden

Katılma alacağı, değer artış payı ve katkı payı alacağı için Türk Medeni Kanunu'nda özel bir süre yoktur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, boşanmadan doğan tazminat ve nafaka için öngörülen bir yıllık sürenin katılma alacağına uygulanmayacağına karar vermiştir; yargı uygulaması değer artış payı ve katkı payı alacağında da on yıllık genel zamanaşımını uygular (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.146).

Evlilik devam ettiği sürece eşlerin birbirinden olan alacakları için zamanaşımı işlemez. Bu yüzden on yıllık süre, boşanma davasının açıldığı tarihten değil, boşanma kararının kesinleştiği tarihten başlar (TBK m.153).

Evlilik ölümle sona ermişse süre, yargı uygulamasına göre ölüm tarihinden işler. Bu on yıllık süre, mal kaçırmaya karşı üçüncü kişiye açılacak dava için geçerli değildir; o davanın daha kısa süreleri aşağıda anlatılıyor. Zamanaşımı ileri sürülmedikçe hakim onu kendiliğinden göz önüne alamaz (TBK m.161).

Ev kimde kalır, aile konutu ve mal kaçırma

Katılma alacağı ve değer artış payı kural olarak para alacağıdır. Yargı uygulamasına göre tasfiye davasında diğer eşin adına kayıtlı malın tapusunun iptali ve kendi adınıza tescili istenemez; ev tapuda kimin adına kayıtlıysa onda kalır. Borçlu eş, borcunu mal vererek de ödeyebilir (TMK m.239).

İstisna eşlerin paylı mülkiyetindeki maldır: eşlerden biri daha üstün bir yararı olduğunu ispat eder ve diğerinin payının bedelini öderse, malın bölünmeden kendisine verilmesini isteyebilir (TMK m.226).

Eşlerden biri, diğerinin açık rızası olmadan aile konutunu devredemez; konutun maliki olmayan eş tapuya aile konutu şerhi verilmesini isteyebilir (TMK m.194).

Yargı uygulamasına göre bu koruma boşanma kararı kesinleşinceye kadar sürer; şerh, evin satılmasından endişe ediliyorsa gecikmeden istenmelidir.

Ailenin ekonomik varlığının korunması gerekiyorsa hakim, eşlerden birinin istemi üzerine belirli mallar üzerindeki tasarrufların ancak onun rızasıyla yapılabileceğine karar verebilir; taşınmazda bu kısıtlama tapuya şerh edilir (TMK m.199).

Borçlu eşin malvarlığı katılma alacağını karşılamazsa alacaklı eş, hesaba eklenmesi gereken karşılıksız kazandırmaları, eksik kalan miktarla sınırlı olarak bunlardan yararlanan üçüncü kişilerden isteyebilir. Bu dava hakkı, hakların zedelendiğinin öğrenilmesinden itibaren bir yıl ve her halde mal rejiminin sona ermesinden itibaren beş yıl geçmekle düşer (TMK m.241).

Kesinleşen alacak için takipte sonuç alınamazsa, borçlunun yaptığı devirlere karşı tasarrufun iptali davası da ayrıca değerlendirilir.

Sık sorulan sorular

Ev eşimin adına ve ben çalışmıyordum; yine de pay alabilir miyim?

Evet. Ev 1 Ocak 2002'den sonra, evlilik içinde kazanılan parayla alındıysa katılma alacağı kanundan doğar ve çalışmayan eşin katkısını ispatlaması gerekmez. Bedelin kişisel parayla ödenen kısmı ve davadan sonra ödenecek kredi taksitlerine düşen kısım bu hesaba girmez. Ev 2002'den önce alındıysa katkı payı için para ya da para ile ölçülebilir bir katkının, örneğin bozdurulan ziynetlerin ya da miras parasının ispatı gerekir.

Ev ikimizin adına yarı yarıya kayıtlı, nasıl paylaşılır?

Her eşin payı kural olarak kendisinde kalır. Eşlerden biri üstün yararını ispat edip diğerinin payının bedelini öderse evin kendisine verilmesini isteyebilir. Anlaşma olmazsa paylı mülkiyetin genel kurallarına göre ortaklığın giderilmesi de istenebilir.

Boşanmanın üzerinden bir yıldan fazla geçti; mal paylaşımı için geç mi kaldım?

Hayır. Bir yıllık süre maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakası içindir. Mal rejiminden doğan alacaklar için on yıllık süre, boşanma kararının kesinleştiği tarihten başlar.

Dosyanızı birlikte değerlendirelim

İstanbul'daki mal paylaşımı dosyalarında vekillik yapıyoruz: katılma alacağı, değer artış payı ve katkı payı davaları, bu davalara cevap ve karşı dava, anlaşmalı boşanma protokolünde mal paylaşımının düzenlenmesi, aile konutu şerhi ve tasarruf kısıtlaması talepleri, mal kaçırmaya karşı üçüncü kişiye karşı dava ve tasarrufun iptali. Ön değerlendirme için boşanma kararı ya da dava dilekçesi, nüfus kayıt örneği, tapu ve araç kayıtları, varsa kredi ve banka kayıtları ile malların bedelinin nasıl ödendiğini gösteren belgeler yeterlidir.

Ön değerlendirme için gereken belgeler

  • Boşanma kararı ya da dava dilekçesiboşanma kesinleşmişse karar ve kesinleşme tarihi, dava sürüyorsa dilekçe
  • Nüfus kayıt örneğievlenme tarihini göstermek için; 2002 öncesi ve sonrası dönemlerin ayrılması buna bağlıdır
  • Tapu ve araç kayıtlarımalların kimin adına ve hangi tarihte edinildiğini göstermek için
  • Kredi ve banka kayıtları (varsa)malların bedelinin nasıl ve hangi parayla ödendiğini göstermek için

“Varsa” diye belirtilenler yalnız dosyanızda bulunuyorsa gerekir.

Av. Arb. Uzl. Halis Gökhan Giray Bu sayfa Av. Arb. Uzl. Halis Gökhan Giray (İstanbul Barosu, Sicil No: 59260) tarafından hazırlanmıştır. Son güncelleme: Ekim 2026. İçerik genel bilgilendirme amaçlıdır; somut uyuşmazlıkta sözleşme ve belgeler incelenmeden sonuca varılmamalıdır.
Ara WhatsApp'tan yazın